Domates, Biber, Patlıcan… Markete girdiğimde etiketlerdeki fiyatlara bakınca Barış Manço'nun şarkısını mırıldanmaya başladığımı fark ediyorum
Türk mutfağının temel üçlüsü domates, biber, patlıcan... Üçünün kilogram fiyatları 290 lira seviyelerinde dolaşıyor, gözlerim üçünün etiketi arasında dolaşırken, birden Barış Manço'nun Domates, Biber, Patlıcan şarkısını mırıldandığımı fark ediyorum. Patlıcanı es geçip, sadece domates ve biberden üçer tane alıp tezgahın önünden usulca ayrılırken, gençliğimizden izler taşıyan o şarkı içimde gümbür gümbür yükseliyor.

Burak ARTUNER
Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço, 1980’lerin sonunda çıkardığı Domates Biber Patlıcan ile aslında sadece bir aşk hikâyesi anlatmıyordu.
Bir mahalle hayatını, bir kırgınlığı, bir yanlış anlaşılmayı şarkıya dönüştürüyordu.
Yıl 1968'di...
Önce efsane şarkının hikâyesini bir hatırlayalım:
Barış Manço henüz 25 yaşında. Bir kızla tanışmış, çok sevmiş evlenme teklif edecekmiş, kızı evine çağırmış bir sürü hazırlık yapmış, ama cesaretini kolay kolay toplayamıyormuş. Öyle havadan sudan konuşmuşlar.
Barış Manço tam cesaretini toplamış lafa " Ben " diye girmiş, ama o da ne!
Sokaktan geçen bir seyyar satıcının sesi etrafı inletiyormuş: Domates, biber, patlıcan!
Tüm cesaretini güçlükle toplayan Barış Manço dikkatini kaybetmiş, konuşamamış.
Kız da " senin gibi iki lafı bir araya getiremeyen bir adamla beraber olamam" demiş.
Barış Manço da bu olaydan 20 yıl sonra " Domates biber patlıcan"ı patlatmış

Domates biber patlıcan Domates biber patlıcan
Bir anda bütün dünyam karardı
Bu sesle sokaklar yankılandı
Domates biber patlıcan Keşke hislerimi sana açıkca anlatabilseydim
Sana deli gibi aşık olduğumu söyleyebilseydim
Göz göze geldiğimiz o anda sanki

Dilim tutuldu bir anda
(...)
Tam elini tutmak üzereyken
Aşkımı itiraf edecekken
Sokaktan gelen o sesle yıkıldı dünyam
Domates biber patlıcan (...)
Bugün ise aynı üç kelime, artık bir aşk hikâyesinden çok bir ekonomi hikâyesinin başlığı gibi duruyor.
Çünkü artık mesele yanlış anlaşılma değil, fiyatların anlaşılması meselesi.
Dün evimin yakınındaki bir markete girdiğimde Barış Manço'nun nutkunu tutan üçlü yani 'Domates Biber Patlıcan' beni de benzer bir şaşkınlığa sürükledi.

Manav kısmında yan yana duran muhteşem üçlünün kilogram fiyatları
280 ila 300 lira arasındaydı...
Şaşkınlıkla domates ve biberden üçer tane alıp, patlıcana dokunmadan tezgahların önünden ayrılırken Barış Manço'nun efsane şarkısını mırıldanarak ayrıldım...
İçimde gümbür gümbür Domates, Biber, Patlıcan yankılanıyordu.
Düşündüm...
Türk mutfağının en temel üçlüsü. Menemenin, karnıyarığın, türlülerin, dolmaların ana malzemesi.
Yani lüks değil, zaruret.
Turfanda olduğu için böyledir falan filan...
Üreticilerden "On-on beş güne fiyatlar iner" mesajları...
Ama tüm bu sözler bir yana...
Tarım üretimindeki sorunlar, ara zincirlerde kopukluklar, girdi maliyetlerinde gübre, enerji, nakliye vs... fiyat artışları...
Hepsi ekonomi, hepsi matematik...
Domates Biber Patlıcan, yıllarca bir mahalle aşkı hikâyesi olarak dinlendi.
Mahalle kültürü neredeyse kayboldu...
Büyükşehirler, yabancılaşan insanlar, dijitalleşen kültür...
Ve benim gibi markete, pazara çıkan insanların ekonomik ruh halini
Anlatan üç kelime: Domates, biber, patlıcan...
İçimde gümbür gümbür yeniden yükseliyor...
Sessizce şarkının sözlerini mırıldanıyorum...
Çok sevdiğim Barış Manço'yu bir kez daha özlemle anıyorum...
patronlardunyasi.com















