TOBB'da el ele verdiler
TOBB GENEL KURULU'NDA HÜKÜMETLE MUHALEFETİN ELEELE VERMESİ ALKIŞ ALDI.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Büyüyen dış açık, finanse edilse, finansman kalitesi iyileşse bile ciddi bir risktir” dedi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Spor Salonu'nda yapılan TOBB'un 61. olağan seçimsiz genel kurulunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu el ele sahneden genel kurul salonuna girerek, delegeleri birlikte selamladılar. 3 liderin TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile ellerini havada birleştirerek, delegeleri selamlamaları salondakilerin alkışlarıyla karşılandı. Genel kurul, çalışmalarına, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından “Global Aktör TOBB” temalı bir multivizyon gösterisiyle başladı.
Daha sonra TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu bir açılış konuşması yaptı.
Hisarcıklıoğlu, Turgut Özal döneminde başlatılan reform sürecinin devam ettirilememesinden yakınırken, o zaman başlanılan işin tamamlanmadığını, günü kurtarmanın, gelecekten daha önemli olduğu düşüncesinin ön plana çıkarak, yapılan politik çekişmelerle büyük bir hata yapıldığını anlattı.
Makro dengelerin düzelmeden reel sektörün sorunlarının çözülemeyeceğini bildiklerini ve şimdi yapılması gerekenin rehavete kapılmadan, reform sürecini devam ettirmek ve reel sektörün rekabet gücünü artırıcı tedbirler almak olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:“Şirketlerimize (rekabet edin, markalaşın, ihracat yapın) diyoruz. Aşırı vergi yükleri, yüksek enerji maliyetleri sürdüğü müddetçe bunları nasıl başaracağız. Dünyanın en ağır istihdam yükleri, en katı çalışma mevzuatı hala bizdeyken istihdam artışını nasıl bekleyebiliriz. Yükselen Asya rekabeti karşısında rekabet gücümüzü nasıl koruyacağız. Bu kadar çok sayıda ve karışık mevzuat düzenlemeleri varken nasıl hukuk devleti olacağız. Polisimizin ve adalet sistemimizin elini kolunu bağlayıp insanlarımızın can ve mal güvenliğini nasıl sağlayacağız.”
“DIŞ AÇIK CİDDİ BİR RİSK”
Konuşmasında dış ticaret açığı konusuna da değinen Hisarcıklıoğlu, ihracatın ithalatı karşılama oranının 2002'de yüzde 85 iken, 2005'te bunun yüzde 77'ye gerilediğini belirterek, “Büyüyen dış açık finanse edilse, finansman kalitesi iyileşse bile ciddi bir risktir. Açık büyüdükçe dışarıya daha fazla bağımlı hale geliyoruz. Bu nedenle (ortada risk yokmuş, her şey yolundaymış) gibi davranamayız. Böyle bir yaklaşım, ciddi tedbirler almamızı önler” diye konuştu.
Özellikle bugünkü gibi çoğunlukla kısa vadeli kaynaklarla finanse edilen bir cari işlemler açığının, kısa vadeli yüksek borç anlamına geldiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “Şimdi son yaşanan çalkantılara bir bakın, özellikle de daha ciddi bir gösterge olan faizleri inceleyin, başka ülkelerden daha ağır bir şekilde etkilendiğimizi göreceksiniz” dedi.
Doğrudan sermaye yatırımlarının artması ve özelleştirme gelirlerinin cari açığın finansmanını sadece bir süre rahatlatacağına vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, cari açığı risk unsuru olmaktan çıkarmanın yolunun, Türk sanayisi ve ihracatını, ithalata daha az bağımlı hale getirmek olduğunu bildirdi.
Ekonomide yaşanan aksaklıklara da değinen Hisarcıklıoğlu, oyunun kurallarının belli olması ve keyfi şekilde değiştirilmemesi gerektiğini belirterek, rekabetin, eşit şartlarda yapılması gerektiğini söyledi.
“Artık Ankara'dan destekli iş yapma devri bitmelidir” diyen Hisarcıklıoğlu, kendilerinin ilişkilerin ön plana çıkmadığı, kuralların esas alındığı, şartların herkese eşit uygulandığı, açık, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı istediklerin















