Dolar
46,9849
0,13%
Euro
53,6798
0,05%
Sterlin
63,0077
0,01%
Bitcoin
2.998.788
1,05%
BİST-100
14.321,19
1,53%
Gram Altın
6.197,776
-0,38%
Gümüş
59,61
-0,66%
Faiz
40,75
-0,54%

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'ndan 1,2 milyar euroluk Türkiye yatırımı

EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone, 2026'nın ilk yarısında Türkiye'ye 1,2 milyar euro yatırım yaptıklarını belirterek, "Yılın geri kalanı için de proje havuzumuz oldukça güçlü. Dolayısıyla, bu yıl da geçen yılki yatırım seviyelerine yakın bir noktada olacağımızı düşünüyorum." dedi.

10.07.2026 08:58Güncelleme: 10.07.2026 09:05
Haberi paylaşın
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'ndan 1,2 milyar euroluk Türkiye yatırımı
16px
32px

Matteo Patrone, yaptığı değerlendirmede, EBRD olarak geçen yıl Türkiye'ye 54 operasyonda 2,7 milyar euro yatırım yaptıklarını ve rekor bir yılı geride bıraktıklarını söyledi.

Bu yıla da güçlü bir proje havuzuyla başladıklarını dile getiren Patrone, "Yılın ilk yarısında şimdiden 1,2 milyar euro yatırım yapmış olduğumuzu söylemekten memnuniyet duyuyorum. Yılın geri kalanı için de proje havuzumuz oldukça güçlü. Dolayısıyla, bu yıl da geçen yılki yatırım seviyelerine yakın bir noktada olacağımızı düşünüyorum." diye konuştu. Orta Doğu başta olmak üzere bölgede devam eden çatışmalardan ve küresel zorlukların etkisinden bahseden Patrone, çok dalgalı ve değişken bir ortamda yaşadıklarını anlattı.

Patrone, EBRD'nin öncelikleri arasında Ukrayna reel ekonomisini desteklemeyi sürdürmenin yer aldığını belirterek, savaşın başlangıcından beri bu ülkede gerçekleştirdikleri yatırımların 10 milyar euroyu aştığını bildirdi. Öte yandan, Orta Doğu'daki kriz nedeniyle kriz müdahalesine yönelik bir paketi onayladıklarına dikkati çeken Patrone, şöyle devam etti:

"Bu paket Ürdün, Lübnan, Irak ve Batı Şeria gibi doğrudan etkilenen bölgelerin yanı sıra, dolaylı olarak etkilenen ülkelere de odaklanıyor. Türkiye, Mısır ve Kafkaslar bu bölgelerden. Krizden doğrudan etkilenen birçok ülkede faaliyet gösteriyoruz. Ancak krizden doğrudan etkilenmemesine rağmen dolaylı etkilerini yoğun şekilde hisseden ülkelerde de varlık gösteriyoruz. Türkiye'de, krizle bağlantılı kırılganlıklara maruz kalan şirketlere likidite hatları sağlamaya odaklanıyoruz. Bunun yanı sıra, şu an için problemli olan sermaye piyasaları gibi alternatif finansman kaynaklarıyla finanse edilemeyen yatırım projelerine sahip şirketlere uzun vadeli finansman sağlıyoruz."

EBRD Başkan Yardımcısı Patrone, küresel tedarik zincirlerindeki aksamalar ile Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'de artan lojistik riskler dikkate alındığında, Türkiye'nin yakından tedarik (nearshoring) için önemli bir destinasyon ve güvenli bir transit koridor olma potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı. Türkiye'nin bu konuda sadece güçlü bir potansiyele sahip olmakla kalmadığını ve bu durumun bir gerçeklik olduğunu dile getiren Patrone, şu açıklamalarda bulundu:

"Ülkede otomotiv sektöründe ve bunun yanı sıra beyaz eşya ile dayanıklı tüketim malları gibi diğer sanayi kollarında çok sayıda endüstriyel ortak girişim bulunuyor. Türkiye, küresel değer zincirlerinde bir yakın coğrafyadan tedarik destinasyonu olarak halihazırda çok önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda, ülkenin lojistik potansiyelini sürdürülebilir bir şekilde artırmayı amaçlayan Tersan Grubu ile yakın zamanda bir işlem imzaladık."

Patrone, bu yıl Türkiye'de gerçekleştirilecek COP31'e de değinerek, İstanbul'da özel sektör temsilcileri ve resmi makamlarla yaptıkları çok sayıdaki görüşmede bu konunun öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu bildirdi. Bu bağlamda EBRD'nin önceliklerine işaret eden Patrone, şu ifadeleri kullandı:

"Banka olarak önceliklerimizden biri, emisyon yoğun sektörlere yönelik Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu'nda kaydedilen ilerleme ve gelişmedir. Bu platform kapsamında EBRD, uluslararası kuruluşlar, özel sektör paydaşları ve resmi makamlarla yakın işbirliği içinde, söz konusu sektörlerde enerji verimliliği ve karbonsuzlaştırma projeleri için toplam 5 milyar euroluk yatırımın harekete geçirilmesini hedefliyor. Bu da COP31'de önemli bir rol oynayacak. COP31'in bu girişimi daha da ileriye taşımamız için bizim adımıza çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum."

"TÜRKİYE SAĞLAM BİR KONUMDA"

Matteo Patrone, Türk ekonomisindeki gelişmelere ve ekonomi yönetiminin politikalarına değinerek, Orta Doğu'daki krizin son yansımalarına dikkat çekti. Ekonomi yönetiminin politikalarına işaret eden Patrone, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bölgedeki son kriz de dahil olmak üzere pek çok dışsal faktörün bulunduğu mevcut dalgalı ortamda Türkiye'nin bir süre öncesine göre çok daha dirençli ve sağlam bir konumda olduğunu düşünüyorum. Bu, tam olarak enflasyon yönetimi konusunda uygulamaya konulan ekonomi politikaları sayesinde oldu. Reel ekonominin bir taraftan, makroekonomik durumun ise diğer taraftan, başka durumlarda olabileceğinden çok daha istikrarlı olmasının nedeni budur. Bu dışsal faktörlerin enflasyon üzerinde baskı yarattığı doğru ve bu da ne yazık ki bu dezenflasyonist trendin hepimizin istediğinden biraz daha uzun süreceği anlamına geliyor ancak dezenflasyonist trendin temellerinin çok güçlü olduğunu ve bu anlamda gidişatın oldukça pozitif bir yönde olduğunu düşünüyorum."

patronlardunyasi.com