ABD, İran'a ait üç ham petrol tankerini vurdu, Türkiye'nin gözü pazartesi açılacak olan petrol piyasasında olacak
ABD ile İran arasındaki çatışmada yeni bir eşik aşıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın iki Amerikan savaş gemisini balistik füzelerle hedef almasının ardından İran’a ait üç ham petrol tankerini vurduğunu resmen açıkladı. Saldırı, İran’ın askeri kapasitesinden doğrudan petrol taşıma kapasitesine uzanan yeni bir cephe açtı. Cuma günü 96,28 dolardan kapanan Brent petrol için şimdi gözler pazartesi günkü ilk işlemlerde. Türkiye açısından soru ise çok daha büyük: Yeni risk primi petrolün ardından navlun ve sigortaya da yansırsa Türk şirketlerinin faturası ne kadar büyüyecek?

ABD ile İran arasındaki çatışmada enerji piyasalarının yakından izleyeceği yeni bir eşik aşıldı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 5 Eylül’de yaptığı resmi açıklamada Amerikan güçlerinin İran’a ait üç ham petrol tankerini vurduğunu duyurdu.
CENTCOM’a göre saldırı, İran Devrim Muhafızları’nın bölgede devriye gezen bir Amerikan uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerine balistik füze fırlatmasının ardından gerçekleştirildi. Amerikan gemilerinin saldırılardan kaçındığı ve ABD personelinin zarar görmediğini açıkladı.

KHARG ADASI AÇIKLARINDAKİ TANKER DE VURULDU
CENTCOM’un açıkladığı hedefler enerji piyasaları açısından dikkat çekici.
M/T Downy, İran’ın petrol ihracatının tarihi merkezi Kharg Adası açıklarında; M/T Stark 1 ise Jask yakınlarında kalıcı olarak devre dışı bırakıldı.
Umman Körfezi’ndeki yüksüz M/T Kylo —diğer adıyla Noxen— ise mürettebata gemiyi terk etmesi talimatı verilmesinin ardından birden fazla noktadan vurularak tamamen kullanılamaz hale getirildi.
Ancak burada önemli bir ayrım var:
Vurulan Kharg petrol terminali değil, Kharg açıklarındaki tanker.
Şu ana kadar Kharg terminalinin vurulduğuna ya da terminaldeki petrol yüklemelerinin bu saldırı nedeniyle durduğuna ilişkin teyit edilmiş bir açıklama bulunmuyor.
Reuters’a göre Kharg, savaş öncesinde İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği merkezdi.

CENTCOM İLK KEZ MESAJIN ADINI KOYDU: EKONOMİK MALİYET
Saldırının piyasa açısından asıl önemi yalnızca üç tankerin vurulması değil.
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’ın iki Amerikan gemisini hedef almasına karşı üç İran tankerinin vurulduğunu belirterek verilecek karşılığın “daha yüksek ekonomik maliyet” yaratacağını açıkça söyledi.
CENTCOM ayrıca tankerleri İran Devrim Muhafızları ve bölgedeki unsurlarını finanse eden milyarlarca dolarlık bir ağın parçası olarak tanımladı.
Böylece Washington, askeri karşılığın ekonomik hedefini de resmen tarif etmiş oldu:
İran’ın petrol taşıma kapasitesi.
Bu nedenle 5 Eylül saldırısının asıl sonucu üç geminin kaybedilmesinden daha büyük olabilir. Enerji piyasalarının önündeki soru, tankerlerin vurulmasının münferit bir misilleme olarak kalıp kalmayacağı ya da İran’ın petrol lojistiğinin bundan sonra sistematik biçimde askeri hedef haline gelip gelmeyeceği.

PETROL SALDIRIDAN ÖNCE ZATEN 96 DOLARI GEÇMİŞTİ
Üstelik saldırı petrol piyasalarının kapalı olduğu cumartesi günü gerçekleşti.
Dolayısıyla üç tankerin vurulmasının fiyatlara doğrudan etkisi henüz görülmedi.
Brent petrol cuma günü 96,28 dolardan kapandı. Haftalık yükseliş yüzde 7,6 oldu.
WTI ise 91,48 dolardan kapanırken haftalık yükselişi yaklaşık yüzde 10’a ulaştı.
Yani piyasa yeni saldırıya zaten ciddi bir jeopolitik risk primi taşırken girecek.
İlk gerçek fiyatlama Asya piyasalarının açılmasıyla başlayacak.

HÜRMÜZ’DE 15 GEMİDEN 4 GEMİYE
Petrol fiyatından belki daha önemli gösterge ise Hürmüz Boğazı’ndaki trafik.
Reuters’ın Kpler verilerine dayandırdığı son rakamlara göre perşembe günü Hürmüz’den yalnızca 4 emtia gemisi geçti.
Son 10 günlük ortalama ise yaklaşık 15 gemiydi.
Bununla birlikte rakamları yorumlarken temkinli olmak gerekiyor. AIS cihazlarını kapatarak seyreden gemiler bu sayımlara dahil olmayabiliyor.
Reuters’ın cuma günü aktardığı değerlendirmede de son gerilimin o aşamada Orta Doğu petrol ihracatında yeni ve somut bir daralma yarattığına ilişkin işaret bulunmadığı özellikle belirtiliyordu.
Fakat o değerlendirme üç İran tankerinin vurulmasından önceydi.
Şimdi piyasanın yeniden hesaplayacağı risk tam da burada.

TÜRKİYE’NİN İKİNCİ FATURASI PETROLDEN GELMEYEBİLİR
Türkiye açısından pazartesi günü yalnız Brent ekranına bakmak yeterli olmayacak.
Üç ayrı fiyatı birlikte izlemek gerekiyor:
Petrol, tanker navlunu ve savaş riski sigortası.
Çünkü Hürmüz çevresindeki askeri risk yükseldikçe Türkiye’nin enerji faturasına yalnız ham petrol fiyatı üzerinden değil, petrolün taşınması ve sigortalanması üzerinden de ek maliyet gelebilir.
Bu zincirin devamında rafineri, havayolu, petrokimya, plastik, kara ve deniz lojistiği ile enerji yoğun sanayiler bulunuyor.
Ancak bugün itibarıyla Tüpraş, THY, Pegasus ya da diğer Türk şirketlerine saldırının doğrudan maliyetini yazmak için henüz erken.
Şirketlerin operasyonlarında yeni bir aksama olduğuna veya son saldırının maliyetlerine belirli bir rakam eklediğine ilişkin doğrulanmış veri bulunmuyor.
PAZARTESİ DÖRT EKRANA BAKACAĞIZ
Bu nedenle pazartesi sabahı Patronlar Dünyası açısından izlenmesi gereken tablo yalnız “petrol kaç dolar oldu?” sorusundan ibaret olmayacak.
Brent’in açılışı, Hürmüz’den geçen tanker sayısı, tanker navlunları ve savaş riski sigorta primleri birlikte okunmalı.
Çünkü ABD’nin cumartesi günü vurduğu şey yalnızca üç İran tankeri değil.
Washington, İran’a karşı yürüttüğü savaşta petrolün taşındığı gemileri de açık biçimde ekonomik hedef tahtasına koydu.
Bunun Türk patronunun bilançosuna yansıyıp yansımayacağını ise pazartesi günü piyasalar söylemeye başlayacak.
patronlardunyasi.com















