Ünlü gurudan şirketlere Nasreddin Hoca tavsiyeleri
Şirketlere yönetim danışmanlığı yapan Peter Hawkins, Nasrettin Hoca fıkralarını iş dünyasına uyarladı. Hawkins, konferanslarında Nasrettin Hoca fıkrası anlatıyor.

İngiliz yönetim danışmanı Peter Hawkins, 20'li yaşlarında sufilerden ve kitaplardan tanıdığı Nasrettin Hoca fıkralarını hikâyeleştirip "Nasrettin Hoca'nın Liderlik Rehberi" adlı bir kitap yazdı. Hawkins, "Hoca yaşasaydı bugün iyi bir yönetim danışmanı ve psikoterapist olurdu" dedi.
Hawkins, psikoterapist ve Bath Consultancy Group adlı danışmanlık şirketinin de başkanı. Aralarında Nokia ile BBC'nin de bulunduğu birçok şirkete radikal değişimler ve örgütsel konularda danışmanlık yapıyor. 20'den fazla ülkede Nasrettin Hoca'yı, fıkralarını ve onun olaylara bakışını eğlenceli bir şekilde şirketlerin dünyasına uyarladı. Hawkins'in Nasrettin Hoca fıkralarını bir araya getirdiği kitabı ise Mayıs 2005'te İngilizce, önceki gün Türkçe yayımlandı.
Türk kültürüyle yakından ilgilenen Hawkins, Türkiye'ye ise ilk kez geçtiğimiz günlerde geldi. Ceylan Intercontinental Otel'deki 3. Koçluk ve Mentorluk Konferansı'na katılan Hawkins, "Liderlik Koçluğunu Türk Mirasından Öğrenmek" adlı toplantıda bir konuşma yaptı.
'O bir bilge'
Nasrettin Hoca hikâyelerinin konferanslarda sıkılmış izleyicilerin dikkatini çektiğini anlatan Hawkins, "Hoca bir lider, akıl hocası ve bilge" diye konuştu.
Hawkins, iyi bir Nasrettin Hoca fıkrasının üç özelliğini şöyle sıraladı:
"Komik olmalı. İçinde paradokslar bulunmalı. Amacımızla bağlantı kurmalı."
İşte Hawkins'in Nasrettin Hoca'dan uyarladığı bir fıkra:
Nasrettin Hoca, yeni genel müdür arayışındaki bir şirkete danışmanlık yapıyordu. Şirkettekiler bir akşam, yemekte bir araya geldikleri Nasrettin Hoca'ya kendisiyle ilgili sorular sormaya başladılar. Evli olmadığını keşfedince, hiç evlenmeyi düşünüp düşünmediğini sordular. Hoca da gençken mükemmel bir kadınla evlenmeyi çok istediğini belirterek, "Onca araştırmadan sonra Hindistan'da onu buldum. Güzeldi, akıllıydı, cazibesi karşılaştığı herkesin kalbini çalıyordu. Mükemmel eşi bulduğumu düşündüm" dedi. Üst yöneticilerden biri, "Neden evlenmediniz?" diye sordu. Hoca cevapladı: "Yazık, mükemmel kocayı bekliyordu."
Pınar Aktaş/Milliyet















