Dolar
47,5327
0,20%
Euro
54,8119
0,18%
Sterlin
64,1011
0,14%
Bitcoin
3.008.038
-1,96%
BİST-100
13.458,1
1,24%
Gram Altın
6.181,537
-1,23%
Gümüş
57,69
-2,16%
Faiz
42,05
0,00%

Nolan'ın The Odyssey filmi Truva atından IMAX perdesine uzanan iletişim yolculuğunu anlatıyor

Christopher Nolan'ın IMAX teknolojisi ile çekilmiş The Odyssey filminin gişe hasılatı, küresel ölçekte 640 milyon doları aştı. 1 milyar doları aşabilecek mi merakı devam ederken filmle ilgili birçok farklı yönden inceleme ve eleştiriler de sürüyor. Bence filmin önemli bir yanı da Homeros'un yaklaşık 2 bin 700 yıl önce kaleme aldığı destanını günümüz iletişim süreçlerinin, kültürel aktarımın ve medya anlatılarının nasıl işlediğini gösteren önemli bir örnek olması.

02.08.2026 05:42Güncelleme: 02.08.2026 05:48
Nolan'ın The Odyssey filmi Truva atından IMAX perdesine uzanan iletişim yolculuğunu anlatıyor
16px
32px

Halide TONGA 

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki Türkiye’de aktif 11 adet dijital IMAX salonu bulunuyor. Filmin çekildiği en yüksek çözünürlüklü analog format olan IMAX 70mm (15/70 mm) formatını oynatabilen bir sinema salonu ise Türkiye'de bulunmuyor. Dünyada bu formatı destekleyen yalnızca yaklaşık 41 salon mevcut. 

Türkiye'deki IMAX salonları dijital ve lazer altyapılı olduğu için film 1.90:1 oranında, yani yönetmenin çektiği orijinal kadrajın üstten ve alttan kırpılmış bir versiyonuyla izlenme şansına sahip. Dolayısıyla ülkemizde filmin ilk eleştirisi teknoloji ile ilgili tartışmalar oldu. Ancak, Nolan’ın Odyssey filmi baştan sonra IMAX kameralarıyla çekilen ilk film olarak tarihe geçti elbette.

Filmin gişe hasılatı da küresel ölçekte 640 milyon doları aştı. Burak Artuner, ekonomik arka planını ayrıntıları ile PD Dergi’de kaleme almıştı. Hatta karakterlerin Yunanistan’daki tartışmaları da yazıda dikkat çeken ayrıntılardan biri. Peki kim bu Odysseus?

ZEKİ VE HİLEKÂR SAVAŞÇI

Antik Yunan şairi Homeros tarafından yazıldığı kabul edilen Odysseia'da Odysseus fiziksel gücünden çok pratik zekası, kurnazlığı ve stratejik özellikleri ile bilinen ölümlü. Hatta Yunanca'da metis (kurnaz bilgelik) denir.

En ünlü örneği, Truva Savaşı'nı bitiren Truva Atı planıdır. Dev bir tahta at yaptırıp içine askerlerini gizleyerek Truvalıları kandırır ve şehrin düşmesini sağlar. Bu olay onu tarihin en ünlü stratejistlerinden biri yapar.

Filmde ise Odysseus savaşın sonuçlarını görünce beraberinde gelecek yılların bedelinin nasıl ödeneceğini tahmin eder.  

Bir adam, bir çehre, bir hile...

Filmde sıklıkla kullanılan replik.

Homeros'un Odysseia'sı Truva Savaşı'nın ardından Odysseus'un İthaka'ya dönüşü sırasında yaşadığı canavarlar ve tanrı musallatları ile dolu 10 yıllık maceraları konu alır. Bu eserin başkahramanı Odysseus'tur. Odysseia'da Odysseus'un karşılaştığı en ünlü mitolojik figürler arasında, Polyphemos, Kirke, Sirenler, Skylla, Kharybdis ve Kalypso yer alır.

Mitolojik arka plan olarak filmde kısa yansıtılan ya da yansıtılmayan mitler bulunsa da bir destanın film süresine sığdırılma ve modern dille yeniden yorumlanma çabası bu eleştiriyi arka planda bırakacaktır.

ODYSSEUS GERİ DÖNÜYOR, ASIL YOLCULUK İLETİŞİMİN VE HABERİN HİKAYESİ

Matt Damon’ın canlandırdığı Odysseus'tan yıllarca haber alınamadı. Ne bir mektup vardı, ne haberci ne de bugün alışık olduğumuz iletişim araçları. İthaka'da karısı Penelope (Anne Hathaway) ve oğlu Telemakhos (Tom Holland), onun yaşayıp yaşamadığını dahi bilmeden yıllarca bekledi. 

Tek bir şey önemliydi; sadakat.

Bugün internet kesintisi bile belirsizlik hissi yaratmaya yetip artarken film aslında iletişimin hem yokluğunu hem de fazlalığını insanlık serüveni içerisinde yeniden düşündürüyor.

İlk yalan haber örnekleri de bu destanda. Odysseus'un öldüğü, yaşadığı, fakir kaldığı, hapishanelere düştüğü ya da aşırı zengin olduğu yalan haberleri dilden dile dolaşıyordu. Tabii ki gerçekten çok yalanlar daha çekiciydi.

SÖZLÜ KÜLTÜRDEN DİJİTAL ÇAĞA

Antik Yunan tarihine bakıldığında sözlü anlatılarla dolaşan kahramanlar, önce yazıya geçti, ardından tiyatroya, sinemaya ve şimdi dijital platformlara taşındı.

Aslında değişen Odysseus değil.

Değişen onu anlatan medya araçları oldu.

Marshall McLuhan'ın yıllar önce söylediği "Araç mesajdır" argümanı tam bu noktada anlam kazanıyor.

Fransız göstergebilimci Roland Barthes, mitlerin toplum tarafından sürekli yeniden üretildiğini ifade eder. Tam da bu nedenle Odysseus bugün hala yaşıyor.

“EN GÜÇLÜ DEĞİLSEN, EN ZEKİSİ OL”

Filmin ilk sahnelerinde Odysseus’un değer verdiği domuz çobanı Eumaeus'un Odysseus’un oğlu Telemakhos’a verdiği öğüt oldukça dikkat çekici. 

“Her zaman en güçlü ve hızlı sen olamazsın, o yüzden en zeki sen ol!”

Odysseus hiçbir zaman Herkül gibi fiziksel güce sahip bir İthaka kralı değildi. Onun en büyük silahı zekası, stratejisi ve ikna gücüydü.

Bir adam, bir çehre, bir hile...

Hile ile savaşı kazanan, kendi askerlerine dahi yalan söylemeye mecbur kalan Odysseus eve dönebilen tek kişi oldu. Döndüğünde de hile yaptı. Kılık değiştirerek sarayına girdi ve gerçekten onu bekleyen ailesi olup olmadığını, kimin dost kimin düşman olduğunu gözleri ile gördü. Sahte Truvalı Helen hilesine düşmedi. Yani hileler başka hileleri doğurdu.

ODYSSEUS DİJİTAL ÇAĞDA DA ESKİMİYOR

Bir adam, bir çehre, bir hile...

Odysseus'un yolculuğu yalnızca eve dönüş serüvenini anlatan bir hikaye ya da mit değil. Bu aynı zamanda haberin, söylentinin, algının ve güvenin de anlatısı.

Antik çağda haberler ağızdan ağıza yayılıyor, her anlatıcı hikayeye yeni bir ayrıntı ekliyordu. Bugün ise aynı süreç dijital platformlarda, algoritmaların ve sosyal medyanın hızında gerçekleşiyor. Değişen yalnızca haberin ulaştığı araçlar, değişmeyen ise insanın hikaye anlatma ve hikayeye inanma ihtiyacı.

Çünkü insanlar doğası gereği ‘inanma’ ihtiyacı duyar. Hatta bazen yalanlara daha fazla inanmak isterler.

Belki de bu yüzden Odysseus hiç eskimiyor.

Çünkü her çağ kendi Odysseus'unu yaratıyor, kendi kahramanını, kendi söylentisini ve kendi "gerçeğini" üretiyor.

Christopher Nolan'ın The Odyssey filmi de yalnızca Homeros'un destanını yeniden üreterek sinema perdesine getirmiyor. İletişimin binlerce yıldır değişen teknolojisine rağmen hiç değişmeyen bir gerçeği de hatırlatıyor. Haber, yalnızca olanı anlatmaz, insanların neye inanacağını da şekillendirir.

Ve belki de Odysseus'un asıl zaferi Truva'yı fethetmesi ya da İthaka'ya dönmesi değildi.

Asıl zaferi, yaklaşık üç bin yıl sonra bile hala konuşuluyor, tartışılıyor ve yeniden anlatılıyor olmasıdır.

patronlardunyasi.com