Milyoner bankacı trende ‘bilet uyanıklığı’ yaptı, fon soruşturmasında yaşananlar beynime mıhlandı
İngiltere’de bir bankacının tren bileti için yaptığı “uyanıklık”, kariyerine mal oldu. HSBC Asset Management’ın eski pasif hisse senedi bölümünün başındaki Joseph Molloy, Londra’daki işe gidiş gelişlerinde tren ücretlerini düşük göstermek için “doughnutting” adı verilen bir yöntem kullandı, sonuçları ağır oldu. Bakalım Türkiye’de bin katlık artışlarla yüz binlerce kişinin mağdur olduğu fon soruşturmasının kahramanlarına ne olacak?

Burak ARTUNER
Dünyanın en büyük bankalarından biri olan HSBC’nin pasif hisse senedi bölümünün başkanı Joseph Molloy…
Evinden işyerine trenle seyahat etmeyi seviyordu….
Seviyordu, sevmesine de belki ‘heyecan olsun’ diye bir işe girişti.
Sahte isim ve adreslerle akıllı kartlar aldı, yolculuğun bir bölümünü ödemeden geçti.
Yetmedi, işsizlere yönelik yüzde 50 indirim sağlayan bir karttan da yararlandı.
Yaklaşık 12 ay boyunca bu yöntemle 740’tan fazla kez ücret ödemekten kaçındı ve toplamda 5 bin 911 sterlinlik (384 bin TL) zarar oluştu.
Sonuç?
Molloy finans sektöründe çalışmaktan ömür boyu men edildi.

İngiltere Finansal Denetleme Kurumu, Joseph Molloy'u, "dürüstlük ve ahlak yoksunluğunu gösterdiği' gerekçesiyle, herhangi bir düzenlenmiş finansal hizmetler pozisyonunda çalışmaktan men etti.
“DÜRÜSTLÜK” VURGUSU
İngiltere Finansal Davranış Otoritesi FCA, kararın gerekçesini oldukça net koydu: Dürüstlük ve bütünlük standartlarını karşılamıyordu. Molloy daha önce de mahkeme tarafından 10 ay hapis cezasına çarptırılmış, cezası ertelenmiş, tren kullanması bir yıl yasaklanmış ve tazminat ile çeşitli ödemeler yapmasına karar verilmişti.
Bir tren bileti...
MESELE SADECE TREN BİLETİ DEĞİL
Ama mesele aslında bir tren bileti değil.
Mesele, “Ben bunu küçük bir avantaj olarak görüyorum” denilen davranışın, finans dünyasında güven meselesine dönüşmesi.
Tam da buradan Türkiye’deki tartışmaya geçelim.
“HALK TEVECCÜH EDERSE…”
Türkiye’de sermaye piyasalarını sarsan fon soruşturması sürerken, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün sözleri yeniden gündeme geldi.
Gönül, dün Hürriyet muhabiri Musa Kesler’e konuşmuştu. Kesler’e söylediklerini Patronlar Dünyası’nda da okudunuz…
Gönül, 2022-2026 yılları arasında SPK Başkanlığı yaptı. Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade vermesi öncesinde kendisine yöneltilen, “Bir hissedeki bin katlık artış SPK’nın gözünden kaçabilir mi?” sorusuna denetim mekanizmasını anlatarak cevap verdi.

Gönül, SPK’nın hisselerdeki hareketleri günlük olarak takip eden gözetim birimleri bulunduğunu, şüpheli hareketlerin incelendiğini ve gerektiğinde soruşturma başlatıldığını söyledi.
Ancak ardından şu ifade tartışmanın en çok konuşulan bölümlerinden biri oldu:
“Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen manipülasyon olarak sınıflandıramayız.”
Ve devamında, bir şüphenin soruşturmaya dönüşebilmesi için delillendirilmesi gerektiğini, bunun da zaman alabildiğini anlattı.
Şimdi iki hikâyeyi yan yana koyunca ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.
Londra’da bankacı tren biletinde birkaç bin sterlinlik avantaj sağlamaya çalışıyor.
Denetleyici kurum ise “Bu adam finans sektöründe çalışabilir mi?” diye bakıyor ve cevabı hayır oluyor.
Türkiye’de ise sermaye piyasalarında çok daha büyük rakamların, fonların, hisse hareketlerinin ve manipülasyon iddialarının konuşulduğu bir soruşturma yürütülüyor.
Üstelik eski SPK Başkanı da soruşturma kapsamında ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade vermeden önce bin katlık artışı, ‘Halkın tevüccühü hemen manipülasyon olarak sayılmaz’ diyor.

Fon soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül.
BİR BİLETE, BİN KATLIK HİKÂYE
İngiltere’de 5 bin 911 sterlinlik yani 384 bin TL’lik bir tren bileti ‘uyanıklığı’ , bir bankacının mesleki hayatını bitirecek kadar önemli görülüyor.
Türkiye’de ise “bin kat artış” ifadesi, sermaye piyasalarında denetimin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği tartışmasını beraberinde getiriyor.
İngiltere’deki olay bana şunu gösteriyor:
Finans dünyasında güven, rakamlardan önce geliyor.
Bir bilet...
Bir “teveccüh”...
Bir de bin katlık artış.
İngiltere’de milyoner finansçı, ‘uyanıklığının’ bedelini ödedi.
Türkiye’de ise şimdi soruşturmaların sonucu beklenecek…
Ama bundan sonra ne olursa olsun ?
Güvene gelince…
O yeniden sağlanır mı, sağlanırsa ne zaman sağlanır, bunu elbette zaman gösterecek.
patronlardunyasi.com
İLGİLİ HABER
















