TUSİAD'dan laiklik uyarısı
TİSAD YİK BAŞKANI KOÇ: DİNİ REFERANSLI TARTIŞMALAR GÜNDEME GETİRİLMEMELİ.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç, siyasi gündemin çok dikkatle oluşturulması gerektiğini belirterek, 'Özellikle yersiz ve zamansız bir biçimde ortaya çıkan dini referanslı tartışmalara, laiklik ekseninden sapma izlenimi uyandırabilecek girişimlere, bu gündemde asla yer olmamalıdır' dedi.
Koç, TÜSİAD YİK Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ekonomideki iyileşmenin kesintiye uğramamasının en önemli güvencesinin olumlu beklentiler olduğunu artık herkesin çok iyi kavraması gerektiğini, Türkiye açısından bu beklentileri olumsuza çevirebilecek en önemli faktörün ufukta bir siyasi istikrarsızlığın gözükmesi olduğunu vurguladı.
Bu yüzden siyasi gündemin çok dikkatle oluşturulması gerektiğini belirten Koç, şöyle konuştu:
'Özellikle yersiz ve zamansız bir biçimde ortaya çıkan dini referanslı tartışmalara, laiklik ekseninden sapma izlenimi uyandırabilecek girişimlere bu gündemde asla yer olmamalıdır. Aynı şekilde bugüne kadar büyük takdirle izlenen demokratik gelişim çizgimizden de hiçbir taviz verilmemeli, her türlü sorunun üzerine demokratik standartların korunması ve geliştirilmesi perspektifi çerçevesinde gidilmelidir.'
Türkiye'nin nüfusunun hemen hemen tamamının Müslüman olduğunu, laik, demokratik bir siyasi rejime, görece gelişmiş bir sanayi yapısına ve görece gelişmiş bir liberal ekonomik düzene sahip
bulunulduğunu ifade eden Koç, 'Bütün bunlar bizi dünya dengeleri içinde müstesna bir yere oturtmuştur. Bu bulunduğumuz yerin kıymetini bilelim, bunu yaratan ekonomik, sosyal ve siyasal dengeleri koruyalım' dedi.
Mustafa Koç, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefi doğrultusunda ekonomik, sosyal ve siyasal reformlarla, gelişmiş ülke standartlarını yakalamak üzere çalışmasının, bugün için herkesin kazanmasını sağlayacak tek ideal, tek ortak hedef olarak gözüktüğünü, bu idealin toplum katında yeniden hayat bulmasının sağlanması, AB üyeliği sürecinde Türkiye'nin sağlayacağı kazanımların iyi kavranması ve anlatılması gerektiğini vurguladı.
AB SÜRECİ
AB süreci hakkında doğru ve yeterli bilgi verilmemesinin, bu boşluğun AB karşıtlarınca doldurulmasına yol açtığını ifade eden Koç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Çeşitli yollardan kamuoyunu olumsuz yönde etkileyecek propaganda malzemeleri yaygınlaştırılmaktadır. Hükümetin, AB idealinin gerçekleştirilmesi konusunda eskisi kadar belirgin bir kararlılık sergilememesi, bu konudaki samimiyetinin sorgulanmasına neden olmaktadır.
12 Haziran 2006 tarihinde başlayacak müzakere süreci bu bağlamda çok önemlidir. Bu manzaranın hızla değiştirilmesi için AB ülkelerindeki temasların artırılması ve Türkiye'nin bu ülkelerin kamuoylarına anlatılması için bir iletişim stratejisi geliştirilmesi gerekmektedir.'
Koç, bir yandan gerçekleştirilen reformlar hakkında daha derin ve daha yaygın bir bilgilendirme yapılırken, bir yandan da reform sürecine yeniden hız verilmesinin şart olduğunu kaydederek, 'Biz bu reformları Avrupalı liderleri ve kamuoylarını tatmin etmek için yapmıyoruz. Türkiye'yi gelişmiş ülkeler arasında yer alacak bir yapıya kavuşturmak için yapıyoruz. Yani bir reform yapıyorsak onu uygulamak için yapıyoruz. Değişiklikleri kağıt üzerinde yapıp, uygulamayı kendi haline bırakıp, sonra da değişim konusundaki samimiyetimiz
sorgulandığında tepki gösteremeyiz' görüşünü dile getirdi.
'TÜRKİYE'NİN YAKIN TARİHİ HAZİN ÖRNEKLERLE DOLU'
SPK’nın son kararında iki ayrı hisse soruşturması nedeniyle suç duyurusu listesine giren Jorma Juhani Alanne’nin, Finlandiya sermayeli Aura Portföy’ün yönetiminde görev yaptığı belirlendi. Şirketin yüzde 8,79’u Finlandiya merkezli Taaleri Investments’a ait. Fon soruşturmasının Finlandiya bağlantısı daha önce TBMM’de de gündeme gelmiş, Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablasının Helsinki Büyükelçiliğine atanması ve Emre Tezmen’in Finlandiya’daki görevi hakkında sorular yöneltilmişti.
#SPKBirleşmiş Markalar Derneği (BMD) üyeleri istişare toplantısında buluştu. Abdullah Kiğılı’dan Cem Boyner’e 29 üyenin katıldığı toplantıda kasım indirimleri, e-ticaretin nasıl büyütüleceği, turist harcamalarının nasıl canlandırılacağı, 2027 öngörüleri konuşuldu. Herkesin en büyük sorunu ise kiralardı. BMD Başkanı Sinan Öncel, özellikle 5’inci ve 10’uncu uzama yılında istenen zam oranının yüzde 300-500’lere çıkmasına dikkat çekti. En çarpıcı yorum Kiğılı’dan geldi. Kiğılı, “20 yıl önce kenara çekildik, gençlere merhaba diyelim diye geldik ama hala kira konuşuluyor. Söyleyecek söz yok” dedi.















