Dolar
44,3237
0,19%
Euro
50,8476
0,31%
Sterlin
58,832
-0,06%
Bitcoin
3.137.476
-0,60%
BİST-100
13.115,13
-0,78%
Gram Altın
6.870,674
0,24%
Gümüş
73,79
-2,15%
Faiz
40,38
0,00%

Vergisini düzenli ödeyen mükelleflere indirim için 6 kritik nokta

Vergi takviminin en yoğun dönemine girilirken, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri için geri sayım başladı. Vergisini düzenli ödeyen mükellefler için sağlanan yüzde 5’lik vergi indirimi bu yıl 12 milyon TL limitine kadar uygulanabilecek; ancak düşük kalan borç sınırı ve katı şartlar birçok işletmeyi bu avantajdan mahrum bırakma riski taşıyor.

19.03.2026 04:49Güncelleme: 19.03.2026 04:57
Haberi paylaşın
Vergisini düzenli ödeyen mükelleflere indirim için 6 kritik nokta
16px
32px

Mart ve Nisan aylarını kapsayan kritik beyan dönemi başlarken, mükelleflerin en çok merak ettiği konuların başında gelen "uyumlu mükellef indirimi"ndeki güncel limitler ve uygulama detayları netleşti. Dünya Gazetesi'nden Osman Arıoğlu da konuyu bugünkü köşe yazısına taşıdı:

Vergi takvimi açısından yılın en yoğun dö­nemlerinden birine giriyoruz. Yeni bir sü­re uzatımı yapılmadığı takdirde, 2025 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin öden­mesi için son gün 31 Mart’tır. Kurumlar vergisi mükellefleri açısından ise, hesap dönemi tak­vim yılı olanlar için beyan süresi 30 Nisan’da sona ermektedir.

Beyan sürelerine ilişkin mevcut düzenleme, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2019 yılında yayım­ladığı Vergi Usul Kanunu 115/2019-5 sayılı sir­küleri ile belirlenmiştir. Beyan sürelerinin ayın son gününe kadar uzatılmış olması, günümüz koşulları dikkate alındığında isabetli bir uygu­lamadır. Zira elektronik beyanname sistemi ol­dukça gelişmiş, beyannamenin verilmesiyle bir­likte tahakkuk işlemleri anında gerçekleşmekte ve ödeme yapılabilecek bankalar sistem üzerin­den hızlıca görülebilmektedir. Bu nedenle beyan ve ödeme süreleri arasında zaman farkı bırakıl­maması doğrudur.

DÜZENLİ ÖDEYENLERE İNDİRİM

Vergiye uyumlu mükelleflere yönelik indirim uygulaması, 6824 sayılı Kanun ile vergi siste­mimize dahil edilmiştir. Uygulama; ticari, zirai veya mesleki kazanç nedeniyle gelir vergisi mü­kellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükellefle­rini kapsamaktadır. Ancak finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve rea­sürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve fon­lar bu kapsamın dışındadır.

İndirim oranı, yıllık beyannamede hesapla­nan verginin %5’i olarak belirlenmiştir. Bunun­la birlikte, indirim tutarı için bir üst sınır öngö­rülmüş olup, 2025 yılı beyannamelerinde uygu­lanacak bu tutar 12 milyon TL’dir.

UYGULAMA ŞARTLARI

İndirimden yararlanabilmek için bazı koşulla­rın birlikte sağlanması gerekmektedir:

●İndirimin hesaplanacağı yıl ile önceki iki yı­la ait KDV, muhtasar ve prim hizmet, geçici ver­gi ve ÖTV beyannamelerinin süresinde verilmiş olması,

●Kanuni süresinde verilen beyannamelerin düzeltme veya pişmanlıkla yenilenmesi bu şar­tı ihlal etmiyor,

●Beyannameler üzerine tahakkuk eden vergi­lerin süresinde ödenmiş olması,

●1.000 TL’yi aşan vadesi geçmiş vergi borcu­nun bulunmaması,

●Son iki yıl içinde kesinleşmiş tarhiyat bu­lunmaması; şayet varsa bu tutarın ilgili yıl için belirlenen üst sınırın %1’ini aşmaması,

●Son beş yıl içinde vergi kaçakçılığına ilişkin fiillerin işlenmemiş olması.

UYGULAMANIN İŞLEYİŞİ

İndirim uygulaması, yıllık beyanname üze­rinde otomatik olarak hesaplanmakta olup, mü­kelleflerin ayrıca bir başvuru yapmasına gerek bulunmamaktadır. Hesaplanan indirim tutarı, ödenecek gelir veya kurumlar vergisinden dü­şülmektedir.

Ancak uygulamadan yararlanabilmek için son üç yılın uyumlu geçirilmiş olması gerektiğinden, yeni kurulan işletmelerin bu imkândan hemen yararlanması mümkün değildir. Uygulamada dikkat çeken ilk husus, 1.000 TL olarak belirlenen vadesi geçmiş borç sını­rının yıllar itibarıyla güncellenmemiş olması­dır. Bu tutarın oldukça düşük kalması, küçük tutarlı ve unutulmuş borçlar nedeniyle mü­kelleflerin indirimden yararlanamaması ris­kini doğurmaktadır. Beyan sırasında mükel­lefi uyararak bu borcun ödenmesine imkân ol­ması bu durumu bir derece çözebiliyor.

Diğer konusu ise, kesinleşmiş tarhiyatla­ra ilişkin yüzde 1’lik sınırın hangi tutar üzerinden değerlendirileceğidir. Mevcut uygulamada ge­nel kabul, tarhiyatın ait olduğu yılın değil, in­dirimin uygulanacağı yılın esas alınması yö­nündedir. Örneğin, 2018 yılına ilişkin bir tarhiya­tın 2026 yılında kesinleştiği durumda, bu ke­sinleşme 2025 yılı beyannamesinin verilme süresinden önce gerçekleşmişse, kıyaslama 2025 yılı için geçerli olan 12 milyon TL’lik üst sınır üzerinden yapılacaktır. Bu yaklaşım, özellikle yüksek enflasyon dö­nemlerinde mükellef lehine görünse de, yüzde 1 gi­bi düşük bir oranın esas alınması özellikle yo­ruma açık ve ihtilaflı konularda yapılan tar­hiyatların kesinleşmesi, mükelleflerin üç yıl boyunca indirimden yararlanamaması sonu­cunu doğurabilmektedir.

Bu nedenle, söz konusu oranın yüzde 10 seviyesi­ne yükseltilmesi daha makul bir çözüm olabilir. Ayrıca indirimin etkisinin yalnızca cari yıl ile sınırlı tutulması veya en fazla bir yıl ile sınır­landırılması yönünde bir düzenleme yapılması da uygulamayı daha adil hale getirecektir.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Kara para iddiasıyla açılan soruşturmaya adı karışan Ahmet Ahlatcı, hakkındaki yurt dışı yasağı kalkınca soluğu Londra'da aldı
Kara para iddiasıyla açılan soruşturmaya adı karışan Ahmet Ahlatcı, hakkındaki yurt dışı yasağı kalkınca soluğu Londra'da aldı#Ahmet Ahlatcı