Genç kadınları hedef alan bu kanser türüne dikkat

Genç kadınları hedef alan bu kanser türüne dikkat

Dünyada sık görülen kanser türlerinden olan ve hayatı tehdit eden meme kanseri 60 yaş üstünde görülüyor. Üçlü negatif meme kanseri ise 50 yaş altında sıklıkla görülmeye başlandı.

Genç kadınları hedef alan bu kanser türüne dikkat
16px
24px
13.06.2024 09:45Güncelleme: 13.06.2024 09:55
ABONE OLgoogle

Ülkemizde yılda 234 bin yeni kanser vakası görülürken, kadınlarda en sık meme kanserine rastlanıyor. Üçlü negatif meme kanseri ise genç kadınları hedef alıyor. Meme kanserleri 60 yaş üstünde ortaya çıkarken, üçlü negatif meme kanseri 50 yaş altında görülüyor.

Hürriyet'ten Buse Özel'in haberine göre, dünya genelinde yaklaşık her 6 ölümden biri, Türkiye’de ise her 5 ölümden biri kanser nedeniyle gerçekleşiyor. Kadınlarda en sık görülen meme kanserinin bir türü olan ‘üçlü negatif meme kanseri’ ise genç kadınları hedef alıyor. Üçlü negatif meme kanserinin, meme kanseri vakalarının yüzde 15’ini oluşturuyor. Bu konuda Kanser Savaşçıları Derneği ile birlikte gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları açıklandı.

Meme kanserinin bir alt türü olan üçlü negatif meme kanseri, diğer meme kanserlerinden daha farklı bir tür. Üçlü negatif meme kanseri genç kadınlarda da görülen bir meme kanseri türü. Diğer meme kanserleri genellikle 60 yaş üstünde görülürken, üçlü negatif meme kanseri 50 yaş altında görülür. Türkiye için ortalama görülme yaşı 44 ila 50 arasında. Bu nedenle teşhiste bazen geç kalınabiliyor.

‘TOPLUM BİLİNÇLİ DEĞİL’

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gürkan Sert, şunları söyledi:

“Araştırma sürecinde üçlü negatif meme kanserinin teşhisi için toplumda yeterince bilinçlenmenin olmadığı, hastaların tanı alma ve tedavi konularında önemli bilgi eksikliklerinin bulunduğu, tedavi sürecinde yaşanacakları öngöremediği, tanı ve tedavi süreçlerinin hastanın ve ailesinin yaşamında zorluklara neden olduğu gibi bulgular elde ettik. Hastalar tesadüfen ellerine kitle gelmesi nedeniyle tanı almak için başvururken, genç yaş ve ailede kanser öyküsü olmaması tanı alma süresinin uzamasına neden oluyor. Hastaların tanı alma sürelerinin uzaması ise tedavi süreçlerini güçleştiriyor.”

YAŞADIKLARINI ANLATTILAR

Prof. Dr. Gürkan Sert araştırma sürecinde yer alan hastaların anlattıklarını da aktardı:

- “26 yaşındayım hocam, bilmiyorum nereye gideceğimi mesela genel cerraha gidilmesi gerektiğini bilmiyorum... Ailede olmayınca! Annemde var, ablamda var diyenler sürece biraz hâkim olabiliyor... Ama ben hiçbir şey bilmiyordum.”

- “Kızımı emzirirken fark ettim. Doktora gittim, antibiyotik ve ağrı kesici verdi, gönderdi. ‘6 ay sonra tekrar gelirsin dedi.’ Birazcık da ihmalkârlık oldu. Çünkü çok ufak, ilk fark ettiğimde nohut tanesi kadardı. Bir buçuk sene ihmal ettim. Bir baktım ceviz büyüklüğünde oldu. Bayağı büyüdü ve iç taraftaydı. Çok zayıfladım. Doktora gittim, örnek aldı iğneyle, patolojiye gönderdik. Kötü hücreler olduğunu söyledi ve hastaneye yönlendirdi beni.”


‘HER KANSERİN GENETİĞİ FARKLI’

Her kanserin genetiğinin farklı olduğunu söyleyen Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, “Hastalar birbiriyle iletişim kuruyor. Onlara diyorum ki ‘Her şeyi konuşun ama kanseri konuşmayın.’ Çünkü her kanserin genetiği farklı. Örneğin tek yumurta ikizleri aynı anda aynı kansere yakalansa dahi farklı genetiğe sahip olabiliyor. Hatta aynı kişide ikinci bir kanser çıktığında dahi genetiği farklı olabiliyor. Ancak hastalar birbirleriyle konuştuklarında eksik tedavi aldıklarını, bir şeylerin yanlış olduğunu sanıyor” dedi.

 

patronlardunyasi.com

E-Bülten Aboneliği
İş, Ekonomi ve Cemiyet hayatının özel gündemi Patronlar Dünyası'nda... Günlük E-Bülten'imize abone olun, Patronlar Dünyası ayrıcalıklarını yaşayın.
Patronlar Dünyası ile Bir Adım Önde