Hitler’in 42 milyon dolarlık tabancası ve bir polis baskınıyla başlayan gizemli hikâye davaya dönüştü
2016’da Arjantin’de düzenlenen bir polis baskınının ardından ortadan kaybolan, Adolf Hitler’e ait olduğu iddia edilen son derece nadir Luger için yıllar sonra hukuk mücadelesi başladı. Değeri 42 milyon dolara kadar çıkarılan silahın akıbeti bilinmezken, baskını gerçekleştiren iki polis memuru da hırsızlık ve görev ihlali suçlamalarıyla yargılanmayı bekliyor.

Mustafa Ali AYKOL
Bir ev baskını… Maskeli polisler… Bir aile yadigârı… Ve bugün değeri 42 milyon dolara kadar çıkarılan, Adolf Hitler’e ait olduğu iddia edilen bir tabanca.
Arjantin’de 2016 yılında başlayan hikâye, aradan geçen 10 yılın ardından hâlâ çözülemedi.
Büyük amcası Hans Ruppel Hitler'in kişisel koruma birliği SS Leibstandarte'da görev yapan Juan Pablo Ruppel’in evine düzenlenen polis operasyonunda ele geçirildiği öne sürülen son derece nadir Luger Parabellum .45 Calibre No. 5, bir daha sahibine teslim edilmedi. Şimdi ise silahın nerede olduğu bilinmiyor ve olay mahkeme salonlarına taşınmış durumda.

Juan Pablo Ruppel.
Ruppel, kayıp tabancanın kendisine büyük amcası Hans Ruppel tarafından bırakıldığını söylüyor.
Aile anlatımına göre Hans Ruppel, İkinci Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’in kişisel koruma birliği olarak bilinen SS Leibstandarte bünyesinde görev yapmış ve savaşın ardından Arjantin’e kaçmıştı.
İddia edilen hikâyeye göre tabanca da Nazi Almanyası’nın çöküşünden sonra Güney Amerika’ya uzanan kaçış rotalarından biri üzerinden Arjantin’e getirildi.
HER ŞEY 2016'DAKİ BASKINLA DEĞİŞTİ

Juan Pablo Ruppel’in Buenos Aires eyaletinin kırsalındaki evine 2016 yılında ağır silahlı ve maskeli polisler tarafından operasyon düzenlendi.
Baskının gerekçesi, Ruppel’in evinden bazı küçük eşyaların, aralarında tabak, bardak ve çatal-bıçakların da bulunduğu eşyaların çalındığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaydı. Ancak Ruppel bu suçlamalar nedeniyle hiçbir zaman yargılanmadı.
Onun iddiasına göre polisler evde çok daha değerli bir şey buldu: Ailesinden miras kalan Luger.
Ve operasyonun ardından silah ortadan kayboldu.
Ruppel, tabancanın devlet görevlilerinin elinde olduğunu, ancak daha sonra kendisine teslim edilmediğini savunuyor. Yıllar boyunca silahın izini sürmeye çalıştı ancak sonuç alamadı.
Şimdi ise Arjantin devletinden milyonlarca dolarlık tazminat istiyor.
"DÜNYANIN EN DEĞERLİ TABANCASI"

Davaya konu olan silah sıradan bir Luger değil.
Luger Parabellum .45 Calibre No. 5, ünlü silah tasarımcısı Georg Luger tarafından 1907 yılında üretilen yalnızca beş prototipten biri olarak tanımlanıyor.
Bu nedenle silahın Hitler bağlantısı bulunmasa bile koleksiyon dünyasında son derece nadir bir parça olduğu belirtiliyor.
HİTLER'İN İMZASI VE "ATEŞLİ SİLAHLARIN KUTSAL KÂSESİ"
Ancak onu olağanüstü değerli hale getiren asıl unsurun, üzerinde bulunduğu öne sürülen “Adolf Hitler” ibaresi ve Hitler’e ait olduğu iddiası olduğu belirtiliyor.
Arjantin’in ulusal silah kayıtlarında tabancaya ilişkin 1979 tarihli bir kayıt bulunuyor. Interpol kayıtlarında da silahın üzerinde “Adolf Hitler” yazısının bulunduğu belirtiliyor.
Bu nedenle bazı araştırmacılar silahı “ateşli silahların Kutsal Kâsesi” olarak nitelendiriyor.

HİTLER'İN KORUMASINDAN ARJANTİN'E
Hikâyenin en dikkat çekici bölümü ise silahın nasıl Arjantin’e ulaştığı.
Ruppel’in anlattığına göre büyük amcası Hans, tabancanın Adolf Hitler’e ait olduğunu kendisine söylemişti.
Hans Ruppel, Hitler’in kişisel koruma birliği SS Leibstandarte içerisinde görev yapmıştı. Savaşın ardından 1945’te Arjantin’e gitti.

Hans Ruppel, SS Tümeni Leibstandarte üniformasıyla.
Aile anlatımına göre Hitler’e ait olduğu söylenen Luger da birkaç yıl sonra, 1948’de Arjantin’e ulaştı. Ruppel, büyük amcasının silahın ülkeye dönemin Devlet Başkanı Juan Domingo Perón’un yardımıyla getirildiğini anlattığını söylüyor.
Ancak bu anlatının önemli bölümleri bağımsız olarak doğrulanmış değil.
Üstelik Hans Ruppel’in Nazi dönemindeki geçmişi de hikâyenin doğal olarak en tartışmalı unsurlarından biri. Aile adına araştırma yapan İngiliz gazeteci Laurence de Mello, Hans Ruppel’in Nazi savaş suçlarıyla ilişkilendirilmediğini ve bu suçlarla ilgili herhangi bir ithamla karşılaşmadığını belirtiyor.

42 MİLYON DOLAR BEDEL BİÇİLİYOR
Silahın değerine ilişkin rakam ise hikâyeyi daha da sıra dışı hale getiriyor.
Ruppel, Luger’ın yaklaşık 42 milyon dolar değerinde olduğunu savunuyor. Ancak bu rakam henüz bağımsız bir ekspertiz tarafından kesinleştirilmiş değil.
Mahkeme de bu nedenle şimdilik çok daha düşük bir rakama hükmetti.
Buenos Aires’teki bir hukuk mahkemesi, silahın devletin gözetimi altındayken kaybolmasından dolayı ilgili kurumu 15 bin dolar ve faiz ödemekle yükümlü tuttu. Bununla birlikte, Luger’ın gerçek piyasa değerinin bağımsız bir uzman tarafından belirlenmesine karar verildi.
Yani davanın sonunda ortaya çıkacak rakam, 15 bin dolardan 42 milyon dolara kadar uzanan son derece geniş bir aralıkta olabilir.
"5O MİLYON DOLAR VERSELER BİLE SİLAHI SEÇERİM"
Ruppel için mesele yalnızca para değil.
Yıllardır silahın bulunmasını bekleyen Ruppel, tabancanın kendisi için aile mirası olduğunu söylüyor.
“Bana 50 milyon dolar teklif edilse bile silahı geri almayı tercih ederim” diyen Ruppel, ancak tabancanın hâlâ bulunamaması üzerine devletten tazminat istemeye karar verdiğini belirtiyor.
Şimdi gözler hem kayıp Luger’ın akıbetine hem de baskını gerçekleştiren polis memurlarına çevrilmiş durumda.
İKİ POLİS YARGILANACAK
Ruppel’in evindeki operasyonu yöneten iki polis hakkında nitelikli hırsızlık ve kamu görevlisinin görevlerini ihlal etmesi suçlamalarıyla ceza davası açıldı.
İki polis memurunun Mart 2027’de yargılanması bekleniyor.
Böylece 2016 yılında sıradan bir ev baskını olarak başlayan olay, bugün Nazi Almanyası tarihine, Arjantin’deki savaş sonrası Nazi kaçış rotalarına, milyonlarca dolarlık koleksiyon piyasasına ve kamu görevlilerinin olası suçlarına uzanan çok katmanlı bir davaya dönüşmüş durumda.
Fakat bütün hikâyenin merkezindeki soru hâlâ aynı:
Hitler’e ait olduğu iddia edilen 42 milyon dolarlık Luger nerede?
Silahın gerçekten Hitler’e ait olup olmadığı kesin olarak kanıtlanmış değil. Ancak eğer iddialar doğrulanır ve tabanca bir gün yeniden ortaya çıkarsa, yalnızca bir aile yadigârı değil, 20. yüzyıl tarihinin en tartışmalı ve en değerli silahlarından biri yeniden dünya gündemine taşınacak.
patronlardunyasi.com















