Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde kızının düğününde dansöz ve kadın şarkıcı oynatmak isteyen Kıbrıslı Türk bir baba, İngiliz sömürge döneminden kalan ve sadece Müslümanları hedef alan 100 yıllık ayrımcı yasaya takıldı. Hak arayışını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyan Türk baba davayı kazandı. Hatalı olduğunu kabul eden Rum yönetimi, tazminat ödeyerek ayrımcı kanunu değiştirmek için Meclis’te çalışma başlattı.
Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Jose Mourinho, Türkiye’de görev yaptığı dönemde aldığı disiplin cezalarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. İfade özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunan Portekizli teknik adamın başvurusunu işleme alan AİHM, Türkiye’den resmi savunma talep etti.
Geçen ay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığına hükmettiği güncel kararını bu köşede detaylı biçimde ele almıştım. Spor kamuoyu bu kararı yeterince tartışmadı. Ancak amiyane tabirle Anayasa Mahkemesi bombayı TFF’nin kucağına bıraktı.
Duayen gazeteci Sedat Ergin, Strasbourg’da AİHM Büyük Daire’de görülen Osman Kavala duruşmasını yerinde izledi. Sedat Ergin’in Oksijen gazetesindeki izlenimlerine bakılırsa, “Kızıl milyarder” Osman Kavala dosyası artık bir hukuk sürecinden çok, Türkiye ile Avrupa arasında açık bir güç testine dönüşmüş durumda.
Türk spor yargısının en temel tartışma başlıklarından biri, spor federasyonları bünyesinde faaliyet gösteren hukuk kurullarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı meselesidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ("AİHM"), geçtiğimiz hafta ülkemiz spor yargısına ilişkin iki önemli karar yayımladı. Bu kararları çok daha detaylı olarak Patronlar Dünyası Dergisi'nin Şubat sayısı için kaleme alacağım yazıda inceleyeceğim. Ancak Türk spor hukukunu ve spor kamuoyunu yakından ilgilendiren bu kararları ve bu kararlara giden süreci sizlere bu yazıda özet halinde aktarmak istiyorum.
AİHM, yıllarca kapalı kalan Maraş’ta iki apartmanı geri isteyen Rum şirket için Türkiye’yi tazminata mahkûm ederken bu tür davalar için KKTC’de kurulu Taşınmaz Mal Komisyonu’nu adres göstermesi Türk kesiminde memnuniyet yarattı.
AİHM kararında özetle, “Patronu eleştirmek, saygı çerçevesinde, yapıcı bir amaçla yapıldığı ve işletmenin imajına zarar vermediği sürece işten çıkarılma nedeni değildir” dedi.