“Mudo” reklamları bir sosyolog olarak 1970’li yılların ikinci yarısında dikkatimi çekmeye başlamıştı. Terör saldırılarında arkadaşlarımızı kaybettiğimiz yıllardı ve Türkiye aşırı sağ ve sol despot sokak çetelerinin vasatlaştırdığı bir korku ikliminde yaşıyordu. Mudo reklamları işte öyle günlerde ülkem hakkında bana umut veren şeylerden biri olmuştu. O yıllarda “Ti-şört. Ti-şört. Ti-şört” yazılı reklamları benim gözümde, sokaktaki Dev-Sol sloganlarından daha devrimci grafitilerdi… Bu ülkede “Fanilayı Ti-şört yapan” markaydı Mudo… Ama Mudo’nun asıl cesaretini ve yaratıcılığını 1999 yılında bir “Babalar Günü” reklamında görecektik. Sadece Türkiye değil, dünya reklamcılık tarihine geçen bir basın ilanıdır bu. Bembeyaz bir sayfanın ortasında, küçük bir sperm fotoğrafı."