Bankacılık kredileri, yüksek faizin yanında seçici kredi uygulaması ve aylık büyüme sınırları ile miktarsal kısıtlamanın etkisiyle 2024’teki reel daralmanın ardından, sıkılaşmada kontrollü gevşeme ve faizlerde indirime gidilen, enflasyonda düşüşün de hızlandığı 2025’te ise “reel” bazda yüzde 10’a yaklaşan bir büyüme kaydetti.
Bankacılık sektöründe bireysel ihtiyaç ve kredi kartındaki takipteki alacak artışı dikkat çekerken 19 Mart sonrasında ticari kredilerde hem döviz hem de TL cinsi takipteki alacak bakiyesi artışı aynı dönemde bireysel kredilerde yaşanan artışın üzerine çıktı. Ticari kredilerde takipteki alacak yüzde 15,3, bireyselde yüzde 11,4 arttı.
Finansal piyasalarda 19 Mart ile başlayan sarsıntı ve Merkez Bankası’nın attığı adımlar ihtiyaç kredi faiz oranlarının aylık 1 puana yakın artmasına neden oldu. Buna karşılık Kasım 2024’ten bu yana dönem borcuna göre değişiklik gösterse de faiz oranı sabit kalan bireysel kredi kartı ve KMH bakiyeleri 4 haftada ihtiyaç kredisinin neredeyse 2 katı büyüme hızına ulaştı. Bireysel kredi kartı bakiyesi 2 trilyon lirayı ilk kez geçti.
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı ayına göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı yüzde 39 artarak 1 milyon 664 bin kişi oldu.
Bankaların kullandırdığı bireysel kredilerdeki artış oranları rekor seviyede. Yılın ilk çeyreğinde bireysel kredilerde yaşanan artış bir önceki yılın aynı dönemine göre 6 kat artarak 319 milyar TL’ye ulaştı. Peki bu hızlı büyümeye rağmen ‘bankalar kredi vermiyor’ söylemleri nereden çıkıyor?