Türkiye'yi sosyal medyada telefon ekranında boğan dalga
Sörfçüler için tehlikeli dalga, herkesin binmek istediği dalgadır. O dalga sizi zirveye de taşıyabilir, boğabilir de. Türk insanını boğan dalga ise denizden gelmiyor, telefon ekranından yükseliyor. Önce kahraman yaratıyor ardından aynı kahramanı taşlıyor. En sonunda ise gerçeği boğuyor.

Toygun ATİLLA
35 yıllık gazetecilik hayatımda insanlar kadar kalabalıkları da izledim.
Şunu öğrendim.
İnsan bazen tek başına yanlış yapar. Kalabalık ise aynı yanlışı çok daha büyük bir inançla yapar. Kalabalığın en büyük gücü, insana haklı olduğu hissini vermesidir.
Hatırlayın,
6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye tek yürek oldu.
Yardım etmek isteyen milyonlar vardı.
İş insanları…
Sanatçılar…
Gazeteciler…
Sporcular…
Herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu.
Kimsenin iyi niyetini sorgulamıyorum.
Tam tersine…
Bu ülkenin en güzel fotoğraflarından biriydi.
Bugün ise AHBAP soruşturması kapsamında bazı ünlü isimlerin ifadeye çağrıldığını görüyoruz. Buradan bir suçluluk sonucu çıkarmıyorum.
Benim dikkatimi çeken başka bir şey.
AHBAP sadece bir örnek. Asıl hikaye biziz.
Artık olaylara bakmıyoruz.
Olayların etrafında oluşan dalgaya bakıyoruz.
Dalga hangi yöne gidiyorsa, oraya dönüyoruz.
Siyasi aidiyetimizle, ideolojimizle, kimi zaman sadece yalnız kalmamak için…
Bir gün aynı kişiyi göklere çıkarıyoruz.
Ertesi gün aynı kişiyi yerin dibine sokuyoruz.
Gerçek değişmiyor, sadece dalganın yönü değişiyor.
Peki sonra ne oluyor?
Önce gerçeği kaybediyoruz.
Gerçeğin yerini sloganlar alıyor.
Sonra güveni kaybediyoruz.
Dün alkışladığımıza bugün güvenmiyoruz.
Bugün linç ettiğimizi ise yarın alkışlamaktan çekinmiyoruz.
En sonunda da muhakeme yeteneğimizi kaybediyoruz.
Bir gazetecinin en kıymetli cümlesi şu değil midir ?
“Bir dakika… Bütün bunlar gerçekten doğru mu?”
Artık bu soruyu daha az soruyoruz.
Çünkü,
Düşünmek emek ister, dalgaya kapılmak ise çok kolaydır.
Dijital çağın en büyük riski hiç bir zaman olmadı. Yanlış bilgi her zaman vardı.
Bana sorarsanız, ssıl risk, aynı anda milyonlarca insanın aynı duyguya kapılmasıydı. İşte o zaman insanlar gerçeği değil, birbirlerini takip etmeye başlıyor, sürü oluyordu.
Ve işte o an…
Sörf bitmiştir.
Herkes aynı dalganın içindedir.
Kimin kıyıya çıkacağını, kimin boğulacağını ise artık dalga belirler.
Fikri hür, vicdani hür, irfani hür olmakla, sürüye dahil olmak arasındaki tercih sizin...
patronlardunyasi.com















