Galatasaray'ın Fenerbahçe karşısındaki galibiyetinin coşkusu, kulübün doğduğu Galatasaray Lisesi'ne taşındı. Okul Müdürü Prof. Dr. Mustafa Reşat Dabak, sabah saat 08.15'te ilk ders zilininden önce “Yıl 1905'te sen geldin dünyamıza” sözleriyle başlayan Galatasaray marşını çaldırdı.
Aziz Yıldırım'ın “Yeni doğan çocuklar Fenerbahçeli olmuyor, yıllardır şampiyonluk görmüyorlar” sözünü düşününce aklıma kendi çocukluğum geldi. Biz de Galatasaray’ın 14 yıl şampiyonluk göremediği yılların çocuklarıydık. Paramız olmadığı için top toplayıcı kolluğuyla maça girdik, mezuniyet balosunu bırakıp Ali Sami Yen’e koştuk, stat girişinde dayak yedik, radyodan rakip maçları dinledik. Haydarpaşa Liseliydik ama Galatasaray Liseliler kadar Galatasaraylıydık. Belki de tam bu yüzden son altı aydır aynı şeyi anlatmaya çalışıyorum. Mesele bir maç kazanmak ya da kaybetmek değil. Galatasaray’ın asıl korunması gereken şeyi kurumsal kültürü.
Galatasaray İlkokulu’na her yıl gerçekleştirilen kura ile kabul edilen öğrencilerin aynı okulun lise kısmına direkt geçişi kaldırılıyor. Bundan böyle Galatasaray Lisesi’ne LGS’de yüzde 4’lük dilime girenler alınacak.
Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’ndayım. Aradan 50 yıl geçmiş, saçları beyazlamış, dostlarının bazıları eksilmiş, İstanbul değişmiş…. Levent Erden’in konuşmaya başladığında ise zaman durmuştu. Galatasaray’ın 108. Devresi hala aynı yatakhanede uyuyan, aynı koridorda koşan ve birbirine “Hadi kenefe” diye seslenen çocuklardı.
Galatasaray Lisesi'nin 108 dönemi mezunları, 50'nci yılları dolayısıyla Galatasaray Adası'nda bir araya geldi. Galatasaray Lisesi'yle güçlü bağları olan ve bunu da "Ben hakikaten mektep manyağıyım, bunu herkes bilir" sözleriyle ifade eden Yüce Auto Skoda Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yüce, Avusturya Lisesi'nden ağlayarak çıkıp nasıl Galatasaray Liseli olduğunu anlattı.
Galatasaray Lisesi Müdürü Prof.Dr. Mustafa Reşat Dabak'ın konuşması bana Galatasaray'ın 500 yıllık kültürünü hatırlattı. Ahmet Yüce'nin bitmeyen aidiyeti, İnan Kıraç'ın kurumsal mirası ve Galatasaray Eğitim Vakfı eski Genel Müdürü Begüm Hesapcıoğlu'nun görünmeyen emeği aynı hikayede buluştu.
Galatasaray Lisesi’nin geleneksel Pilav Günü’ne katılan Candan Erçetin, tören öncesi ödül seremonisini ayakta ve dikkatle izlerken görüntülendi. Kendisi de Galatasaray Lisesi mezunu olan ve geçmiş dönemlerde kulüp yönetiminde de görev alan sanatçının okuluna duyduğu güçlü aidiyet ve heyecanı, etkinliğe damga vurdu.
İstanbul’un en hareketli noktalarından İstiklal Caddesi, Galatasaray Lisesi’nin geleneksel “Pilav Günü” etkinliği için sarı-kırmızı bayraklar ve flamalarla süslendi. Cadde, adeta büyük bir kutlama alanına dönüşürken, Galatasaraylı mezunların yıllık buluşması öncesi tarihi dokuda renkli görüntüler oluştu.
Fenerbahçe'nin bugünkü başkanlık seçimi öncesi başkan adaylarından Hakan Safi'nin sözleriyle başlayan Murat Ülker'in de katıldığı Galatasaray Lisesi sözleri çok tartışılmıştı. Bu tartışma bana Galatasaray Lisesi'nde 98 yıl önce yaşanan ve Mösyö Toma adlı öğretmenin liseden kovulmasıyla sonuçlanan olayı hatırlattı. Bu olay hangi hassasiyetin ifadesiydi ve günümüze ne anlatıyordu?