SPK’nın yeni düzenlemesi fonları küçük ve sığ hisselerden BIST 30 şirketlerine kaydırabilir
SPK’nın serbest fonlara yönelik yeni düzenlemesiyle ‘serbest’ dönem bitiyor. Küçük ve sığ hisselerde satış baskısı artarken, fonların rotası BIST 30’un ‘babalarına’ dönebilir.

Borsa DEDEKTİFİ
Küresel endeks sağlayıcılar MSCI ve FTSE’nin Türk hisse senetlerine yönelik yaptığı uyarılar, son zamanlarda piyasaların üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi sallanıyordu.
MSCI, geçtiğimiz aylarda halka açıklık oranı pratikte düşen ama hızla yükselen bazı hisseler nedeniyle endeks hesaplamada rasyonaliteden çıkıldığını söylemişti.
Hatta MSCI; kasım ayını işaret ederek, bu düzenin sürmesi halinde Türkiye’yi bir alt kategoriye düşebileceği tehdidinde bulunmuştu.
Bu neden önemli?
MSCI’nın böyle bir karar alması Türkiye’ye yönelik yabancı girişini azaltacaktı. Çünkü, büyük yabancı fonlar Türkiye’ye yatırım yaparken MSCI’nın bu kriterlerini dikkate alıyor. Dolayısıyla zaten geçmişe göre oldukça azalan yabancı girişi bu karar sonrasında iyice düşebilir ve gelmesi beklenen girişler de olmazdı.
İşte SPK piyasalar kapandıktan sonra bu riski ortadan kaldıracak oldukça kapsamı bir düzenleme yaptığını duyurdu.
Takasbank ile birlikte hazırlanan rehber oldukça sert düzenlemeler içeriyor.
*Bir serbest fonun, fon portföy değerinin %5’inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri fon portföy değerinin %20’sini aşamaz.
*Bir serbest fon tarafından, Yöneticinin yönetim hakimiyetine sahip gerçek/tüzel kişilerin ve/veya Yöneticinin üst yönetiminin ve ortaklarının yönetim hakimiyetine sahip olduğu ihraççıların ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarında değerlendirilen toplam tutar, fon portföy değerinin %20’sini aşamaz.
*Bir serbest fon;
- Fiili dolaşımdaki pay oranı %25’in altında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %8’inden fazlasına,
- Fiili dolaşımdaki pay oranı %25-%50 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %6’sından fazlasına,
-Fiili dolaşımdaki pay oranı %50-%75 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %4’ünden fazlasına,
-Fiili dolaşımdaki pay oranı %75’den fazla olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %2’sinden fazlasına yatırım yapamaz.
Yani bu düzenlemelerin Türkçesi ne?
*Serbest fonlar artık o kadar da ‘serbest’ hareket edemeyecek.
*Fonlar portföyleri artık haftalık olarak kamuoyuyla paylaşacak.
*İstediği hisseye istediği miktarda yatırım yapamayacak.
*Yeni kriterlerle uymayan portföyündeki hisse oranlarını 3 ay içinde belirlenen orana düşürecek.
*Bir hissenin dolaşımdaki hisselerinin büyük bölümünü ele geçirmek artık yasak.
*Fiili dolaşımı %25 altı olan sığ tahtalarda dolaşımdaki lotların en fazla %8'ini; %75 üstü olanlarda ise en fazla %2'sini alabilecekler. Tüm fonlar birleşse dahi oran iki katını geçemeyecek.
*Kendi fonuna ve kendi holdingine bağlı hisselere en fazla toplam 20 yatırım yapabilecek. Yani yatırımcıdan aldığı parayla kendi şirket hissesini yükseltemeyecek.
*Şirketleri arka kapıdan ele geçirme tarih oluyor.
*Serbest fonlar, yatırımcıdan aldıkları paranın en fazla %15'ini diğer fonlara yatırabilecek.
*Tek bir fona en fazla %10 yatırım yapabilecek.
*Serbest fonların borsa dışından ortaklık payı alıp satamayacak.
*Bir portföy yöneticisi, serbest fonlar da dahil olmak üzere en fazla 7 adet fon yönetebilecek. Kurulacak serbest fonların toplam sayısı, portföy yönetim şirketinde istihdam edilen portföy yöneticisi sayısını aşamayacak.
Evet düzenlemeler bunlar…
Hisse ve fon oranlarıyla ilgili mecburi uyum süreci 31 Aralık 2026'da bitiyor. Ayrıca fon yöneticileriyle ilgili teknik ve mevzuat uyumları için ise 2029'a kadar uzanan geniş bir geçiş süresi tanındı.
Bir de portföy yönetim şirketlerine sermayelerini en az 500 milyon TL’ye çekme şartı getirildi.
Tüm bunların özeti; yapılan düzenleme hem hisse hem de portföy yönetimi şirketleri açısından ‘babalara’ yani en büyüklere yarayacak.
Çünkü düzenleme borsanın en büyük 30 hissesini yani BIST 30 hisselerini kapsamıyor. Dolayısıyla fonlar yeni getirilen kriterleri yakalamak için BIST 30 hisselerine yönelebilir.
İşin bir de matematiksel başka bir boyutu var. Yani portföylerdeki hisse oranlarını tutturmak için fonlar ya ellerindeki hisseyi satacaklar ya da portföye yeni hisseler ekleyerek mevcut hisselerin payını aşağıya çekecekler.
Portföy yönetim şirketlerine getirilen sermaye şartı da yine sektördeki ‘babalara’ yarayacak. Yani yeni sermayeye uyum sağlayamayanlar ya birleşecek ya birilerine satılacak ya da kapanacak. İşte bu durumda sermayesi güçlü şirketlerin pazar payı artabilir.
Haftanın ilk işlem gününden itibaren yeni düzenleme hisse bazlı sert fiyat hareketlerine neden olabilir. Özellikle yeni kriterlere uyum açısından portföylerde yüksek oranda bulunan görece ‘küçük’ kağıtlarda panik satışlar görülebilir.
BIST 30 hisselerine gelebilecek talep ise endekse direnç bölgelerini geçme konusunda yardımcı olabilir.
Ancak yatırımcıların böyle dönemlerde panik ve “treni kaçırma” içgüdüsünden uzaklaşması doğru olur.
BIST 100 Endeksi’nin 14.500 doların üzerinde kalınması halinde 15.000 puan seviyesi hedeflenebilir. Bu seviyenin üzerine çıkılırsa yeni TL bazlı hedefler gündeme gelebilir.
Aşağı tarafta ise 14.000 puan seviyesi önemli bir destek noktası.
Bereketli, bol kazançlı günler diliyorum…
Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.
patronlardunyasi.com















