Dolar
46,8079
0,19%
Euro
53,6165
0,27%
Sterlin
62,5945
0,15%
Bitcoin
2.909.626
1,73%
BİST-100
14.417,91
-0,26%
Gram Altın
6.287,182
1,45%
Gümüş
62,29
2,32%
Faiz
40,21
0,00%

Patronlar Dünyası’nın gücü etkisinde

Dün akşam telefonum çaldı. Arayan, gazeteciliğine her zaman saygı duyduğum, meslekte benden çok daha kıdemli bir büyüğümdü.

04.07.2026 09:44Güncelleme: 04.07.2026 09:55
Patronlar Dünyası’nın gücü etkisinde
16px
32px

Toygun ATİLLA

Hal hatır sorduktan sonra, “Bugün Patronlar Dünyası’nı baştan sona okudum.” dedi.

“Ne gördünüz?” diye sordum.

Şöyle dedi: “Eskiden gazeteler birbirinden haber atlatırdı. Şimdi internet siteleri birbirini kopyalıyor. Siz ise başka bir şey yapıyorsunuz.”

“Neyi farklı yapıyoruz?” dedim.

Cevabı kısa ama düşündürücüydü. “Siz haber yayınlamıyorsunuz… Gündem oluşturuyorsunuz.”

Telefon kapandıktan sonra uzun süre bu cümleyi düşündüm. Sonra dönüp dünün sayfasına yeniden baktım.

Necla Dalan’ın aylar süren emeğinin ürünü olan Sani Şener röportajı… Sadece bir röportaj değildi. Uluslararası iş dünyasının konuştuğu bir hukuk sürecinin, olayın merkezindeki isim tarafından ilk kez bütün açıklığıyla anlatılmasıydı.

Burak Artuner’in İnan Kıraç dosyası…Önce Yargıtay kararını okuduk. Ardından tanık ifadelerini…Dosyanın içindeki ayrıntıları…

Haber, mahkeme kararında bitmedi.

Asıl gazetecilik ondan sonra başladı.

Aslı Sözbilir, NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile konuştu.Dünyanın güvenlik gündeminin en önemli isimlerinden biri, Türkiye’yi Patronlar Dünyası okurları için değerlendirdi.

Türkiye’nin büyük bölümü yine Bodrum ve Çeşme’den gelen benzer karelerle meşguldü.

Kerim Ülker ise rotasını Leros’a çevirdi. Başkalarının görmediği hikâyeyi buldu.

Kenan Gürbüz ise Bodrum’un konuştuğu yasağın peşine düştü. Teknelerde yüksek sesli müzik yasağının ardından Scorpios’a kesilen ceza, sadece bir eğlence haberi değildi.

Turizmin, yaşam kültürünün ve kamu otoritesinin kesiştiği bir gündem maddesine dönüştü.

Bir başka gelişme ise beni ayrıca mutlu etti.

“Caretta’nın Kaybolan Dostları ve Patronlara Son Vasiyeti” başlıklı yazımdan sonra telefonlar geldi.

Mesajlar geldi.

Bir mektup geldi.

Doğa için yıllardır çalışan insanların ve kurumların ses verdiğini gördüm.

Bir yazının karşılık bulması…

Bir tartışma başlatması…

Belki de gazeteciliğin en kıymetli tarafı bu.

O telefon konuşmasını düşündükçe, meslek büyüğümün son cümlesi kulaklarımda yeniden çınlıyor: “Bugün haber yapmak zor değil.

Zor olan, insanların yarın da konuşacağı haberi yapabilmek.”

Belki Patronlar Dünyası’nın gücü tam da burada.

Biz haber sayısıyla değil, haberin oluşturduğu etkiyle ilgileniyoruz.

Çünkü gündemi takip eden çok olur. Gündemi tekrar eden daha da çok…

Gündemi oluşturanlar her zaman azdır.

İşte bütün çabamız, o azlardan biri olabilmek.

patronlardunyasi.com