Ertuğrul Özkök medya patronu Rupert Murdoch'ın The Sun gazetesini satın alma sürecini anlatan Mürekkep filmini ve üçüncü sayfa güzelinin ölümünü yazdı
Dünyanın en büyük medya patronlarından biri hiç şüphesiz Rupert Murdoch. Avustralya'dan İngiltere'ye gelip batmakta olan tabloid gazetesi The Sun'ı satın alma ve agresif yayın süreci, İngiliz yönetmen Danny Boyle imzasıyla Mürekkep (Ink) filmine konu oldu. Ertuğrul Özkök, Mürekkep filminden yola çıkarak, The Sun'ın başlattığı, bir basın akımı haline gelen '3. sayfa Güzeli'ni (Page 3 girl) ve 44 yıl sonra son bulan hikâyesini yazdı.

Ertuğrul ÖZKÖK
“MÜREKKEP” CİNAYETİ: 3. SAYFA GÜZELİNİ KİM ÖLDÜRDÜ?
“Lido”, Venedik şehrinin hemen yakınındaki bir ada.
Burası, Visconti’nin bir sinema şaheseri olan “Venedik’te Ölüm” filminin çekildiği “Hotel des Bains’in” bulunduğu bölge.
Otel, adanın deniz kenarı boyunca uzanan Lungomare Guglielmo Marconi caddesi üzerinde bulunuyor…
Aynı cadde üzerinde biraz daha ilerde “Palazzo del Cinema” diye bir bina var.
Hikâyemiz işte o binada, geçtiğimiz çarşamba günü başlıyor.

GEÇEN ÇARŞAMBA GÜNÜ KIRMIZI HALI ÜZERİNE DÖKÜLEN MÜREKKEP
Burası 37 yıldan beri Venedik Film Festivali'nin yapıldığı bina.
O gün festivalin açılış günüydü ve açılış ilginç bir filmle başlıyordu:
“Mürekkep…”
Adı “Mürekkep’ti” ama konusu bu kırmızı halı üzerine dökülen mürekkepti.
Bu pazar sabahı size işte 2 Eylül 2026 gününden başlayan ama 56 yıl önceye giden bir “Thriller” anlatacağım.
Adı “Mürekkep Cinayeti: Arka Sayfa Güzelini kim öldürdü?”
FESTİVALİN AÇILIŞI MATBAA MÜREKKEBİ İLE YAPILIYOR
Venedik Festivali geçen çarşamba, bana göre İngiliz sinemasının en isyankar yönetmeni Danny Boyle’un yeni filminin gösterimi ile başladı.
Danny Boyle 1996’da bizleri hayran bırakan “Trainspotting” filminin yönetmeni.
Londra Olimpiyatları'nda bir tür küratörlüğünü yaptığı açılış seremonisi tarihe geçmişti.
O gün işte Danny Boyle’un yeni filminin ilk gösterimi vardı.
Filmin adı ilginçti:
“Ink…”
Yani “Mürekkep…”
Siz “Matbaa mürekkebi” olarak okuyun.
Boyle bu defa dünya medya tarihinin en ilginç konrularından birine girmişti.
“Bir tabloid gazetenin doğuşu…”

1969: MÜESSES MEDYA NİZAMINI YIKMAK İÇİN LONDRA’YA GELEN BİR AVUSTRALYALI
Şimdi geçen çarşambadan 1969 yılına dönüyoruz.
Hikâyemiz o günlerde başlıyor.
Avustralyalı bir medya patronu olan Ruppert Murdoch, Londra’ya geliyor ve o günlerde büyük zarar eden “The Sun” gazetesini satın alıyor.
Kendisi Avustalyalı bir göçmendir.
GAZETENİN BAŞINA TAŞRALI BİR İŞÇİ SINIFI ÇOCUĞU GELİYOR
Gazetenin başına Londra’nın “Müesses nizamını” temsil eden bir gazeteciyi değil, bir taşralıyı getiriyor.
Larry Lamb, Yorkshire’lı bir içi sınıfı çcocuğuydu.
Babası madenciydi.
Murdoch’un ona veridği görev şuydu:
İngiliz yerleşik düzeni gazeteciliğini temsil eden Daily Mirror’ı darmadağın ederek yerine geçmek.
Gazete, bu taşralı devrimini, yeni sahibi birinci yılını doldururken yapacaktı.
Bu devrimin adı da şuydu:
“Üçüncü sayfa devrimi…”
1970: ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİNİN DOĞUŞU
17 Kasım 1970…
Bu tarih sadece İngliz değil dünya basın tarihine “Oyunun kurallarının değiştiği gün” olarak geçecekti.
O gün The Sun gazetesini alanlar, üçüncü sayfayı açtıklarında gözlerine inanamadılar.
Sayfada koskocaman bir kadın fotoğrafı vardı.
Ve göğüsleri tamamen açıktı…
Ama asıl önemlisi fotoğraftaki kadın bir “Pin up” çizgi değil, gerçek bir kadındı.
Stephanie Rahn isimli, 20 yaşında tanınmış bir mankendi. Yani biraz “Komşudaki kadın” gibi tanıdıktı.
Peki gazete üstüne mürekkeple basılan çıplak kadını kim yaratmıştı?

ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİNİ KİM YARATTI: PATRON MU GENEL YAYIN YÖNETMENİ Mİ?
İki ayrı hikâye var.
The Sun’ın o dönemdeki sanat yönetmeni Vic Giles, yıllar sonra olayı anlatmıştı.
Üçüncü sayfanın normal tasarımını yapmış, ardından eğlence olsun diye üstsüz bir alternatif hazırlamıştı.
Giles’a göre, gazetenin genel yayın yönetmeni Larry Lamb buna karşı çıkmış, okuyucu kaybettireceğini söylemişti…
Bunun üzerine sanat yönetmeni fotorafı Rupert Murdoch’a göstermiş, o da “Hemen basın” demişti.
Tanıdığım Murdoch’a çok uygun bir davranış.
Giles’ın anlattığına göre Murdoch ertesi gün de “Üçüncü sayfa tarzının” sürdürülmesini istemişti.
O FOTOĞRAF YAYINLANDIĞINDA PATRONUN HABERİ YOKTU
Fakat The Sun’da o dönemde çalışan gazeteci Roy Greenslade farklı bir hikâye anlatıyor.
Ona göre fikir Larry Lamb’den çıkmıştı…
Genel yayın yönetmeni, birinci yıl dönümüne dikkati çekmek istiyordu ve işte bu formülü bulmuştu.
Üstelik, o fotoraf kararı alınıp basıldığı sırada Murdoch binada değilmiş.
Hatta fotoğrafı gazetede görünce patronun şaşırdığı anlatılıyordu.
Bana sorarsanız, bu kararı veren insanın bizzat Murdoch olması ihtimali daha kuvvetli.
Nereden çıkarıyorsun derseniz şuradan;
Üçüncü sayfa güzeli fotoğrafları yayınlanmaya başladıktan sonra Genel Yayın Yönetmeni Lamb bir karar almış.
Gazetenin kadın editörü Joyce Hopkirk’e her gün kullanılacak fotoğraf konusunda son söz hakkı vermiş.
Çünkü fotoğrafların pornografik görünmemesini istiyormuş.
Bence bu genel yayın yönetmeninin “Avustralyalı cüretkâr bir patronun kararını kontrol altına alma" girişimiydi.
ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİ MURDOCH İMPARATORLUĞUNUN İLK GÜNÜYDÜ
O gün belki çok az insan farkına vardı ama bu dünya tarihinde “Murdoch imparatorluğunun ilk günüydü…”
Ondan 7-8 yıl önce bir filmde “Ve Tanrı Kadını Yaratmıştı…”
Şimdi aynı “Tanrı Üçüncü Sayfa Güzelini” yaratıyordu.
Tıpkı Havva gibi…
Hayır, aslında ikisini de yaratan insanlardı.
Filmdeki kadını Roger Vadim yaratmıştı.
Bunu da Londra’nın müesses nizam medyasını yıkmaya and içmiş bir gazeteci patron yaratıyordu.

BİR YIL İÇİNDE GAZETENİN TİRAJI 2.5 MİLYONA ÇIKMIŞTI
Murdoch, The Sun’ı aldığında gazete yaklaşık 650 bin civarında satıyordu.
“Üçüncü Sayfa devriminden” 1 yıl sonra satışı 2.5 milyona ulaşmıştı.
Tanrı kadını, gazete üçüncü sayfa güzelini yaratmış, ikisi birlikte gazetenin tirajını 5 kat artırmıştı.
Üçüncü Sayfa Güzeli, bir iki yıl içinde Then Sun gazetesinin kurumsal kimliğinin bir parçası haline gelmişti.
1970’te başlayan ve kesintisiz yayınlanan göğsü açık kadın fotoğrafları, İngiliz pop kültürünün de bir parçası oldu.
ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİNİN ZOR YILLARI BAŞLIYOR
Böylece 2010 yılına kadar gelindi.
Artık kültür ve ahlak köprülerinin altından başka sular akmaya başlamıştı.
Bütün dünyada kadın hareketleri büyüyor, “MeToo" hareketinin ilk işaretleri görülüyordu.
İlk somut eylem 2012’de geldi.
Her yerde “No more Page 3” (Üçüncü sayfaya hayır) kampanyası başladı.
Gazetede çalışan kadın sayısı da artıyor, içerden de mırıltılar yükseliyordu.
VE SONUNDA PATRON BİR GÜN “BU ARTIK DEMODE” DİYOR
Sonunda bu mırıtılar patrona kadar da ulaştı.
44 yıl önce üçüncü sayfaya o üstü tamamen açık kadın fotoğrafını koydurma ve devam ettirme talimatı veren Murdoch, 2014 yılında herkesi şaşırtan bir şey söyleyecekti:
“Bu üçüncü sayfa güzeli artık demode bir şey…”
16 OCAK CUMA: ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİNİN ÖLÜMÜ
16 Ocak 2015… Bir cuma günüydü.
The Sun gazetesi o gün üçüncü sayfa güzelini son defa yayınladı.
Fotoğrafı yayınlanan son manken Lissy Cunningham oldu.
1970 yılında Stephanie Rahn ile başlayan 45 yıllık yolculuk sona ermişti.
Hikâye tam olarak orada bitmiyor.
Gazete birkaç gün üstsüz model yayımlamayınca herkes “Üçüncü Sayfa Güzelinin” kaldırıldığını ilan etti.
Ancak The Sun, 22 Ocak 2015’te bir kez daha üstsüz bir model yayımlayarak, bunu yazanlarla alay etti.
Hem de bunu “Açıklama ve düzeltme” olarak yayınladı.
Ancak 15 Ocak 2015 dünya medya tarihine “Üçüncü sayfa güzelinin ölümü” olarak geçti.
Ancak o gün kimse bunan aslında gazetecilikte “Mürekkebin” ölüm günü de olduğunu farketmedi.
SON SAHNE: ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİNİN KATİLİ KİM
Doğal bir ölüm değildi…
Birçok üçüncü sayfa tutkunu bunu “Bir cinayet” olarak niteledi.
Öyleyse üçüncü sayfa güzelini kim öldürmüştü?
Şu anlattığıma bakarsanız bu bir “Aile içi cinayetti…”
O “Güzeli” yaratanlar, kendi elleriyle öldürmüştü.
Ama gerçek katiller onlar değildi. Onlar sadece tetikçiydi.
Arkada azmettirenler vardı.
Onu “Zamanın ruhu” öldürmüştü…
Yükselen kadın hareketleri…
Bir de Instagram….
Artık oralarda öyle fotoğraflar paylaşılıyordu ki, “Mürekkeple” basılmış, çoğu kez de kötü bir baskının, dijital canlılık ve cüretle yarışması artık mümkün değildi.
GEÇEN ÇARŞAMBA FİLM BİTTİĞİNDE LİDO’DAKİ SALONDA NE OLDU?
2 Eylül Çarşamba günü, “Mürekkep” filminin gösterimi bittiğinde, bütün salon ayakta alkışlıyordu.
Alkışlar 5 dakika sürdü.
Film, James Graham’ın çok başarılı aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanmıştı.
Rupert Murdoch’ı Guy Pearce; genel yayın yönetmeni Larry Lamb’ı ise Jack O’Connell oynuyordu.
Senaryoda fim için yaratılmış bir de kadın gazeteci vardı:
Netflix’in “Crown” dizisinde Kraliçe Elizabeth’i oynayan Claire Foy…

1969’DA DÜNYAYI KİM DEĞİŞTİRDİ: AYA GİDEN ARMSTRONG MU, ÜÇÜNCÜ SAYFA GÜZELİ Mİ?
Filmin yönetmeni Danny Boyle, Venedik’te şunu söylüyordu:
“1969, aslında insanoğlunun aya ilk bastığı yıldı. Ama Murdoch ile Lamb’in aynı yıl yarattıkları yeni The Sun’ın “dünyayı çok daha fazla değiştirdi…”
Üçüncü sayfa güzeli bizim medyamıza 10 yıl gecikmeyle girdi.
12 Eylül darbesinden sonra siyasetten kaçış ikliminde Rahmi Turan ünlü Tan gazetesi ile bunu bizim medyamıza soktu.
Ama bizdeki adı “Arka Sayfa Güzeli” oldu…
GAZETECİLER “MÜREKKEP” KELİMESİNİ ÇOK SEVER, BENSE HÜZÜNLÜ BULURUM
Gazeteciler “Mürekkep” kelimesini çok severler.
Benimse mürekkep kelimesi ile hiç duygusal bağım olmadı.
Kariyerimi kağıt gazete ve onun üzerine mürekkeple basılan bir mecra ile yaptım ama o kağıt benim gözüme hep “Modası geçmiş bir hüznün” ifadesi gibi kaldı.
Ben de İstanbul’a “Müesses nizamı” yıkmak düşüncesiyle geldim.
Mürekkep kokusu ve makinelerin içinde dolaşırken kendimi hep Charlie Chaplin’in “Modern Zamanlar" filmindeki gibi, makine dişlileri arasına sıkışmış bir Kafka kahramanı olarak hissettim.
DÜNYA MEDYASINI HEP SİSTEMİN DIŞINDAN GELENLER DEĞİŞTİRDİ
Dünya medyasındaki büyük değişimi hep sisteme dışardan gelenler yaptı.
O nedenle Murdoch’tan esinlenerek böyle insanlara hep “Avustralyalılar” dedim.
1969 yılında The Sun gazetesinin üçüncü sayfasında çıplak fotoğrafı yayınlanan Stephanie Rahn’ın gerçek soyadı Khan’dı.
Editör yanlış yazdığı için adı öyle kalmıştı.
Stephanie Kahn veya kullandığı asıl ismi ile Stephanie Marrian bugün 78 yaşında…
Murdoch dünya medyasını en köklü biçimde değiştiren insandır.
Mürekkeple işimiz hâlâ tam olarak bitmedi.
Ama “Mürekkebi kim öldürdü” hikâyesini yazacağımız günler de çok yakın.
patronlardunyasi.com















