Dolar
45,9595
0,04%
Euro
53,351
-0,13%
Sterlin
61,7774
-0,18%
Bitcoin
3.078.112
-0,94%
BİST-100
14.139,71
-0,43%
Gram Altın
6.590,036
-0,59%
Gümüş
74,23
-1,21%
Faiz
43,45
0,12%

Çöpe giden gıdalar küresel ısınmanın etkilerini artırıyor

Uzmanlar, gıda israfından kaynaklanan organik atıkların yol açtığı sera gazı emisyonlarının küresel ısınmayı hızlandırdığını, bu konuda farkındalığın ve eylemin küresel ölçekte artması gerektiğini belirtti.

13.06.2026 09:06Güncelleme: 13.06.2026 09:09
Çöpe giden gıdalar küresel ısınmanın etkilerini artırıyor
16px
32px

Küresel Gıda Bankacılığı Ağı Strateji ve İnovasyondan Sorumlu Kıdemli Direktör Ana Catalina Suarez Pena, "Sıfır Atık Forumu 2026"da gıda bankacılığını ve israfını değerlendirdi.

Küresel ölçekte metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20'sinin organik atıktan kaynaklandığına, organik atığın yaklaşık yüzde 77'sinin ise gıda atığı olduğuna dikkati çeken Suarez, "Aynı zamanda dünyada 2,5 milyar insan gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. Yani bir paradoks var. Bir yandan gıdayı israf ediyoruz, öte yandan insanlar açlıkla ve gıda güvensizliğiyle boğuşuyor. Gıda bankalarının yaptığı şey, bu iki konuyu birbirine bağlamak." diye konuştu.

Suarez, COP28'den bu yana gıda güvensizliği, toprak, tarım ve gıda sistemleri konularının giderek daha önemli hale geldiğini, her COP gündemine gıda sistemlerinin dahil edildiğini belirterek şöyle devam etti:

"İnsanlar bazen 'İklimi konuşurken neden gıda sistemlerinden bahsediyoruz?' diye soruyor. Bahsediyoruz çünkü gıda istikrarı her zaman risk altında. İklim değişikliğine bağlı felaketlerle karşılaştığımızda, gıda istikrarının bu felaketlerden nasıl etkilendiği giderek daha belirleyici hale geliyor. Çünkü hasat değişiyor, gübrenin maliyeti artıyor. Dolayısıyla gıdayı nasıl ürettiğimizi ve içinde bulunduğumuz koşullarda insanların nasıl besleneceğini konuşmamız gerekiyor."

Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31'de sıfır atık paketi çerçevesinde gıda israfını önlemenin yollarının ele alınacağını belirten Suarez, "Atmamız gereken en önemli adım, gıda israfını en baştan önlemek. Çünkü en iyi atık, hiç üretmediğiniz atıktır. COP31'den beklentimiz, atık gündeminin çok önemli bir yer edinmesi. COP31 başkanlığıyla görüştüğümüz konu da bunun müzakerelerin bir parçası olması, gıda israfını azaltmak için teşviklerin ve net bir gündemin oluşması." değerlendirmesinde bulundu.

"GIDA İSRAFINI ÖNLEMEK, GEZEGENİ SERİNLETMENİN EN İYİ YOLU"

Suarez, bir gıda bankasının, 1 ton gıdanın israf edilmesini ya da kaybolmasını önlediğinde, 2,6 ton karbon emisyonunun oluşmasını da engellediğini vurguladı.

Sıfır Atık Forumu'ndan COP31'e taşınması gereken mesajlardan birinin, iklim kriziyle mücadeleye yönelik taahhütleri yerine getirmenin en hızlı yolunun organik atığı azaltmak olduğunun altını çizen Suarez, gıda güvenliğini iyileştirmenin en hızlı yolunun gıdayı ihtiyaç sahiplerine ulaşılabilir kılmak olduğunu söyledi.

Suarez, insanlar gıda güvensizliğiyle karşılaşırken aynı zamanda üretilen gıdanın yüzde 30'unun israf edilmesi sorunlarına sahada halihazırda bir çözümün bulunduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

"COP31 başkanlığı için hazırladığımız sıfır atık paketine koyduğumuz önemli nokta da bu. Sahada gerçekleşen pek çok çözüm var. Yapmamız gereken, bu çözümleri teşvik etmek, desteklemek ve büyütmek. Bizim taahhüdümüz de bu. Çözüm bizim elimizde. Gıda kaybını ve israfını önlemek, gezegeni serinletmenin ve insanların gıdaya erişmesini sağlamanın en iyi yolu. Herkesin bu sorunu çözmek için etkin biçimde çalışmasını sağlamamız gerekiyor çünkü bu paradoks herkesin sorunu."

"TÜRKİYE'NİN GIDA İSRAFINI ÖNCELİKLERİNDEN BİRİ HALİNE GETİRMESİ ÇOK GÜÇLÜ BİR ADIM"

Küresel Gıda Bankacılığı Ağı İletişim ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Michael Oko da gıdanın israfını önleyerek güçlü bir sera gazı olan metan salınımın da önüne geçilebileceğini belirterek "Gıdayı israf etmek yerine insanlara ulaştırabilirsek ya da kompost gibi başka çözümlere yönlendirebilirsek gezegeni ısıtan emisyonları gerçekten ciddi biçimde azaltabiliriz." diye konuştu.

Gıda israfının, emisyonların yaklaşık yüzde 8 ila 10'una yol açarak büyük bir kısmını oluşturduğunu aktaran Oko, gıda israfını azaltarak emisyonları düşürmenin mümkün olduğunu, öte yandan küresel ölçekte iklim finansmanının yalnızca yüzde 4 kadarının gıda sistemlerine yöneltildiğini anımsattı.

Oko, gıda israfı konusunun son zamanlarda uluslararası platformlarda daha görünür hale geldiğine işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye bu alana ciddi bir liderlik getiriyor. Gıda israfının bu yıl gündemin en üst sırasında yer alması gerektiğini görüyoruz. Türkiye'nin bunu önceliklerinden biri haline getirmesi çok güçlü bir adım. Dünyada gıda bankacılığı da dahil olmak üzere bu soruna çözüm olabilecek pek çok yöntem var ve bunlar hem gıda güvenliğini hem de iklimi aynı anda ele alabiliyor. Yalnızca sözlere değil, eyleme ve uygulamaya ihtiyacımız var, bu yıl COP'ta görmeyi umduğumuz şey de tam olarak bu."

patronlardunyasi.com