Dolar
46,6778
0,04%
Euro
53,2408
-0,09%
Sterlin
61,8378
-0,13%
Bitcoin
2.725.232
-0,12%
BİST-100
14.110,46
-0,08%
Gram Altın
5.947,639
-1,07%
Gümüş
57,45
-2,14%
Faiz
43,45
0,12%

ABD'de Chobani markasını milyarlarca dolarlık bir markaya dönüştüren Hamdi Ulukaya'nın Türkiye'deki yatırımının ayak sesleri 

ABD’de önce hikâyesini anlattı, sonra Chobani milyarlarca dolarlık bir markaya dönüştü. Türkiye’de ise önce Fenerbahçe, ardından “Türkiye’ye yatırım için bundan daha iyi zaman olamaz” sözleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabul, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanlığı ve son olarak Erzincanspor sponsorluğu… Hamdi Ulukaya’nın peş peşe attığı adımlar, yalnızca birbirinden bağımsız gelişmeler mi, yoksa Amerika’da başarıya ulaştığı iş modelinin Türkiye’deki ilk satırları mı? Bence Hamdi Ulukaya, Türkiye'de büyük bir yatırım hazırlığı içinde ve bu gördüklerimiz de sürecin parçası...

01.07.2026 06:05Güncelleme: 01.07.2026 06:17
ABD'de Chobani markasını milyarlarca dolarlık bir markaya dönüştüren Hamdi Ulukaya'nın Türkiye'deki yatırımının ayak sesleri 
16px
32px

Toygun ATİLLA

Patronlar Dünyası'nda dün akşam saatlerinde manşette yer alan, "Memleketine 5 Milyon Dolar" başlıklı haber dikkatimi çekti. Haberin öznesi Hamdi Ulukaya'ydı. Memleketinin takımı Erzincanspor'a sponsor olmuş, 5 milyon dolar vermişti. 

Bu haberi okuduktan sonra, Hamdi Ulukaya’nın son bir yılda Türkiye’de attığı adımları kronolojik olarak önüme koydum. Ortaya ilginç bir tablo çıktı.

İlk durak 30 Temmuz 2025'ti...

Chobani ile Fenerbahçe arasında Türk spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmalarından biri imzalandı. Aynı gün CNBC-e’ye konuşan Hamdi Ulukaya şu cümleyi kurdu: "Biz Türkiye pazarına Fenerbahçe ile girelim, gerisi gelir.”

Chobani o tarihte Türkiye’de faaliyet göstermiyordu, buna rağmen Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinden biriyle uzun vadeli bir iş ortaklığı kuruyordu. 

Bir gün sonra mesaj daha da netleşti.

“Chobani Türkiye’ye gelecek.” Ardından şu cümleyi ekledi: “Yatırım için bundan güzel bir dönem ve fırsat olamaz.”

Sonra çıtayı biraz daha yükseltti: “Türkiye’ye sadece Chobani gelmeyecek. Etrafımızdaki büyük markaları da Türkiye’ye davet edeceğiz.”

O zaman anladım ki, Hamdi Ulukaya’nın anlatısında Türkiye, giderek daha büyük bir yer tutmaya başlıyordu.

Aradan aylar geçti.

21 Nisan 2026’da bu kez Hamdi Ulukaya, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı sıfatıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul edildi. Ertesi gün Ankara’da yapılan temaslarda Ulukaya liderliğindeki heyet, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin büyütülmesini, yatırım fırsatlarını ve ekonomik iş birliklerini görüştü.

Hamdi Ulukaya yalnızca Chobani’nin kurucusu değil, iki ülke arasında ekonomik köprü kurmaya çalışan isimlerden biri olarak da öne çıkıyordu. Son halka ise dün Erzincan oldu. Hamdi Ulukaya, doğduğu şehrin takımı Erzincanspor’un forma göğüs sponsoru oldu. Bu desteği “yatırım” değil, memleketine duyduğu vefanın bir göstergesi olarak anlattı.

Şimdi bütün bu kronolojiyi yeniden okuyalım.

Önce Fenerbahçe…

Sonra “Türkiye pazarına Fenerbahçe ile girelim” sözü…

Ardından “Chobani Türkiye’ye gelecek” açıklaması…

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi…

ABD-Türkiye İş Konseyi…

Son olarak ise Erzincan…

Bunların hiçbiri tek başına “Hamdi Ulukaya Türkiye’de fabrika kuruyor” dedirtmez.

Böyle bir resmi açıklama da zaten yok.

Tüm bu adımlar bana başka bir şeyi düşündürüyor.

Hamdi Ulukaya’nın Amerika’daki başarısını incelerken dikkatimi çeken ortak bir nokta oldu.

Chobani önce bir yoğurt markası olarak büyümedi. Anadolu’dan Amerika’ya giden genç bir girişimcinin hikayesi, kapanmak üzere olan bir fabrikayı yeniden ayağa kaldıran iş insanı, çalışanlarını şirketin başarısına ortak eden bir patron…

Yerel çiftçiyi büyümenin merkezine koyan girişimci…

Bugün Türkiye’deki adımlarına baktığımda da benzer bir yöntem görüyorum.

Önce tuttuğu takım Fenerbahçe…

Sonra doğduğu şehir Erzincan…

Sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi…

Sonra ABD-Türkiye İş Konseyi…

Sanki önce Türkiye ile duygusal ve kurumsal bağını güçlendiriyor.

Sonra ekonomik zemini hazırlıyor.

Bu elbette bir tespit değil, gözlem.

Ortada açıklanmış bir yatırım kararı da zaten yok.

Hamdi Ulukaya’nın kendi sözleri ve attığı adımlar yan yana koyduğumda, Amerika’da başarıya ulaştığı yöntemin Türkiye’de de benzer şekilde ilerlediğini düşündüren güçlü işaretler var.

Belki Türkiye’ye sadece Chobani markasını getirecek. Belki de Türkiye’yi bölgesel bir üretim ve ihracat merkezi olarak konumlandıracak. Belki hiç bilmediğimiz bir yatırım modeli getirecek...

Bunu zaman gösterecek.

Fikrimi soracak olursanız. Elbette bu bir tahmin. Bence Hamdi Ulukaya Türkiye'de önemli bir yatırım yapacak. 

Neden bunu söylüyorum...

Hamdi Ulukaya’nın en büyük başarısının sadece yoğurt satmak olduğunu düşünmüyorum. İnsanlarla, yaşadığı toplumla, çalışanları ile kurduğu pozitif ve paylaşımcı bağ bana bunları söyletiyor. 

Hamdi Ulukaya'nın önce ABD'de yaptıklarına sonra Türkiye'deki son 1 yıldır olan görünürlüğüne baktığımda yeni bir maceraya yelken açtığını görüyorum. 

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Şişecam’ın Silisyum işleme teknolojisi ve bilgisi, dünyada en çok aranan yarı iletkenleri işlemeye dönüşür mü
Şişecam’ın Silisyum işleme teknolojisi ve bilgisi, dünyada en çok aranan yarı iletkenleri işlemeye dönüşür mü