Ertuğrul Özkök, bugünkü yazısında ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın rezidansındaki dikkat çekici bir buluşmayı kaleme aldı. Yazının odağında, MİT Başkanı İbrahim Kalın ile ABD Senatörü Lindsey Graham’ın baş başa yaptığı görüşme vardı. Ben, Özkök’ün yazısının içinde farklı bir yere takıldım. O davette yalnızca devlet adamları değil, Türkiye ekonomisinin en etkili patronları da aynı bahçedeydi. Kendi kendime sorduğum soruyu şimdi yüksek sesle buradan seslendireyim “Tom Barrack neden tam da bu isimleri davet etti?”
Ani ölümü 'aort yırtılması' olarak açıklanan Senatör Lindsay Graham, ölümünden 96 saat önce Türkiye'deydi. 7 Temmuz'da MİT Başkanı İbrahim Kalın'la Ankara'da bir araya gelen Graham'ın bu görüşmesinin ve Büyükelçi Tom Barrack'ın aynı gece verdiği davetin önemi neydi?
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Dün akşam ilan edilen, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmaya varıldığına dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılanmıştır." dedi.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Savaştan önce olduğu gibi savaş başladığından beri her seferinde bir müzakere girişimini, bir diyalog ve iletişim kanalı açma çabasını sabote eden İsrail'in gene burada da son iki günde yaptığı saldırılarla bu girişimleri sabote etmek, boşa çıkartmak için yoğun bir çaba içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu savaşı bitirmek için daha önce de ifade ettiğim gibi elimizden gelen çabayı aralıksız bir şekilde gece gündüz göstermeye devam edeceğiz." dedi.
MİT Başkanı İbrahim Kalın, "Teşkilatımız; 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiştir." ifadelerini kullandı.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, katıldığı bir televizyon programında Ortadoğu'daki gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Türk dışişleri ve istihbaratının başarısına dikkat çeken Barrack, Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı "dünyadaki en iyilerden biri" olarak nitelendirirken, İbrahim Kalın ve Türk istihbaratını da övgüyle anlattı.