Dolar
49,1335
0,12%
Euro
55,2793
0,23%
Sterlin
65,1689
0,42%
Bitcoin
4.170.978
0,61%
BİST-100
12.270,18
0,17%
Gram Altın
6.540,971
-0,77%
Gümüş
60,39
-1,00%
Faiz
39,83
0,00%

MHP lideri Bahçeli'den 'fon soruşturması ve belediyelerdeki yolsuzluklara' ilişkin açıklama

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturması ve belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmaları hakkında Türkiye'nin bir arınma sürecinden geçtiğini söyledi. Bahçeli "Her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun, yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir" diye konuştu. 

03.10.2026 16:51 • Güncelleme: 03.10.2026 16:53
MHP lideri Bahçeli'den 'fon soruşturması ve belediyelerdeki yolsuzluklara' ilişkin açıklama
16px
32px

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin gündemindeki fon soruşturması ve belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmaları hakkında açıklamalarda bulundu. 

'KAMU ZARARI AÇIKÇA ORTAYA KONULMALIDIR'

Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yer almaya çalışırken Türkiye'nin yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçtiğini söyledi. 

Bahçeli, yolsuzluk skandalının mali tablosunun kamuoyu tarafından merak edildiğini belirterek, "Yargı kararlarıyla, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle birlikte kamu zararının açıkça ortaya konulması, yolsuzlukların faturasının kamuoyunda paylaşılması, maşeri vicdanın rahatlatılması bakımından kaçınılmazdır. Yolsuzluklarla uğranılan kamu zararı geri alınarak emeklimize, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza verilmeli, onların refahı için harcanmalıdır." ifadelerini kullandı.

FON SORUŞTURMASI

Son günlerde yaşanan fon soruşturması kapsamındaki gelişmelerin dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu ifade eden Bahçeli şu açıklamada bulundu:

"Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir. Bu nedenle finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir."

'FON PİYASASI EKONOMİ PİYASALARININ İSTİKRARINI ETKİLEMEKTEDİR'

Vatandaşların yüksek enflasyon ortamında çalışarak elde ettikleri tasarruflarının satın alma gücünü korumak arzusunda olduğunun altını çizen Bahçeli, "Bunu güvence altına alabilecek etkin bir mekanizmanın bulunup bulunmadığını sorgulaması, meseleyi ekonomik olmaktan çıkarak bir sistem ve yönetim sorununa, aynı zamanda toplumsal güven meselesine taşıyacaktır. Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir. Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır. Kuşkusuz fon piyasası tasarruf sahiplerinin getiri aradığı bir alan olması yanında bütünüyle ekonomi piyasalarının güven ve istikrarını da yakından etkilemektedir." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklandığını, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerin meselenin temelinde yer aldığını vurgulayan Bahçeli, "Bu nedenle yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemi tesis edecek ve sürekli kılacak hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınmalıdır. Kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir. Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan manipülasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur." değerlendirmesini yaptı.

'BUNLAR BİR ARINMA FIRSATI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR'

Türkiye'nin Cumhur İttifakı birlikteliğinde her sorunun üstesinden gelmeye, her fitneyi boğmaya, her ihaneti bozmaya ve Türkiye hasımlarının oyunlarını boşa çıkarmaya muktedir olduğunun altını çizen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Bu yönüyle yapısal sorun ağlarının bütüncül biçimde irdelenmesi ve bunların kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması iradesinin gösterilmesidir. Adaleti, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi ve devletin temeli olarak görüyoruz. Tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin tam anlamıyla vücut bulacağı etkin bir hukuk sistemi ile güçlü bir kurumsal kapasitenin oluşturulmasının hayati önem taşıdığına inanıyoruz. Bunu mümkün kılacak düzenlemeler kadar uygulamaların da tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleriyle uyumlu ve güven verici olması sağlanmalıdır. Devlet idaresini milletimizin bir emaneti olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi, yolsuzluklara, rüşvete, yağmacılığa ve kayırmacılığa meydan vermemeyi, bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını millî bir vazife olarak görmektedir."

'KİŞİNİN KİMLİĞİNE BAKILMAKSIZIN ÜZERİNE GİDİLMELİDİR'

Türkiye'nin milli yükseliş iradesiyle büyük bir siyasi kararlılığın ortaya konulduğu, ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, savunma sanayisi gibi birçok alanda dünyada önemli ilerlemeler kaydettiği, aynı zamanda "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımların sonuç verdiği bir dönemde oluşan huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik girişimlerin kabul edilemez olduğunu belirten Bahçeli, "O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun, yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir. Bu anlayış çerçevesinde, ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik çerçevesinde 'temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum' hedefinin somut bir zihniyet ve ahlaki reform programına dönüştürülmesi sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Kumarhaneler Kralı Sudi Özkan’ın Karayipler Saint Martin sırları ve serveti
Kumarhaneler Kralı Sudi Özkan’ın Karayipler Saint Martin sırları ve serveti#Sudi Özkan