"Aydın Bey’le asıl dostluğumuz ben genel yayın yönetmenliğinden ayrıldıktan, o da medyadan çıktıktan sonra başladı. Ona karşı saygım hiç eksilmedi, hep arttı. O gece masanın başında Aydın Bey ve eşi Sema Hanım oturuyordu. Bütün kızları ve torunları oradaydı. Bir ara Aydın Bey’in oturduğu yerde sanki elleriyle dans edermiş gibi şarkılara katıldığını gördüm. Çok güzel bir 90 yaş sahnesiydi… Dedim ya epeydir onu bu kadar mutlu görmemiştim. Masanın kenarında gözümün önünden bir “Aile hikâyesi” akıyordu. Kelkit’te başlayıp, bugün Cannes’da bir masanın etrafında smokinler ve tuvaletlerle kutlanan bir 90 yılın hikâyesi."