Piyasalar enflasyona kitlendi, müjdeli çarşambadan beklenti yüksek
3 Aralık’ta kasım enflasyonu açıklanacak. TÜFE’de medyan beklenti yüzde 1.25 seviyesinde. Bu oran ciddi bir düşüş anlamına geliyor. Enflasyon hızındaki düşüşün 11 Aralık TCMB toplantısında faiz indiriminin devamına neden olması çok muhtemel bir gelişme sayılabilir. Enflasyon ve TCMB faiz beklentilerine bağlı olarak Borsa İstanbul’da da olumlu görünüm sürüyor.

Hürriyet yazarı Zeynel Balcı, bugünkü köşe yazısında piyasalardaki son durumu açıkladı. İşte o yazı:
Borsa İstanbul geçen haftayı tam anlamıyla yatay seyirde tamamladı. BIST100 Endeksi’nde haftalık değişim neredeyse sıfıra yakın. Döviz kurlarında çıkış, gösterge tahvil faizinde ise düşüş eğilimi devam etti. Dövizdeki çıkışın ivmesi oldukça düşük ancak tahvil faiz oranı, TCMB faiz indirim beklentisinin güçlenmesiyle aşağı yönlü ivme kazandı ve yüzde 38’li seviyelere çekildi. Fakat borsanın en ciddi alternatifi faiz olmasına rağmen bu durumdan BIST100 Endeksi pek etkilenmedi. Önümüzdeki hafta gündeme bağlı olarak daha farklı bir seyir olabilir.
TAHMİNLER YÜZDE 1.25
3 Aralık’ta Türkiye’nin kasım enflasyonu açıklanacak. TÜFE’de medyan beklenti yüzde 1.25 seviyesinde. Eylülde yüzde 3.23, ekimde yüzde 2.55 olduğu hatırlanırsa yüzde 1.25’lik oran ciddi bir düşüş anlamına geliyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın hafta içi dezenflasyon sürecinin devamına ilişkin açıklamaları olumlu karşılanmıştı. Enflasyon, faiz kararları için en önemli referans noktalarından biri olduğuna göre düşüşün 11 Aralık TCMB toplantısında faiz indiriminin devamına neden olması, çok muhtemel bir gelişme sayılabilir. Nitekim İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, aralık toplantısında 100-150 baz puanlık indirim beklediklerini açıkladı. Benzer beklentiler finans çevrelerince de sıkça paylaşılıyor.
Olası faiz indiriminde ilk tepkiyi faize en duyarlı sektör olan bankacılık hisselerinden beklemek mümkün. Diğer yandan siyasi gelişmeler en azından şimdilik durulmuş görülüyor. Gerginlikler biraz azaldı. Dış borsalardaki çıkış trendleri devam ediyor. Bunların üstüne bir de primsiz borsa görünümü var. Ucuz olduğu konusunda da çokça görüş bulabiliriz.
BORSA NEDEN DİRENCİ KIRAMIYOR
Bu donelere rağmen BIST100 Endeksi halen 11.000 seviyesinin üzerinde kalmakta zorlanıyor. Direnç noktalarında satışla karşılaşıyor. Deyim yerindeyse ‘un var, şeker var helva neden yapılamıyor’ sorusunun tam zamanı. Bunun cevabı ‘para girişinin ve güvenin eksikliği’ olsa gerek.
Faiz, düşmesine rağmen halen göreceli olarak yüksek sayılır. Altın fiyatlarındaki yükseliş ilgiyi o yönde tutmaya devam ediyor. Yatırımcı “hareket olan yerde bereket olur” anlayışıyla tercihini güvenli limanlarda tutmayı yeğliyor.
Yerli yatırımcı henüz yönünü hisse senetlerine dönmüş değil. “Hisse fiyatı yükselecek diye alınır” diyen eski bir borsacı sözüne bu noktada atıfta bulunmak yerinde olacak. Yeterli talep olmayınca hisselerin ucuz ve primsiz olması çok da fiyatlama konusu olamıyor. Beklendiği gibi enflasyon hızı düşer, buna bağlı olarak 11 Aralık toplantısında TCMB de faiz indirimine giderse bu görüntünün biraz değişmesi olasılığı mevcut. Bu noktada özellikle siyasi çevrelerde gerginliği artıracak bir gelişme yaşanmaması oldukça önemli.
Yabancı yatırımcılar tarafında da hisse senetlerine şu sıralar pek bir ilgi artışı gözlenmiyor.
Mikro bazda, şirket bilançolarında enflasyon muhasebesi konusu var. Enflasyon muhasebesi şirket kârlılıklarında törpülenmeye neden oldu. Borsanın bazı lokomotif şirketlerinde geçmiş yıllara göre kâr rakamlarında gerilemeler var. Fiyat kazanç oranları yüksek değil, çok düşük de değil. Bir diğer bakış açısından söz etmek mümkün. ABD başta olmak üzere dış borsaları coşturan hisse grubu, ağırlıklı olarak yapay zekâ ve teknoloji şirketlerinden oluşuyor. Çıkışın nüvesini bu tür hisseler sağlıyor. ABD borsaları üzerinde etkisi çok yüksek olan “muhteşem yedili” diye adlandırılan şirketler grubu var; Nvidia, Apple, Microsoft, Amazon, Alphabet (Google ana şirketi), Meta (Facebook) ve Tesla. Borsa İstanbul’da benzer yapıda veya sektörde hisse sayısı bulmak zor ve oldukça sınırlı. Bu durum Borsa İstanbul’un olduğu kadar Türk sanayisinin de sorunu aynı zamanda. Bu yapıya belli ölçüde uyabilen Aselsan dışındaki hisselerin piyasa üzerindeki etkileri çok zayıf.
Eski kalıplarla birlikte son yıllarda borsaların fiyatlama anlayışı oldukça değişti. Bundan 15-20 yıl öncesine gidersek en değerli hisselerin enerji ve petrol şirketleri olduğu görülecektir. Ancak günümüzde bu şirketler yerini Nvidia ile Apple gibi yapay zekâ ve teknoloji oyuncularına bırakmış durumda. Türkiye ve Borsa İstanbul özelinde ise mevcut yapı önemli ölçüde korunuyor. Çıkıştan söz edildiğinde hisse tavsiye listelerinde geçmiş yıllara göre çok belirgin bir değişim görmek zor. Zamanla bu görünüm değişecek, dışarıya uyum sağlanacaktır. Son yıllarda bu yönde ciddi bir çaba var. Enflasyon ve TCMB faiz beklentilerine bağlı olarak Borsa İstanbul’da olumlu görünüm sürüyor.
BORSADA DİRENÇLER KUVVETLENİYOR
Borsada yükseliş hareketi direnç seviyelerini geçmekte zorlanıyor. İlk destek 10.815 seviyesinde görülürken sonraki destek 10.700’de bulunuyor. Kısa dönem 10.815-10.700 bandı izlenebilir. Daha alt destekler ise 10.440-10.370 seviyelerinde. Çıkış denemelerinde direnç noktaları 11.040 ve 11.160 seviyelerinde bulunuyor. 11.160 daha önemli. Bu seviyenin geçilmesi durumunda çıkışın devamıyla 11.550-11.600 sonraki direnç seviyeleri olarak görülüyor. Endekste destek noktalarında alımlarının geldiği, ancak direnç seviyelerinin geçilmekte zorlanıldığı görünüm korunuyor.
GÜMÜŞ REKOR KIRDI ALTIN ZİRVEYE YAKLAŞIYOR
Dış piyasalarda ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı gelişmelere bağlı olarak iyimserlik hâkim. Bazı Fed üyelerinin faiz indirimine devam edilmesi gerektiği yönündeki açıklamalarının yanı sıra ABD ekonomik verilerindeki zayıf görünüm, olumlu havayı destekliyor. Bu görünüme bağlı olarak 10 Aralık’taki toplantıda Fed’in faiz indirim olasılığı yüzde 30’lardan yüzde 90’a yükselmiş durumda.
Jeopolitik risklerde de ABD-Venezuela arasındaki gerginlik hariç bir azalmadan söz etmek mümkün. ABD Başkanı Trump, Rusya-Ukrayna arasında barış için çabalarken Rusya Devlet Başkanı Putin’den tavırlarının görüşmelerin sonuçlarına göre şekilleneceği yönünde bir açıklama geldi. Son gelişmelerin parametrelere yansımalarına bakıldığında; borsalarla birlikte altın ve gümüş fiyatlarında yeniden ivme kazanan yükseliş hareketi, dolarda hafif zayıflama, Euro’da değerlenme, ABD tahvil faizlerinde düşüş, petrol fiyatlarında hafif yükseliş gözleniyor.
Fed faiz indirim olasılığı arttıkça borsalardaki çıkışın yanı sıra altın ve gümüş fiyatlarındaki yükseliş güç kazandı. Gümüş haftayı 56 doların üzerinde kapatarak 54.48 seviyesindeki tarihi zirvesini kırmış oldu. Altının ons fiyatı da 4.200 doları geçerek 4.381 zirvesine oldukça yaklaştı. İç piyasada gram/TL altın fiyatı da 5.765 seviyesine ulaşarak 5.905 zirvesine yöneldi. Platin, paladyum ve bakır gibi diğer emtia fiyatlarında da yükselişler gözlendi. Petrol fiyatlarında son birkaç gündür görülen zayıf tepki yükselişine rağmen düşüş trendi korunuyor. Bu ayki OPEC+ Grubu toplantısından yeni bir üretim artırım kararı beklenmezken Rusya-Ukrayna görüşmeleri takip ediliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.01, Euro/dolar paritesi 1.1600, dolar endeksi 99.44, altının ons fiyatı 4.219 dolar, gümüş 56.72 dolar, brent petrol ise 63.24 dolar seviyelerinde seyrediyor. Bu hafta veri akışı yine yoğun olacak ama asıl dikkatler 5 Aralık’ta açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdamının üzerinde olacak.
Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.
patronlardunyasi.com















