Dolar
50,0017
0,05%
Euro
56,0108
0,08%
Sterlin
67,1336
0,09%
Bitcoin
3.812.666
-0,46%
BİST-100
10.961,67
1,88%
Gram Altın
6.299,972
-0,63%
Gümüş
49,3
-2,42%
Faiz
39,55
0,00%

Erdoğan, Kore'de otomobilden, nükleere, elektronikten teknolojiye uzanan trilyonluk varlıkları olan şirketlerin patronlarıyla buluştu, mesaj neydi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore ziyaretinde görüştüğü iş dünyası temsilcileri, Türkiye ile Kore arasında yalnızca ticaretin değil, geleceğin sanayi ve enerji yatırımlarının da gündemde olduğunu gösterdi. Hyundai Motor Group Yönetim Kurulu Başkanı Euisun Chung, KEPCO Başkan Yardımcısı Chan-Hyuk Chun ve Chemtronics-WiTS Yönetim Kurulu Başkanı Kim Bokyun ile yapılan temaslar, farklı sektörlerde yeni iş birliklerinin kapısını aralayabilecek nitelikte. Türkiye ile Güney Kore arasında 11 milyar doları aşan ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedeflenirken asıl dikkat çekici başlık, bu ticaretin yatırım ve üretim ortaklıklarıyla desteklenmesi. Erdoğan'ın Koreli şirketlere verdiği mesaj da tam olarak bu yöndeydi: Türkiye'de üretin, yatırım yapın, teknoloji paylaşın.

04.11.2026 07:04 • Güncelleme: 04.11.2026 07:27
Haberi paylaşın
Erdoğan, Kore'de otomobilden, nükleere, elektronikten teknolojiye uzanan trilyonluk varlıkları olan şirketlerin patronlarıyla buluştu, mesaj neydi?
16px
32px

Burak ARTUNER 

HYUNDAİ'NİN TÜRKİYE'DEKİ 30 YILLIK HİKÂYESİ

Görüşmelerin en tanıdık ismi Hyundai. Ancak Hyundai'nin Türkiye'deki hikâyesi yalnızca otomobil satışıyla sınırlı değil.

1997 yılında İzmit'te üretime başlayan Hyundai Motor Türkiye, şirketin en uzun süredir faaliyet gösteren yurtdışı üretim tesislerinden biri.

Bugüne kadar yaklaşık 3,4 milyon araç üreten fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 200 bin adet seviyesinde.

Hyundai'nin Türkiye'deki yeni dönemi ise elektrikli otomobille başladı.

Şirketin ağustos ayında yaptığı açıklamaya göre İzmit fabrikası, IONIQ 3 modelinin üretimine hazırlanıyor. Bu model, Hyundai Motor Türkiye'nin elektrikli araç üretimindeki ilk adımı olacak. Fabrikada pilot üretim faaliyetleri de başladı.

Resim

Hyundai Motor Group Yönetim Kurulu Başkanı Euisun Chung, temmuz sonunda Türkiye'ye gelerek IONIQ 3 üretim hazırlıklarını yerinde incelemişti. Chung'un Türkiye ziyaretinde üretim ve satış stratejisinin yanı sıra Hyundai Mobis'in batarya sistemleri tesisini de incelemesi, Türkiye'nin grubun elektrikli araç üretim zincirinde daha önemli bir konuma gelebileceğinin işaretiydi.

Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı, üretim altyapısı ve yetişmiş iş gücü Hyundai açısından önemli avantajlar sunuyor. İzmit fabrikasının elektrikli otomobil üretimine geçmesi de bu avantajların yeni dönemde kullanılacağının göstergesi.

Ancak Hyundai'nin Türkiye'de yeni bir model veya kapasite yatırımı açıklamasıyla gerçekleşmiş yatırım arasında ayrım yapmak gerekiyor.

Şimdilik IONIQ 3 üretimi somut gelişme. Bunun ötesindeki yeni kapasite artışları ise şirketin gelecekteki kararlarına bağlı.

KEPCO'NUN TÜRKİYE'DEKİ TRİLYONLUK DOSYASI

Erdoğan'ın görüştüğü isimlerden KEPCO Başkan Yardımcısı Chan-Hyuk Chun ise Türkiye'nin çok daha büyük ölçekli bir yatırım gündeminin merkezinde bulunuyor.

Güney Kore'nin devlet elektrik şirketi Korea Electric Power Corporation, yalnızca bir enerji şirketi değil, küresel ölçekte elektrik üretimi ve enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren dev bir kuruluş.

KEPCO'nun 2025 yılı verilerine göre:

Toplam varlıkları yaklaşık 254,9 trilyon Kore wonu.

Yıllık geliri yaklaşık 97,4 trilyon Kore wonu.

Elektrik satış hacmi 549,4 teravatsaat.

Çalışan sayısı 22 bin 670.

Bu büyüklük, şirketin Türkiye'deki olası projelerinin neden stratejik önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Türkiye'nin Sinop'ta planladığı ikinci nükleer santral projesi, KEPCO'nun Türkiye gündemindeki en önemli başlık.

Ankara ve Seul, 2025 yılında nükleer enerji alanında iş birliği mutabakatı imzalamıştı. Ardından teknik incelemeler ve fizibilite çalışmaları yürütüldü. Erdoğan da ziyaret öncesinde Yonhap'a verdiği röportajda Güney Kore'yi Sinop projesi için önemli bir potansiyel ortak olarak gördüklerini açıklamıştı.

Sinop'ta dört reaktörlü bir santral kurulması seçeneği üzerinde çalışılıyor. Güney Kore'nin APR1400 reaktör teknolojisi ve KEPCO'nun uluslararası nükleer santral deneyimi, bu projede şirketi güçlü adaylardan biri haline getiriyor.

Fakat burada henüz kesinleşmiş bir ihale veya nihai yatırım kararı bulunmuyor. Türkiye'nin elektrik üretim maliyetlerini, finansman koşullarını ve projenin ekonomik katkısını değerlendirmesi gerekiyor.

Erdoğan'ın Kore ziyaretinde imzalanan TÜNAŞ-KEXIM finansman mutabakatı da bu açıdan önemli. Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Kore İhracat-İthalat Bankası arasında imzalanan anlaşma, nükleer projeler için finansman seçeneklerinin değerlendirilmesine yönelik çerçeve oluşturuyor.

Başka bir ifadeyle Türkiye'nin nükleer enerji yatırımlarında yalnızca teknoloji değil, finansman da masaya gelmiş durumda.

ELEKTRONİK VE YARI İLETKENLERDE CHEMTRONICS-WITS

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüştüğü bir diğer isim Chemtronics-WiTS Yönetim Kurulu Başkanı Kim Bokyun.

Chemtronics, Güney Kore'nin elektronik, yarı iletken, otomotiv elektroniği ve ileri teknoloji alanlarında faaliyet gösteren şirketlerinden biri.

Şirketin faaliyet alanları arasında:

Yarı iletken üretiminde kullanılan kimyasal malzemeler ve işleme teknolojileri,

Elektronik cihazlar için bileşenler,

Otomotiv elektroniği ve görüntü sistemleri,

Elektrikli araç şarj sistemleri,

Kablosuz şarj teknolojileri bulunuyor.

Chemtronics'in 2025 yılı konsolide geliri yaklaşık 637,5 milyar Kore wonu oldu. Şirketin WiTS dahil farklı teknoloji alanlarında faaliyet gösteren bağlı kuruluşları bulunuyor.

WiTS ise özellikle kablosuz şarj teknolojileri ve elektronik bileşenler alanında faaliyet gösteriyor. Chemtronics'in Samsung Electro-Mechanics'in kablosuz şarj işini satın almasının ardından 2019 yılında kurulan WiTS, bugün grubun önemli teknoloji şirketlerinden biri.

Chemtronics ve WiTS'nin Türkiye açısından önemi, otomotiv ve elektronik üretiminin geleceğinde giderek daha fazla yer tutan teknolojilerde uzmanlaşmaları.

Elektrikli araçlar, batarya sistemleri, kablosuz şarj ve otomotiv elektroniği, Türkiye'nin üretim altyapısını geliştirmek istediği alanlar arasında.

Ancak Erdoğan'ın Kim Bokyun ile görüşmesinin ardından Türkiye'de açıklanmış yeni bir fabrika veya yatırım tutarı bulunmuyor. Bu temasın somut bir yatırım kararına dönüşüp dönüşmeyeceği, ilerleyen dönemde ortaya çıkacak iş birlikleriyle anlaşılacak.

11 MİLYAR DOLARLIK TİCARETTEN 15 MİLYAR DOLAR HEDEFİNE

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ekonomik ilişkilerde dikkat çeken bir başka unsur ise ticaret dengesizliği.

2025 yılında Türkiye'nin Güney Kore'ye ihracatı yaklaşık 1,14 milyar dolar olurken ithalatı 10,26 milyar dolara ulaştı.

Bu tablo, Türkiye'nin Kore ile ilişkilerinde yalnızca daha fazla ürün satmayı değil, üretim ve yatırım ortaklıklarını artırmayı da hedeflemesi gerektiğini gösteriyor.

Erdoğan'ın Koreli şirketlere Türkiye'de üretim yapmaları ve Türk firmalarıyla ortaklık kurmaları çağrısı bu nedenle önemli.

İki ülke arasında belirlenen 15 milyar dolarlık ticaret hedefi, Türkiye'de yeni üretim tesisleri, teknoloji transferi ve ortak ihracat projeleriyle desteklenebilirse daha dengeli bir ekonomik ilişki kurulabilir.

KORE SERMAYESİ TÜRKİYE'DE YENİ BİR DÖNEM AÇABİLİR Mİ?

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ilişkiler, Kore Savaşı'ndan gelen tarihi dostluğun ötesinde, son yıllarda savunma sanayii ve otomotiv alanında önemli bir ekonomik ortaklığa dönüştü.

Hyundai'nin İzmit'teki üretimi, POSCO'nun çelik yatırımları, Hyundai Rotem'in demiryolu ve savunma sanayii projeleri bu ilişkinin mevcut ayaklarını oluşturuyor.

Şimdi gündeme gelen başlıklar ise daha büyük.

Sinop nükleer santrali, elektrikli araç üretimi, yarı iletkenler, elektronik teknolojileri, kritik mineraller ve enerji dönüşümü...

Bunların her biri milyarlarca dolarlık yatırım ve uzun vadeli iş birliği potansiyeli taşıyor. Özellikle nükleer santral gibi projelerde yatırım tutarlarının trilyonlarca liraya ulaşabilecek büyüklükte olması, Türkiye-Kore ekonomik ilişkilerinin yeni dönemde nasıl şekillenebileceğini gösteriyor.

Erdoğan'ın Kore ziyaretinde Hyundai'den KEPCO'ya, Chemtronics-WiTS'den teknoloji ve enerji şirketlerine uzanan görüşme trafiği, Türkiye'nin Asya'daki ekonomik ortaklıklarını çeşitlendirme arayışının da bir parçası.

Burada şu noktaya dikkat etmek gerekiyor: Koreli şirketler Türkiye'yi yalnızca büyük bir pazar olarak mı görecek, yoksa Avrupa'ya açılan üretim ve teknoloji üssü olarak mı konumlandıracak?

Türkiye'nin beklentisi ikinci seçenek. 

Çünkü asıl kazanç, Kore'den otomobil veya elektronik ürün almak değil; o ürünlerin Türkiye'de üretilmesini, teknolojisinin paylaşılmasını ve buradan dünyaya ihraç edilmesini sağlamak.

Trilyonluk trafik, işte bu ihtimalin içinde yatıyor.

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Citi CEO'su Fraser; Şimşek, Karahan ve Türkiye Varlık Fonu yönetimiyle görüştü; Türkiye'nin küresel ticaretteki stratejik rolüne dikkat çekti
Citi CEO'su Fraser; Şimşek, Karahan ve Türkiye Varlık Fonu yönetimiyle görüştü; Türkiye'nin küresel ticaretteki stratejik rolüne dikkat çekti