TÜSİAD'dan medeniyetler çatışması uyarısı
TÜSİAD, Ermeni yasa teklifine karşı Fransız parlamentosuna 908 mektup gönderdi. Başta 74 hukuk komisyonu üyesi olmak üzere 577 milletvekili ve 331 senatöre gönderilen mektupta,

Başta 74 hukuk komisyonu üyesi olmak üzere 577 milletvekili ve 331 senatöre gönderilen mektupta, "İki halk arasında barışa giden yolu engellememenizi rica ediyoruz" denildi.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), işçi, işveren ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte birlikte Fransa’nın önde gelen gazetelerine 5 Mayıs’ta verdiği ilanın ardından Fransız parlamenterlere mektup gönderdi. Fransız Parlamentosu’nun 18 Mayıs’ta ele alacağı, "Ermeni soykırımını inkar edenlere hapis ve para cezası getiren" yeni yasa teklifinin dayanağını oluşturan iddialara yanıt veren mektupta, bu yasanın vereceği zararların da üzerinde duruldu. TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı imzasıyla, Hukuk Komisyonu üyesi olan 74 milletvekili başta olmak üzere 577 milletvekili ve 331 senatora gönderilen mektupta, önerilen yasanın ifade özgürlüğü ve tarihsel araştırmayı cezalandırıcı nitelik taşadığı vurgulandı. TÜSİAD’ın üyeleri arasında Fransız kökenli şirketin de bulunduğu hatırlatılan mektupta, tasarıdan duyulan endişeler şöyle aktarıldı:
İLİŞKİLERİ ETKİLER
Bu yasa, Fransa Cumhuriyeti siyasi tarihinde ifade ve düşünce özgürlüğü için geriye gidiş niteliğinde. Tarihi yazmak yasaların işi değil. Bu yasa Türk ve Ermeni fanatik grupları harekete geçirecek ve tutumlarını daha da uç noktalara çekecektir. Bu durum, istikrarsız bir bölgede işbirliği olan Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkileme riskini taşıyor. Bu yasanın Türkiye’yi, Avrupa değerlerine uygun olarak, tarihi ile yüzleşme görevini yerine getirmeye davet ettiği iddia ediliyor. Aksine, bu yasa Türkiye’deki Avrupa karşıtı akımları güçlendirecek, demokratik çabaları zayıflatacak ve Ermeni sorunu konusunda, tüm Türk vatandaşlarının katılabileceği bir tartışma ortamının doğması umudunu yok edecektir. Türkiye, birçok başka alanda olduğu gibi, Ermeni meselesinde de tabuları aşıp, tarihi tartışmalarını kamuoyunda dile getirerek bir cesaret örneği gösteriyor.
BARIŞI ENGELLEMEYİN
İşbirliği iradesi, Ermeni ve Türk iş dünyalarının, ortaklıklarını güçlendirmeleri ve iki ülke vatandaşlarının refahını sağlamaya yönelik girişimleri, aracılığıyla kendini zaten ifade ediyor. Söz konusu yasal düzenleme teklifinin konuyla doğrudan ilgili olan tarafların anlaşma umutlarını tehlikeye atacağını düşünüyoruz. Girişiminizin Ermeni ve Türk halklarına yapacağı olumsuz etkiyi iyi değerlendireceğinizi umuyor ve iki halk arasında barışa giden yolu engellememenizi rica ediyoruz.
Mutafyan’ın konuşmasının Fransızcası mektuba eklendi
TÜSİAD bu mektubun yanı sıra Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan’ın nisan ayında Kayseri’de yaptığı konuşmanın tam metnini de Franscızca’ya çevirerek parlamenterlere gönderdi. "Osmanlı toplumunda birlikte yaşama sanatı" konulu konuşmasında "Ermeni sorununda tek tarafı suçlamak ahlaki değil" diyen Mutafyan’ın konuşmasına mektupta da şöyle değinildi: "Ermeni Ortodoks Kilisesi Patriği Mutafyan’ın altını çizdiği gibi, Ermeni halkının çektiği acılara saygı duyarken, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma dönemindeki etnik çatışmalar konusunda tarafların karşılıklı sorumluluklarının da reddedilmemesi gerekir. Birçok tarihçi, Ortadoğu ve Hazar Havzası petrol kaynaklarına giden yolların kesiştiği bu bölgede, Fransa, İngiltere, Almanya ve Rusya’nın oynamış olduğu role de dikkatleri çekiyor. Görüşlerin ifade edilmesini engellemektense, araştırmacı ve tarihçilerin, medeniyetimizin son derece üzücü olan bu tarihsel dönemini somut gerçekler temelinde anlamasını, tanımlamasını ve açıklamasını sağlamak gerekiyor."
Nilgün Karataş/Hürriyet
Zeki Müren yarın ölümünün 30’uncu yılında Bursa ve Bodrum’da anılacak. “Sanat Güneşi” ölmeden altı ay önce hazırladığı vasiyetle mal varlığının yarısını Türk Eğitim Vakfı’na, diğer yarısını Mehmetçik Vakfı’na bıraktı. Aradan geçen 30 yılda mirası binlerce öğrenciye burs oldu, Bursa’da bir güzel sanatlar lisesinin kurulmasına katkı sağladı. Üstelik hikâyenin az bilinen bir tarafı daha var: Müren, yıllar önce kendi serveti sorulduğunda “Şöhretimin yüzde biri kadar” demişti.
#zeki mürenCan Holding soruşturmasında yaklaşık bir yıl sonra önemli bir eşik geçildi. El koyma tedbiri uygulanan şirketlerden 33’ü yeniden grup yönetimine bırakıldı. PD, 11 Eylül 2025’te yayımladığı 121 şirketlik ilk liste ile yeni 33 şirketlik listeyi karşılaştırdı. Sonuç dikkat çekici: İade edilenler arasında Can Uluslararası Yatırım Holding’in yanı sıra enerji, akaryakıt, tütün, gayrimenkul ve teknoloji şirketleri bulunuyor. Ancak Habertürk, Show TV, Doğa Koleji ve İstanbul Bilgi Üniversitesi gibi grubun kamuoyunda en çok bilinen varlıkları 33 şirketlik listede yer almıyor.















