Garanti BBVA ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA işbirliğinde yürütülen Mavi Nefes Projesi kapsamında, Marmara Denizi'ni iklim değişikliğine karşı daha dirençli kılmak ve üzerindeki baskıları tespit etmek hedefiyle başlatılan bilimsel projenin ilk deneme dalışı yapıldı.
İklim krizi, deniz sıcaklıklarındaki artış ve kirlilik sadece Türkiye'yi değil, dünyanın dört bir yanındaki denizleri tehdit ediyor. Marmara Denizi'nde son yıllarda yaşanan müsilaj sorunu hafızalardaki yerini korurken, bu kez Avustralya'nın South Australia (SA) eyaleti kıyılarında "zehirli deniz yosunu" alarmı verildi. Mart ayından bu yana hızla yayılan "Karenia mikimotoi" adlı alg türü, binlerce kilometrekarelik alanda deniz yaşamını tehdit ediyor. Uzmanlara göre, iki olay da deniz ekosistemlerinin ortak bir çıkmazla karşı karşıya olduğunu gösteriyor: İklim değişikliğinin ve kirliliğin tetiklediği, yaşamı boğan deniz felaketleri.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsünden bilim insanlarının hazırladığı, Marmara Denizi'ndeki müsilajın son durumunu gösteren harita, 2021'deki yoğun müsilaj dönemiyle büyük benzerlik gösteriyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hayata geçirdiği "MAR-ÇAYIR" ve "MAR-PİNA" projeleriyle, deniz çayırları ve pina midyelerinin ekosistemdeki işlevlerinden yararlanılarak Marmara Denizi'ndeki müsilaj oluşumunu tetikleyen unsurlar azaltılacak.
Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol, atık suyun kalitesinin en iyi seviyeye getirilmesi için ileri biyolojik arıtma sistemlerinin kullanılması gerektiğini, Marmara Denizi'ndeki kirliliğin ve müsilajın önlenmesi için bunun şart olduğunu söyledi.