Dolar
44,7527
0,04%
Euro
52,785
0,01%
Sterlin
60,7179
0,03%
Bitcoin
3.313.201
-0,04%
BİST-100
14.251,07
0,34%
Gram Altın
6.922,22
-0,60%
Gümüş
79,14
-0,62%
Faiz
40,4
0,00%

Türkiye ile Kazakistan arasında 14'üncü Dönem KEK Protokolü imzalandı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji işbirliğini aynı zamanda bölgesel istikrara, arz güvenliğine ve Avrasya'nın stratejik geleceğinin şekillenmesine katkı sunacak stratejik bir zemin olarak görüyoruz. Bu kapsamda ham petrol ve gazın aranmasıyla üretimi, bu kaynakların taşınması ve depolanması ile nihai ürünlere dönüştürülmesi ve pazarlanmasında Kazak ortaklarımızla her türlü işbirliğini yapmaya hazırız." dedi.

15.04.2026 06:53Güncelleme: 15.04.2026 06:55
Türkiye ile Kazakistan arasında 14'üncü Dönem KEK Protokolü imzalandı
16px
32px

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Astana'daki Hükümet Binası'nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bulundu.

Görüşmelerin ardından, Yılmaz ve Bektenov'un başkanlığında, Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Yılmaz ve Bektenov, 14. Dönem KEK Protokolü ve bu kapsamdaki 67 maddelik eylem planını imzaladı.

"DIŞ TİCARETİMİZ GEÇEN YIL 10 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞARAK BİR REKOR TAZELEMİŞTİR"

Toplantı öncesinde konuşan Cevdet Yılmaz, bugün gerçekleştirilen KEK Toplantısı'nın, sadece mevcut işbirliğinin gözden geçirildiği teknik bir platform olarak değil, gelecek dönemin ticari ve ekonomik yol haritasını şekillendiren stratejik bir istişare zemini olarak gördüklerini söyledi.

Türkiye ile Kazakistan'ın yalnızca dost ve kardeş iki ülke değil, aynı zamanda ortak tarih, kültür, hafıza ve gelecek tasavvurunu paylaşan iki stratejik ortak olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bu stratejik ortaklığı daha da perçinlemek amacıyla mayıs ayı içerisinde Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 6. Toplantısı'nı gerçekleştireceğiz. Türkiye ve Kazakistan arasındaki ilişkiler, duygudaşlığın ötesine geçmiş ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, müteahhitlik, sanayi, tarım, lojistik, finans gibi çok boyutlu bir işbirliği mimarisine dönüşmüştür. Mevcut işbirliğimizi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm bölgesel ve uluslararası örgütlerde de güçlendirerek tüm Türk dünyasının refahına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla, Karma Ekonomik Komisyon toplantımız, somut projeler üretmemiz ve ortak ekonomik hedeflerimize ilerlememiz için bizlere yol haritası sunmakta, işbirliğimizin somut çıktılarının güçlenmesini sağlamaktadır."

Yılmaz, Türkiye ekonomisinin tüm zorluklara rağmen 22 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü belirterek, geçen yılda da ekonominin dünyadaki gelişmenin üstünde yüzde 3,6 büyüyüp, 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, kişi başına gelirin ise 18 bin dolar seviyesine çıktığını dile getirdi.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kazakistan'ın dünya büyümesinin neredeyse iki misli geçen yıl büyüyerek yüzde 6,5'lik büyüme göstermesini de takdirle takip ediyoruz. 300 milyar doları aşan bir ekonomik büyüklüğünüz var. İnanıyorum ki 2026'da yeni şartlarda çok daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. Dolayısıyla büyüyen ekonomilerimizin daha fazla işbirliği yapması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede dış ticaretimiz geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak, bir rekor tazelemiştir. Hedefimiz Cumhurbaşkanlarımızın ortaya koyduğu 15 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaktır. Bu noktada gümrük ve lojistik süreçlerini hızlandırmak en öncelikli meselelerimizden biridir. Bunun yanı sıra karşılıklı yatırımlarımızın artırılması son derece önemli. Bizim 5 binden fazla firmamız Kazakistan'da yatırım yapıyor ve çok uygun bir ortamda çalışıyorlar. Kazakistan'dan da aynı şekilde çok sayıda firma Türkiye'de yatırım yapıyor. Bu karşılıklı yatırımları daha da artırmamız gerekiyor. Bu çerçevede yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmamızı günün şartlarına göre bir an önce güncellememiz gerekiyor. Sayın Başbakan'ın bu konuda da destek olacağından şüphem yok."

Yılmaz, Türkiye'nin önce bölgesel, sonra küresel bir finans merkezi olması doğrultusunda kurdukları ve 2023'te açılan İstanbul Finans Merkezi'nin güçlü mevzuat altyapısı ve vergi avantajlarıyla öne çıktığına işaret ederek, "Bu dönem özellikle bölgemizde yaşanan gelişmeleri dikkate alarak yeni birtakım çalışmalar da yapıyoruz. Türkiye'yi finans anlamında çok daha cazip bir ülke haline getirecek adımları önümüzdeki dönemde atacağız. İstanbul'u daha güçlü bir finans merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

"ORTA KORİDOR ZORUNLU BİR TERCİH HALİNE GELMİŞTİR"

Bugüne kadar Türk müteahhitlerin 30 milyarı aşkın 541 projeyi üstlendiğini bildiren Yılmaz, bundan sonra da Kazakistan'ın hangi bölgesinde ihtiyaç duyuluyorsa oralarda görev almaya hazır olduklarını söyledi.

Yılmaz, küresel tedarik zincirinin bugün derin bir kırılmadan geçtiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Kuzey Koridoru jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldi. Güney güzergahı ise kapasitesinin sınırlarını zorluyor. Bu tablo Orta Koridoru bir alternatif değil, zorunlu bir tercih haline getirmiştir ve bu güzergahın merkezinde Türkiye ve Kazakistan yer almaktadır. Bu anlamda Orta Koridor sadece iki ülkenin değil, tüm Avrasya'nın yükünü taşıyacak bir hattır ve bu hat ne kadar sağlam olursa o hattın üzerinde inşa edeceğimiz ortak refah da o kadar kalıcı olacaktır."

Kazakistan'ın sahip olduğu zengin doğal kaynaklar, güçlü üretim kapasitesi, stratejik konumu ve çeşitlenen enerji altyapısının Kazakistan'ı, Avrasya enerji denkleminde "kilit ve vizyoner" bir ortak haline getirdiğini ifade eden Yılmaz, "Böyle bir tabloda Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji işbirliğini aynı zamanda bölgesel istikrara, arz güvenliğine ve Avrasya'nın stratejik geleceğinin şekillenmesine katkı sunacak stratejik bir zemin olarak görüyoruz. Bu kapsamda ham petrol ve gazın aranmasıyla üretimi, bu kaynakların taşınması ve depolanması ile nihai ürünlere dönüştürülmesi ve pazarlanmasında Kazak ortaklarımızla her türlü işbirliğini yapmaya hazırız. Bu doğrultuda ulusal enerji şirketlerimiz BOTAŞ, TPAO ve TPIC aracılığıyla Kazakistan'da ortaya çıkabilecek yeni arama, üretim, taşıma ve altyapı fırsatlarını değerlendirmeye; Kazak ham petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden sevkiyatı için teknik ve operasyonel destek sağlamaya hazırız. Ülkelerimiz arasında enerji alanında kurulacak daha güçlü ortaklık yalnızca iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyecek, aynı zamanda Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesine ve Hazar geçişli bağlantısallığın güçlenmesine katkı sunacaktır." şeklinde konuştu.

Yılmaz, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin en köklü ve kalıcı boyutunun "insan yetiştirmek, nesiller arasında köprü kurmak" olduğuna yürekten inandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bu doğrultuda üniversitelerimizde binlerce Kazak kardeşimizin okuyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu yalnızca bir istatistik değil, iki ülke arasında örülen ortak bir geleceğin yansımasıdır. Bu geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa edebilmek için Kazakistan'daki Türk okullarına ilişkin protokol müzakerelerinin artık somut bir neticeye dönüşmesini ümit ediyoruz. Yine Türkiye Maarif Vakfının Kazakistan'da okul açması ve ardından Astana ile Almatı'da eğitim faaliyetlerine başlaması iki toplum arasındaki bağı nesiller boyu canlı tutacaktır. Kültürel işbirliğinin diğer bir boyutu Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin tüzel kişilik kazanabilmesi için kültür merkezleri anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlandırılmasıdır. Yine Ahmet Yesevi Çilehane Müzesi'nin düzenlenmesine ilişkin projemizin de bir an önce hayata geçmesini arzu ediyoruz."

2024 yılındaki 13. dönem KEK'te 90 maddelik bir eylem planının bulduğunu, bunun yarıya yakınının hayata geçirildiğini aktaran Yılmaz, "Bundan dolayı bir değerlendirme yapmamız gerektiğine inanıyorum. Şimdi imzalayacağımız 67 maddelik yeni eylem planımızın çok daha etkili bir şekilde uygulanması için sıkı bir şekilde takip edeceğiz. Bürokrasilerimizi daha fazla gayret etmeleri doğrultusunda zorlayacağız. Bu gerçekleşme oranını çok daha yüksek bir seviyeye çıkarmamız gerekiyor." diye konuştu.

Yılmaz, 67 maddelik eylem planıyla ticaretten yatırımlara, müteahhitlikten sanayiye, ulaştırmadan enerjiye, eğitimden tarıma kadar her alanda başarı hikayelerinin yazılması gerektiğini belirterek, "Kurumlarımızın hedeflerine sahip çıkarak, KEK toplantısına kadar sorumlu oldukları maddeleri gerçekleştirmelerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri