Dolar
49,2174
0,03%
Euro
55,252
0,28%
Sterlin
65,1474
0,13%
Bitcoin
4.074.634
-0,66%
BİST-100
12.122,94
-2,03%
Gram Altın
6.518,128
0,24%
Gümüş
59,35
-0,69%
Faiz
39,5
0,00%

Norveç Prensesi Martha Louise ve 'şaman' eşi, aralarında iş ortaklarının da bulunduğu bazı kişilere 80 milyon dolarlık 'güven' davası açtı

Norveç Kraliyet Ailesi yıllardır magazin sayfalarından mahkeme haberlerine, aile içi tartışmalardan sağlık sorunlarına kadar pek çok tartışmalı konuyla gündeme geliyor. Bu sefer de alternatif tıp, maneviyat ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin patronu olan Norveç Prensesi Martha Louise ve Amerikalı eşi Durek Verrett, eski arkadaşları, iş ortakları ve aile çevresinden bazı kişileri “güveni kötüye kullanmak”, iftira ve gizlilik anlaşmalarını ihlal etmekle suçlayarak, 80 milyon dolarlık dava açtı.

08.10.2026 05:08 • Güncelleme: 08.10.2026 05:22
Norveç Prensesi Martha Louise ve 'şaman' eşi, aralarında iş ortaklarının da bulunduğu bazı kişilere 80 milyon dolarlık 'güven' davası açtı
16px
32px

Burak ARTUNER 

Norveç Prensesi Märtha Louise ve Amerikalı eşi Durek Verrett, kendilerine yakın olmuş eski arkadaşları, iş ortakları ve aile çevresinden bazı kişileri “güveni kötüye kullanmak”, iftira ve gizlilik anlaşmalarını ihlal etmekle suçlayarak Los Angeles’ta dava açtı. Talep edilen tazminatın toplamı 80 milyon doların üzerinde. Başka bir ifadeyle yaklaşık 800 milyon Norveç kronu...
Ve davanın arkasında yalnızca para yok. Prenses ve 'Şaman' eşi aynı zamanda kendi işlerinin patronu.  Alternatif tıp, maneviyat ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren şirketleri var. 
Çift, yıllardır özel hayatlarına, ilişkilerine ve işlerine içeriden erişimi olan kişilerin bu bilgileri kendilerine karşı kullandığını ileri sürüyor. Dava dilekçesinde bunun “hesaplanmış bir güven ihaneti” olduğu savunuluyor. 

'ŞAMAN'LA EVLENMİŞTİ 

Märtha Louise ile Durek Verrett'in ilişkisi zaten sıradan bir kraliyet aşk hikâyesi değildi. Kendisini “şaman” olarak tanımlayan Verrett ile evlenen Märtha Louise, 2022'de kraliyet görevlerinden çekilmiş, böylece ticari faaliyetleriyle kraliyet rolü arasında bir sınır oluşturulmaya çalışılmıştı. 2024'te Geiranger'deki düğün ise dünya basınının büyük ilgisini çekti. Düğün öncesinde prensesin adının ticari ürünlerde kullanılması tartışma konusu olmuş, çiftin hayat tarzı ve ticari girişimleri Norveç'te eleştirilmişti.

BELGESELLERİ DE YAPILDI

2025'te Netflix'te yayımlanan “Rebel Royals: An Unlikely Love Story” belgeseli ise tartışmayı başka bir seviyeye taşıdı. Konu Märtha Louise ve Durek'in ilişkisi değildi. Durek Verrett'in Norveç Kraliyet Ailesi'ne yönelik eleştirileri de belgeselin önemli başlıklarından biri oldu. Norveç basınında belgeselin aile içindeki sorunları kamuoyuna taşıdığı ve kraliyet ailesiyle daha önce yapılan bazı anlaşmaların sınırlarını tartışmaya açtığı yorumları yapıldı.

SONRA KRALİYET AİLESİNİN EN ZOR DOSYASI GELDİ

Fakat Märtha Louise ile Durek Verrett'in hikâyesinin çok ötesinde, Norveç Kraliyet Ailesi'nin tamamını sarsan bir başka dosya daha çok konuşuldu. Marius Borg Høiby. Kronprens Haakon'un eşi Mette-Marit'in önceki ilişkisinden olan oğlu Høiby, 2024'te başlayan soruşturmanın ardından çok sayıda suçlamayla karşı karşıya kaldı. 2026'da görülen davanın sonunda Oslo Bölge Mahkemesi Høiby'yi iki tecavüz, aile içi şiddet ve başka suçlar dahil 34 ayrı suçtan mahkûm ederek dört yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar temyize götürüldü ve henüz kesinleşmiş değil. Bu olayın kraliyet ailesine verdiği zarar yalnızca magazinsel değildi. Norveç'teki monarşi tartışmasının da yeniden alevlenmesine neden oldu.

METTE-MARİT VE EPSTEIN GÖLGESİ

Ardından Kraliyet Ailesi'nin başka bir üyesinin adı bu kez Jeffrey Epstein dosyasında gündeme geldi. Şu anda Kraliçe olan Mette-Marit, Epstein ile yıllar boyunca süren temasları hakkında kamuoyuna açıklama yapmak zorunda kaldı. 2026'da yaptığı açıklamada Epstein tarafından “manipüle edildiğini ve kandırıldığını” söyledi. Epstein dosyalarında Mette-Marit'in adının çok sayıda e-posta ve kişisel yazışmada geçmesi Norveç'te ciddi tartışma yarattı. Üstelik bu tartışmanın kamuoyu desteğine de yansıdığı görüldü. Şubat 2026'da yapılan bir Norstat araştırmasında monarşiye destek yüzde 60'a kadar gerilemişti; bu, kurumun ölçümleri içinde şimdiye kadarki en düşük oran olarak bildirildi. Yani mesele artık yalnızca “kraliyet ailesinin başına neler geliyor?” sorusu değildi. Norveçliler kraliyet kurumunun kendisini de tartışmaya başlamıştı.

BİR DE KAYIPLAR GELDİ

Tam bu tartışmaların üzerine Kraliyet Ailesi ağır kayıplar yaşadı. Kral Harald V, 28 Ağustos 2026'da 89 yaşında hayatını kaybetti. Babası kralın ölümünü yaşayan Martha Louise için bu zaten başlı başına ağır bir dönemdi. Üstelik Kral Harald'ın cenazesinden yalnızca birkaç gün sonra, kralın kız kardeşi Prenses Astrid de hayatını kaybetti. İşte Martha Louise ile Durek Verrett'in yeni davası tam da bu yas döneminin hemen ardından gündeme geldi. Dava dilekçesinde çift, Verrett'in ciddi böbrek rahatsızlığı, diyaliz tedavisi ve geçirdiği böbrek nakli ile Märtha Louise'in babasını kaybetmesi gibi kişisel ve sağlık sorunlarının yaşandığı bir dönemde saldırıların sürdüğünü savunuyor. Davanın zamanlamasının “talihsiz” olduğunu kendileri de kabul ediyor. Ancak gerekçeleri şu: Hukuki sürelerin dolması nedeniyle davayı şimdi açmak zorunda kaldıklarını söylüyorlar.

KRALİYET AİLESİNİN YENİ CEPHESİ

Norveç Kraliyet Sarayı bu davanın tarafı değil. Saray, bunun Martha Louise ve Durek Verrett'in özel davası olduğunu açıkça belirtiyor ve soruların çifte yöneltilmesi gerektiğini söylüyor.
Dolayısıyla hukuken bu bir “Kraliyet Ailesi'nin açtığı dava” değil. Ama kamuoyu açısından bakıldığında durum daha farklı. Çünkü davacı koltuğunda oturan kişi Norveç kralının kızı. Ve karşısında, bir zamanlar çiftin en yakın çevresinde bulunan insanlar var. Kraliyet dünyasının en güçlü sermayesi olan gizlilik ve güven, bu kez mahkeme salonunda dava konusu. Kraliyet aileleri genellikle kendileri hakkında yazılanlara cevap vermek yerine susmayı, protokolü ve kurumların ağırlığını tercih eder. Martha Louise ile Durek Verrett ise bu kez başka bir yol seçti: “Bizi yıllardır kamuoyu yargılıyor. Şimdi gerçekleri mahkeme test etsin” diyorlar. Çiftin Amerikalı avukatı Richard Roth'un sözleri de davanın mantığını özetliyor.

SARAYDAN MAHKEMEYE

Norveç Kraliyet Ailesi'nin son birkaç yılına baktığımızda ortaya neredeyse bir televizyon dizisinin sezonları çıkıyor: Märtha Louise'in sıra dışı evliliği, Durek Verrett'in açıklamaları, kraliyet görevlerinden çekilme, tartışmalı düğün, Netflix belgeseli, Marius Borg Høiby'nın tecavüz davası, Mette-Marit ve Epstein tartışması, sağlık sorunları, Kral Harald'ın ve Prenses Astrid'in ölümü... Ve şimdi Los Angeles'ta 80 milyon doların üzerinde bir tazminat davası. 
Kendi işinin patronu olan prensesin şikayetçi olduğu dosya, kraliyet tartışmasının yeni sahnesini Los Angeles mahkemesine taşıyor.
Bu kez fark, prensesin davacı koltuğunda olması.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Sudi Özkan’ın büyük sırrı, Belaruslu eski eşi ve kuaför Ali Sinan Akyurt’un yasak aşkı
Sudi Özkan’ın büyük sırrı, Belaruslu eski eşi ve kuaför Ali Sinan Akyurt’un yasak aşkı#Ali Sinan Akyurt