Sülün besleyen bankacı
VAHAP MUNYAR, KÖŞESİNDE 'SÜLÜN BESLEYEN BANKACIYI' YAZDI AMA İSMİNİ VERMEDİ.

Pazartesi akşamı Divan Oteli'nin 50. yıl kuruluş dönemi resepsiyonunda Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ile Hürriyet Ekonomi Müdürü Vahap Munyar hararetli bir şekilde kuş gribini konuşuyorlardı. Bizde bu önemli anı görüntüledik.
Munyar'ın yazdığına göre Ersin Özince ilk önce tavuk beslemek için civciv almış. Civcivlerin hepsi horoz çıkmış. "Bu işte de sahtekarlık var" diyen Özince yine civciv almış ve tavuk besliyormuş. Özince, işi ilerletmiş tavuğun yanında şimdi de sülün besliyormuş. Özince, hayvanları kuş gribinden iyi bir şekilde koruduğunu söylüyor.
İşte Vahap Munyar'ın yazısı..
Bankacı sülün besliyor Cahit Aral tavuk yiyor
Türkiye'nin önde gelen bankalarından birinin genel müdürüyle bir uçak yolculuğunda sohbet ederken söz her nasılsa bahçe işlerine gelmiş, dert yanmıştı: "İlk defa bahçeli bir evim oldu. Tavuk beslemeye kalktım. Birkaç kez civciv aldım. Hepsi horoz çıktı. Bu işte de sahtekarlık yapıyorlar."
Aynı bankacıyla önceki akşam Divan Otel’in 50’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle Semahat Arsel’in ev sahipliğinde düzenlenen davette karşılaşınca sordum: "Hálá tavuk beslemeye devam mı?"
Bankacı gayet rahat: "Elbette... Neden devam etmeyeyim ki?"
Ben, "Yok arkadaş, tavuk besleme hevesime bu kez de kuş gribi engel oldu" demesini beklerken, aldığım yanıta şaşırdım, o devam etti: "Sadece tavuk değil, bende sülün de var... Kuş gribine önlem olarak kümesin üstünü çok iyi kapattım. Tavuklarımı da sülünlerimi de beslemeye devam edeceğim..."
Bankacıyla sohbetten sonra radyasyonlu çay tartışmasının o dönemdeki hedef ismi eski sanayi ve ticaret bakanlarından Cahit Aral’ı gördüm.
Hatırlarsanız Çernobil’deki nükleer santral patlamasından Karadeniz Bölgesi de nasibini almış, çay ve fındık radyasyondan etkilenmişti. Dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral, halka "içiniz rahat olsun" mesajı vermek için kamera önünde çay içmişti.
Radyasyonlu çay, fındık tartışmasının hedef ismi acaba hükümetin kuş gribiyle ilgili kararlarını, atılan adımları nasıl yorumluyordu. Aral, "Ben artık çay olayıyla ilgili konuşmuyorum" diye söze girdi: "Kuş gribi o olaydan daha büyük bir sorun. Burada yapılacak iş, bir an önce Türkiye’de açıkta gerçekleşen tavuk besleme konusunu ortadan kaldırmak. Hükümet ne yapıp edip, entegre tesisler dışında tüm tavukları toplayıp, itlaf etmeli."
O kadar itlafa güç yeter mi? Aral, ısrarlı: "Bir şekilde kaynak bulunup, vatandaşın parası ödenecek, açıkta beslenen tavukların tamamı itlaf edilecek. Türkiye’nin artık açıkta tavuk beslemeyi ortadan kaldırması gerekiyor. İtlaf maliyeti Türkiye’nin büyümesine yüzde 1’lik bir eksi de yazsa, göze alıp yapmaktan başka çare yok."
Ya Aral, kuş gribi ortamında tavuk-yumurta yiyor mu? Aral’da tereddüt yok: "Elbette yiyorum... Markasını bildiğim, güvendiğim şirketlerin yumurtasını, tavuk ürünlerini alıyorum, yiyorum... Bence herkes aynı şeyi yapmalı. Tümüyle tavuk-yumurta yemeyi kesmenin anlamı yok. Zaten uzmanlar da aynı şeyi söylüyor. Nerede kesildiğini bilmediğim tavuğu ben de yemem. Ama markalı ürünleri de yemeyi kesmem."
Türkiye, kuş gribi yüzünden bıçak sırtı durumu yaşıyor... Tarım Bakanlığı, "Artık açıkta, salma tavuk beslemek yasak" genelgesi yayınlıyor...
Özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaş, "Hiç olmazsa yumurtaya para















