Dolar
44,4817
0,08%
Euro
51,0256
0,03%
Sterlin
58,7541
0,15%
Bitcoin
2.942.480
-0,61%
BİST-100
12.661,7
0,28%
Gram Altın
6.502,184
0,86%
Gümüş
72,74
3,85%
Faiz
44,07
-0,88%

Bakan Kacır, Made in EU düzenlemesini yakından takip ettiklerini söyledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Made in EU düzenlemesi, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor, yasalaşma sürecini tüm teknik yönleriyle yakından takip ediyoruz" dedi.

31.03.2026 09:41Güncelleme: 31.03.2026 09:48
Bakan Kacır, Made in EU düzenlemesini yakından takip ettiklerini söyledi
16px
32px

Uluslararası Yatırımcılar Derneğinin (YASED) düzenlediği 45. Olağan Genel Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, YASED Başkanı Tolga Demirözü, YASED'in yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, küresel ekonominin yön arayışına girdiği bir süreçte olduğunu vurgulayarak, liberal ticaret döneminin kapandığını, yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikalarının öne çıktığını söyledi.

Kacır, jeopolitik krizlerin, enerji ve hammadde tedarikindeki kırılganlıkların küresel üretim haritasını yeniden şekillendirdiğine işaret ederek, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomi için dijital dönüşümün ve yeşil dönüşümün gün geçtikçe önemini artırdığını kaydetti.

Yenilikçi teknolojilerde sahip oldukları kapasite ve kabiliyetlerin ülkelerin üretimde, ticarette, kalkınmada ayrışmasını sağladığını aktaran Kacır, şöyle devam etti:

"Siyasi istikrarın, inovasyon ve verimliliğin, tedarik zincirlerinde dayanıklılığın ve arz güvenliğinin ön plana çıktığı bu tabloda, Türkiye olarak sanayi ve teknolojide son 23 yılda muazzam mesafe kaydettik. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik üretiminde Avrupa'da lideriz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini üretiminde Avrupa'nın önde üreticileri ve tedarik merkezleri arasındayız. Türkiye bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla sayıda pazara ihraç eden ülkedir. Üretim gücüyle dünyanın önde gelen tedarik merkezlerinden biridir."

"HER ALANDA, ÜLKEMİZE ÇAĞ ATLATACAK ESER VE HİZMETLERİ HAYATA GEÇİRDİK"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, ekonomik verilerin üretimde ve teknoloji geliştirmede ulaştıkları mertebenin 23 yılda attıkları isabetli adımların neticesi olduğunu tescillediğini belirtti.

Kacır, Türkiye'nin istiklali ve istikbalinde yeni bir sayfa açtıkları bu süreçte, ürün ihracatını 36 milyar dolardan 273 milyar dolara, milli geliri 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdıklarını vurguladı.

Türkiye'nin 18 bin doları aşan kişi başına milli gelirle yüksek gelirli ülkeler grubuna adım attığını anımsatan Kacır, "Geçtiğimiz yıl sanayi katma değerimiz yüzde 2,9 ile son 4 yılın en hızlı artışını kaydetti. Uzun vadeli üretim kapasitemiz açısından büyük önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 5 yükseldi. Elbette bu kazanımlar için bugüne dek hep birlikte büyük çaba sarf ettik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yılda siyasi istikrarla tahkim edilmiş bir ekonomik istikrar zemini inşa ettik. Özel sektörün yatırım iştahını besleyen bir teşvik çerçevesi oluşturduk. Ulaştırmadan enerjiye, eğitimden sağlığa, planlı sanayileşmeden inovasyona kadar her alanda, ülkemize çağ atlatacak eser ve hizmetleri hayata geçirdik." diye konuştu.

Kacır, etkin AR-GE teşvik sistemiyle büyük bir AR-GE ve inovasyon altyapısı kurduklarının altını çizerek, insan kaynağını, sanayinin ve teknoloji ekosisteminin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donattıklarını bildirdi.

Yerli-yabancı ayrımı gözetmeden Türkiye'ye güvenen, bu topraklarda üreten, istihdam oluşturan, teknoloji geliştiren ve ihracata katkı sağlayan her yatırım ve girişimin önünü açtıklarını anlatan Kacır, şunları söyledi:

"Türkiye'yi uluslararası yatırımcılar açısından güvenilir ve dirençli bir ortak konumuna taşıdık. 2002'ye döndüğümüzde ülkemizin uluslararası doğrudan yatırım stoku sadece 14 milyar dolardı. Son 23 yılda kararlılıkla hayata geçirdiğimiz yapısal reformlar ve tesis ettiğimiz güven iklimi sayesinde 290 milyar dolara yakın uluslararası doğrudan yatırımı ülkemize getirdik. 1990'larda yüzde 0,2 seviyesinde olan küresel uluslararası doğrudan yatırımlardan aldığımız payı yüzde 1'in üzerine taşıdık. Doğrudan yatırım performansımızla Türkiye ile aynı kulvarda değerlendirilen pek çok ülkeden pozitif ayrıştık. Bugün 88 bin uluslararası firma ülkemizde kazanıyor, ülkemize kazandırıyor."

"1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE FİNANSMANI SANAYİCİLERİMİZİN, KOBİ'LERİMİZİN VE YEŞİL TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİNİN HİZMETİNE SUNDUK"

Bakan Kacır, 800'e yakın küresel firmanın AR-GE ve tasarım merkezleriyle, teknoparklarda geliştirdikleri yenilikçi projelerle Türkiye'nin teknoloji kapasitesine güç kattığını söyledi.

Kacır, öngörülebilir, istikrarlı ve güçlü bir yatırım ortamı sunma kararlılıklarını teşvik mekanizmalarıyla da somutlaştırdıklarını dile getirdi.

Geçen yıl devreye aldıkları yeni teşvik sistemiyle "Milli Teknoloji Hamlesi" ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara ayrıcalıklı ve kapsamlı destekler sunduklarını anlatan Kacır, "Türkiye'yi yüksek teknoloji yatırımlarının adresi haline getirmek üzere tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30'u devreye aldık. Program kapsamında bugüne dek mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi alanlarında yatırımların önünü açtık. Geçtiğimiz yıl 4,4 milyar dolar destek öngörüsüyle veri merkezi, yapay zeka, kuantum altyapısı ve endüstriyel robot yatırımlarına yönelik çağrılar başlattık." şeklinde konuştu.

Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ekseninde Merkez Bankasıyla birlikte kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı finansman sunduklarının bilgisini paylaşarak, programda bugüne kadar yüksek katma değerli 73 projede 397 milyar liralık yatırımın önünü açtıklarını ifade etti.

Bugünün dünyasında yalnızca üretmenin yetmeyeceğine işaret eden Kacır, "Verimliliği artırmak ve sürdürülebilirliği merkeze almak rekabetçi üretimin olmazsa olmazıdır. Sanayimizi çevre dostu yatırımlarla büyütmek ve üretimi daha akıllı hale getirmek üzere 'Dijital ve Yeşil Dönüşüm Programları'nı uygulamaya aldık. Dünya Bankası işbirliğinde yürüttüğümüz projelerle, 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimizin, KOBİ'lerimizin ve yeşil teknoloji girişimlerinin hizmetine sunduk. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye ekonomisinin üretimle ve katma değerle büyümesi için gereken her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu.

"115 ÜLKE İLE İMZALADIĞIMIZ YKTK ANLAŞMALARIYLA YATIRIMCILARIMIZA ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR YATIRIM ZEMİNİ SUNUYORUZ"

Kacır, Türkiye'nin Avrupa'nın en dinamik ve büyük ekonomileri arasında olduğunu belirterek, Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları ile yatırımcılar için 1 milyar nüfusluk geniş bir pazara gümrüksüz erişim sağlayan stratejik bir üretim ve ihracat merkezi olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin üç kıtanın kesişim noktasındaki konumunun üretimden lojistiğe, ticaretten teknolojiye kadar çok farklı alanlarda avantajlar sağladığını kaydeden Kacır, "Bugün birçok gelişmiş ülkede dahi bulunmayan ulaştırma ağını son 23 yılda hükümetlerimiz oluşturdu. Yatırımcılar İstanbul Havalimanı'ndan 4 saatlik uçuşla 32 trilyon dolarlık dev bir ekonomik havzaya doğrudan erişebiliyor." dedi.

Kacır, insan kaynağının en büyük hazine olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin pek çok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genç bir nüfusa sahip olduğunu kaydetti.

Avrupa'daki en rekabetçi elektrik maliyetlerinden birini üreticilere sunduklarını aktaran Kacır, "Yenilenebilir enerji yatırımları ile bir yandan enerji arz güvenliğini tahkim ederken diğer yandan yatırımcılara sürdürülebilir, yeşil üretim fırsatı sağlıyoruz. 115 ülke ile imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılarımıza uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"ANADOLU ŞEHİRLERİMİZDE SANAYİLEŞMEYİ HIZLANDIRARAK, MARMARA'NIN YÜKÜNÜ HAFİFLETECEĞİZ"

Mehmet Fatih Kacır, gelecek dönemde sanayinin düşük karbonlu üretime geçişine ivme kazandıracaklarını vurgulayarak, fiber altyapı, 5G ve ötesi, bulut teknolojileri alanlarında yatırımlarla Türkiye'nin dijital ekonominin sunduğu fırsatlardan en ileri seviyede yararlanmasını sağlayacaklarını söyledi.

Kacır, insan kaynağını geleceğin dünyasına hazırlamaya devam edeceklerini belirterek, "Sanayi Alanları Master Planımızda öngördüğümüz Samsun-Mersin, Sivas-Iğdır, Mersin-Şırnak ve Trabzon-Şırnak Sanayi Gelişim Koridorlarıyla, Anadolu şehirlerimizde sanayileşmeyi hızlandırarak, Marmara'nın yükünü hafifleteceğiz. Dirençli ekonomisi, yüksek teknolojideki vizyonu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle Türkiye, geleceğin yatırım haritasında öne çıkan ülkelerden biri olacak. Hedeflerimize ilerlerken istişare en temel ilkemizdir." ifadelerini kullandı.

"Türkiye Yüzyılı"nı yatırım yüzyılına dönüştürmek üzere Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çatısı altında iş dünyası temsilcileriyle yakın şekilde çalıştıklarını aktaran Kacır, kurulun sunduğu diyalog mekanizmasının yatırımcıların karşılaştığı yapısal sorunları hızla tespit etmelerine, bürokratik süreçleri yalınlaştırmalarına ve daha öngörülebilir bir hukuki zemin oluşturmalarına imkan tanıdığını kaydetti.

Kacır, YASED'in de 45 yıllık birikimi ve küresel ağıyla bu mekanizmada aktif bir rol üstlendiğini vurgulayarak, uluslararası yatırımcıların sesini, beklentilerini ve önerilerini karar alma süreçlerine doğrudan taşıdığını memnuniyetle ifade ettiğini dile getirdi.

"İRAN MERKEZLİ ÇATIŞMALARIN TÜRKİYE'YE ETKİLERİNİ EN AZA İNDİRMEK İÇİN GAYRET GÖSTERİYORUZ"

Kacır, fırtınalı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, İran merkezli çatışmaların Türkiye'ye etkilerini en aza indirmek için gayret gösterdiklerini bildirdi.

Sanayicinin rekabet gücünü korumak için ihracat pazarlarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Kacır, "Özellikle 'Made in EU' düzenlemesinin sanayimizin tüm sektörlerinde herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması adına yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşe şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor, yasalaşma sürecini tüm teknik yönleriyle yakından takip ediyoruz." diye konuştu.

Kacır, müteşebbislerle birlikte Türkiye'nin değer önerisini güçlendirecek adımlar atmaya devam edeceklerini kaydederek, ortak akıl, yakın işbirliği ve karşılıklı güven temelinde, gelecek dönemde nice başarılara imza atacaklarını sözlerine ekledi.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Bora Koçak, gazete ilanından Sodexo Türkiye’nin CEO’luğuna uzandı
Bora Koçak, gazete ilanından Sodexo Türkiye’nin CEO’luğuna uzandı#Sodexo