Dolar
49,1335
0,12%
Euro
55,2793
0,23%
Sterlin
65,1689
0,42%
Bitcoin
4.189.325
1,05%
BİST-100
12.270,18
0,17%
Gram Altın
6.540,971
-0,77%
Gümüş
60,39
-1,00%
Faiz
39,83
0,00%

Fon krizinde kritik eşik, SPK eski başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni istenmesi ne anlama geliyor?

Fon soruşturmasında kritik eşik aşıldı. Savcılık artık yalnız fonları kullananların ve milyarlık kazançların değil, bunları denetlemekle görevli SPK’nın da izini sürüyor. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla soruşturma izni istenirken, dosyanın temel sorusu değişti. SPK neyi, ne zaman biliyordu; bildikten sonra ne yaptı?

04.10.2026 10:02 • Güncelleme: 04.10.2026 10:13
Fon krizinde kritik eşik, SPK eski başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni istenmesi ne anlama geliyor?
16px
32px

Toygun ATİLLA 

Fon soruşturmasında 30 Eylül’de önemli bir gelişme yaşandı.

Eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şüpheli sıfatıyla ifade verdi. İfadesinin ardından serbest bırakıldı. 

Dört gün sonra bugün, bu ifadenin hukuki devamı sayılabilecek daha önemli bir gelişme ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yazı göndererek Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma izni istedi.

İlk bakışta bürokratik bir prosedür gibi görünebilir.

Değil.

Bir dostum uyardı. İlgili kanun maddelerini söyledi ve bende hemen araştırmaya koyuldum. 

Kanunu açıp baktığınızda dosyanın hangi eşiğe geldiği daha net görülüyor.

133. MADDE NE DİYOR?

SPK Başkanı ve üyeleri hakkında görevleriyle bağlantılı suç iddialarında savcı doğrudan genel soruşturma usulüne devam edemiyor.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 133. maddesine göre ilgili Bakanın izni gerekiyor.

Aynı maddenin ikinci fıkrası daha önemli.

Kanun, soruşturma izni verilebilmesi için yalnızca görevde ihmal iddiasını yeterli görmüyor. Başkan ve üyelerin kendilerine çıkar sağlamak veya Kurula zarar vermek kastıyla hareket ettikleri ve bu işlemler sonucunda kendilerine çıkar sağladıkları konusunda “açık ve yeterli emareler” bulunması şartını getiriyor. 

İşte bugün ortaya çıkan haber bu nedenle sıradan bir “izin talebi” haberi değil.

Savcılık 133. madde prosedürünü işletiyor.

TARİHLER DOSYANIN ASIL HİKÂYESİNİ ANLATIYOR

İbrahim Ömer Gönül, 18 Nisan 2022’de SPK Başkanı oldu ve dört yıllık görev süresinin sonunda Nisan 2026’da görevinden ayrıldı. 

Şimdi SPK’nın kendi açıklamasına bakalım.

Kurul, 18 Eylül 2026’da yatırım fonlarıyla ilgili düzenlemelerin nasıl hazırlandığını anlatan ayrıntılı bir kronoloji yayımladı.

Bu açıklamada çok önemli bir tarih var:

2025’in son çeyreği.

SPK’nın kendi ifadesine göre o tarihte bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonlarının, fiili dolaşımı düşük hisselerde şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğu gözlemlendi. 

Yani bugün soruşturulan mekanizmanın belirtileri, SPK’nın kendi açıklamasına göre en geç 2025’in son çeyreğinde Kurulun radarındaydı.

Devam edelim.

2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi toplandı.

SPK’nın açıklamasına göre burada Kurul tarafından alınabilecek makroihtiyati tedbirler konusunda tavsiye kararı çıktı.

Ardından çalışma grubu kuruldu.

28 Ocak 2026’da hazırlanan rehber taslağı Hazine ve Maliye Bakanlığı’na gönderildi.

18 Şubat’ta MKK’dan görüş istendi.

Sonra süreç devam etti.

Ve SPK açıklamasında özellikle şu ayrıntıya yer verdi:

Mayıs 2026’daki başkan değişikliğinin ardından rehber hazırlıklarının sürdüğü belirtildi. 

Yeni TEFAS esasları ancak 17 Haziran’da onaylandı, 20 Temmuz’da uygulamaya girdi.

Kapsamlı yatırım fonu rehberi değişiklikleri ise 28 Ağustos’ta açıklandı. 

Sonrasında zaten bildiğimiz kriz geldi.

GÖNÜL’ÜN DE CEVABI VAR

Bir başka olguyu da atlamamak gerekiyor.

Gönül, şüpheli sıfatıyla ifade verdikten sonra kendisine yöneltilen “Bu fiyat hareketleri nasıl fark edilmedi?” sorusuna cevap verdi.

SPK’daki gözetim birimlerinin hisseleri günlük takip ettiğini, olağan dışı hareketlerin incelendiğini, şüphenin yoğunlaşması halinde ileri incelemeye geçildiğini anlattı.

Manipülasyon tespitinin hemen yapılamayacağını, delillendirmenin zaman aldığını ve bu sürecin ortalama üç-dört ay sürebildiğini söyledi.

Ve açıkça:

“Biz gerekli denetleme ve gözetimi uygun şekilde yaptık” dedi. 

Bu açıklama önemli.

Çünkü fonların manipülasyonda kullanılabileceği meselesinin o tarihte SPK Başkanı’nın kamuya açık gündeminde bulunduğunu gösteriyor.

Bundan sonrası artık yorum değil, araştırılması gereken somut bir zaman çizelgesi:

4 Kasım 2025’te sorun kamuoyu önünde konuşuluyordu.

2025’in son çeyreğinde SPK olağan dışı fiyat hareketlerini gözlemlediğini bugün kendisi söylüyor.

2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi tedbir tavsiyesinde bulundu.

28 Ocak 2026’da düzenleme taslağı Bakanlığa gönderildi.

Nisan 2026’da Gönül’ün görev süresi sona erdi.

28 Ağustos 2026’da kapsamlı rehber değişiklikleri açıklandı.

Eylül 2026’da kriz patladı.

30 Eylül’de eski SPK Başkanı şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

Savcılık şimdi Bakanlıktan soruşturma izni istiyor.

Dosyanın gerçek ağırlığı bu kronolojide.

ARTIK İKİ AYRI SORUŞTURMA HATTI VAR

Bir gelişme daha bu tabloyu tamamlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu da 29 Eylül’de incelemeye başladı.

DDK Başkanı Salih Tanrıkulu incelemenin kapsamını açıklarken yalnızca fon işlemlerinden söz etmedi.

“Yatırım fonlarının işlemleri ile denetim faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi” de inceleme kapsamına alındı. 

DDK’nın yetkisi geniş. Kurumların her kademesinden fiziki ve dijital kayıtları inceleyebiliyor; hazırlayacağı raporlar gerektiğinde idari ve adli mercilere gönderilebiliyor. 

Dolayısıyla bugün artık iki ayrı hat ilerliyor.

Savcılık cezai sorumluluğu araştırıyor.

DDK ise sistemin ve denetimin nasıl çalıştığını inceliyor.

DOSYANIN SORUSU DEĞİŞTİ

Bu soruşturmanın ilk bölümünde şu sorunun peşindeydik:

Fonları kim kullandı?

Sonra:

Kim ne kadar kazandı?

Şimdi üçüncü ve belki de en önemli soruya geldik:

Denetleyenler ne zaman haberdar oldu ve öğrendikten sonra ne yaptı?

Bunun cevabı ne bir demeçte ne de bir siyasi tartışmada.

SPK’nın elektronik gözetim kayıtlarında, inceleme başlangıç tarihlerinde, Kurul kararlarında, kurum içi yazışmalarda, fon denetim raporlarında ve Finansal İstikrar Komitesi’ne sunulan belgelerde.

Savcılığın Gönül hakkında Bakanlıktan izin istemesinin gerçek önemi de burada.

Fon soruşturması artık yalnızca piyasanın aktörlerini değil, piyasanın gözetimini de soruşturuyor.

Bundan sonra bakılması gereken yer, fiyat grafikleri kadar SPK’nın dosyalarının üzerindeki tarihler.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Seçil Erzan'dan önce Denizbank'ta fon vurgunu yapan bankacı Derya Dikici, ABD'de yakalandı, son itirafından petrolcü ünlü bir ailenin adı çıktı
Seçil Erzan'dan önce Denizbank'ta fon vurgunu yapan bankacı Derya Dikici, ABD'de yakalandı, son itirafından petrolcü ünlü bir ailenin adı çıktı#Denizbank