Dolar
45,9595
0,04%
Euro
53,351
-0,13%
Sterlin
61,7774
-0,18%
Bitcoin
3.078.112
-0,94%
BİST-100
14.139,71
-0,43%
Gram Altın
6.590,036
-0,59%
Gümüş
74,23
-1,21%
Faiz
43,45
0,12%

Ece İrtem'in 35 yaşında ölümü, Cahit Sıtkı Tarancı'nın Otuz Beş Yaş şiiri, bir insan için 35 yaş nedir?

Türk edebiyatının kült şiirlerinden biridir Cahit Sıtkı Tarancı'nın 35 Yaş şiiri. 'Dante gibi ortasındayız ömrün' der Tarancı, peki 35 yaş bir insan için nedir?

16.06.2026 06:00Güncelleme: 16.06.2026 06:22
Ece İrtem'in 35 yaşında ölümü, Cahit Sıtkı Tarancı'nın Otuz Beş Yaş şiiri, bir insan için 35 yaş nedir?
16px
32px

Burak ARTUNER 

Kimi için kariyerinin zirvesine çıkılan dönemdir. Kimi için yeni başlangıçların, yeni hayallerin yaşıdır. Kimi içinse çocuklukla gençlik arasında kurulan köprülerin geride kaldığı, geleceğe daha emin adımlarla bakılan bir eşiktir.

Ama bazen hayat bütün hesapları bozar.

Türk televizyon dünyası, henüz 35 yaşındaki oyuncu Ece İrtem'in vefat haberiyle sarsıldı. Daha birkaç gün önce yeni yaşını kutlayan genç oyuncunun vefatı, yalnızca sanat camiasını değil, onu ekranlardan tanıyan milyonları da derin bir düşünceye sevk etti.

Sivas'ta başlayan hikâye, İzmir'de şekillendi. Yaşar Üniversitesi Opera ve Şan Bölümü'nde aldığı eğitim, onun sanatla kurduğu ilişkinin tesadüfi olmadığını gösteriyordu. Pek çok oyuncunun aksine sahneye önce müzik ve ses eğitimiyle yaklaşmıştı.

Ardından İstanbul'da Sadri Alışık Kültür Merkezi'nde oyunculuk eğitimi aldı ve ekran yolculuğu başladı.

Televizyon izleyicisi onu ilk olarak "Kaçak Gelinler" dizisinde fark etti. Sonrasında "O Hayat Benim", "Şeref Meselesi", "Kertenkele", "Yeni Gelin", "Payitaht Abdülhamid", "Bay Yanlış", "Mahkum" ve "Yasak Elma" "Sandık Kokusu" gibi birbirinden farklı yapımlarda rol aldı. Her projede farklı bir karaktere bürünmesi, onun sessiz ama istikrarlı yükselişinin göstergesiydi.

'KIZILCIK ŞERBETİ'YLE PARLAMIŞTI

Belki de geniş kitlelerin hafızasında en çok "Kızılcık Şerbeti" dizisindeki Işıl karakteriyle yer etti. Son dönemin en çok konuşulan televizyon yapımlarından birinde oynuyor olması, kariyerinin yeni bir sıçrama dönemine girdiğinin işaretiydi. Tam da bu nedenle gelen haber daha da sarsıcı oldu.

Ece İrtem'in hikâyesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de sanat yolculuğunun opera eğitiminden televizyon ekranlarına uzanmasıydı. Türkiye'de oyuncuların önemli bölümü tiyatro kökenliyken, onun müzikten gelen disiplinle ekran oyunculuğuna yönelmesi farklı bir rota oluşturuyordu. Bu yönüyle yalnızca bir dizi oyuncusu değil, çok yönlü bir sahne sanatçısı olarak da değerlendiriliyordu.

"İNSAN SEVENLERDENİM..."

2023'ün son gününde yani 31 Aralık'ta Posta'dan Oya Çınar'la yaptığı söyleşide Çınar'ın "Bazıları hayatın kendiyle, her şeyle flört eder, öyle misinizdir?" sözünde hayat felsefesine dair ipuçları vermiş İrtem, "Ben öyleyim, evet. İnsanları sevenlerdenim. Çevremde son zamanlarda, “İnsan sevmiyorum” cümlesini çok duyuyorum ve üzülüyorum. Onu kaybedersek bence her şeyi kaybederiz. “İnsan sevmiyorum” dediğinde kendini de sevmekten vazgeçersin gibi geliyor bana.

35 yaş...

Türk kültüründe de dünya edebiyatında da özel bir yaş olarak kabul edilir. Ne gençliğin hesapsız cesareti vardır artık ne de yaşlılığın ağır bilgeliği. İnsan tam ortadadır; geçmişini anlamaya, geleceğini kurmaya çalışır.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Otuz Beş Yaş” şiiri, Türk edebiyatının kült şiirleri arasında yer alır. Behçet Necatigil’in deyişiyle: “Şiirlerinde, yaşamanın ve aşkın güzelliğini öven, ölümün üstünlüğünü vurgulayan, Türkçeyi bütün tatlılık ve anlatım gücüyle şiire geçiren Cahit Sıtkı Tarancı, döneminin en çok okunan şairlerinden biri olmuş, hiçbir akıma bağlanmadan kendine özgü bir şiir geliştirmiştir.”

Ne çok şey anlatır aslında yaşama dair Otuz Beş Yaş şiiri: 

“Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?

Ya gözler altındaki mor halkalar?

Neden böyle düşman görünürsünüz,

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam ben değilim.

Nerde o günler, o şevk, o heyecan?

Bu güler yüzlü adam ben değilim;

Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;

Hatırası bile yabancı gelir.

Hayata beraber başladığımız,

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç fark ettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

Her yıl biraz daha benimsediğim.

Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?

Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında."

Hiç saydınız mı kaç dizeleri bilmiyorum ama ben söyleyeyim tam 35 dize...

35 dizeli Otuz Beş Yaş şiiri...

Ne çok şey anlatır 'Yaşamaya alışmış insan'a dair o 35 dizede şair.

YAŞANAMAYANLARIN, YAŞANAMAYACAK OLANLARIN HÜZNÜ

Genç yaşta gelen ölümler toplumun hafızasında daha derin iz bırakır.

Çünkü geride kalanlar, yalnızca yaşanmış bir hayatı değil, yaşanamamış ihtimalleri de düşünür.

Ece İrtem'in ardından konuşulanlar da biraz bunu anlatıyor.

Tamamlanmamış projeler, oynanacak roller, kurulacak hayaller...

Günler geçer, kariyerler büyür, planlar yapılır.

Ama bazen bir gün, bütün hesaplardan daha güçlü çıkar.

35 yaş yolun yarısı değil, sonu olur.

Hayatın en sert gerçeklerinden biri ansızın kendini hatırlatır.

İnsan düşünür:

35 yaş gerçekten yolun yarısı mı, yoksa hayatın ne kadar kısa olduğunu hatırlatan 'bir solukluk' durak mı?

patronlardunyasi.com