Dolar
44,9234
-0,02%
Euro
52,7069
0,23%
Sterlin
60,8163
0,25%
Bitcoin
3.500.160
-0,77%
BİST-100
14.335,49
-0,28%
Gram Altın
6.836,521
-0,17%
Gümüş
76,22
-1,92%
Faiz
39,98
0,00%

Derbi öncesi hakem Yasin Kol krizi, Galatasaraylılık sınavı ve duruşunu sorgulattı

Galatasaray-Fenerbahçe derbisine atanan hakem Yasin Kol üzerinden kopan tartışma, Galatasaray'ın asıl refleksini unutturuyor. Bu kulüp tarih boyunca "tartışmalarla" değil "başarıları" ile konuştu, konuşuldu. Alp Yalman, Faruk Süren, rahmetli Özhan Canaydın'a uzanan çizgide "çık sahada kazan, gerekirse hakemi de yen" kuralı vardı.

23.04.2026 12:07Güncelleme: 23.04.2026 12:19
Derbi öncesi hakem Yasin Kol krizi, Galatasaraylılık sınavı ve duruşunu sorgulattı
16px
32px

Toygun ATİLLA

MAÇI KAYBETTİ, GALATASARAYLILIK DURUŞUNU KAZANDI

Tam da bugün bambaşka bir yazı yazmaya hazırlanıyordum. Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk'un kendi adına Galatasaraylılık duruşunu, kaybettiği Gençlerbirliği maçından sonra kazandığını yazacaktım. Hatta başlığı bile atmıştım: "Maçı kaybetti, Galatasaray duruşunu kazandı."

Basın toplantısını televizyonda izlemiştim. Okan Buruk, Galatasaraylılara yakışır bir şekilde tüm sorumluluğu üzerine alıyor, bahane bulmuyor, oyuncularına sahip çıkıyor, ders çıkardıklarından bahsediyor, hatalarını söylüyor, derbide bu hatalarını telafi edeceklerini ifade ediyordu.

Galatasaraylılık böyle bir şeydi. Tıpkı Fatih Terim'in 7-8 sakat veya cezalı futbolcusundan eksik çıktığı ve kaybettiği maçlardan sonra bahane üretmediği gibi...

DURSUN ÖZBEK İMZALI MESAJ YAZIMI DEĞİŞTİRDİ

Heyhat...

Sen misin bunları düşünen ve yazmaya hazırlanan?

Tam o sırada Galatasaray'ın resmî sosyal medya hesabından bir paylaşım yayınlandı:

"Türkiye Futbol Federasyonu mevcut yönetimiyle tüm ilişkilerimiz bugün itibarıyla askıya alınmıştır.

Dursun Aydın Özbek"

Dursun Özbek, takdirle izlediğim, onun döneminde de Galatasaray'ın sportif başarılara imza attığı bir isim. Ayrıca bana son derece sempatik de bir kişiliği var.

TOP TOPLAYICI OLARAK STADA GİRİP MAÇ İZLEYECEK KADAR GALATASARAYLIYIM

Ancak Galatasaraylılık duruşunu benden çok daha iyi bildiğine adım gibi de eminim. Çünkü kendisi mektepli, yani Galatasaray Liseli. Aynı zamanda içinde bulunduğu kültürü de çok iyi temsil ettiği için şu anda Galatasaray Başkanı...

Bu satırları yazan kişi ise Galatasaray'ın Neuchatel Xamax'ı 5-0 yendiği o unutulmaz maçı izlemek için 16-17 yaşlarındayken, o gün Ali Sami Yen Stadı'na top toplayıcı olarak girmeyi başarmış bir Galatasaraylı...

Bu satırları yazan kişinin Galatasaray'ı sadece tribünden izlemek dışında en ufak bir kulüp bağı yok.

AHMET YÜCE DEDİKODUSUNA DAİR

Bunları neden yazıyorum? Bazılarından duyuyorum: Galatasaray'ın, Galatasaray Lisesi'nin efsane ismi, benim de çok yakın olduğum, ağabey gibi gördüğüm Ahmet Yüce'nin rahatsızlıklarını benim kaleme aldığım dedikodusu...

Bunu konuşanlara söyleyeyim ki... Orada bir durun. Sakın kendinizi benimle karıştırmayın. Spor camiasının içindeki çukurda debelenenlerle beni bir tutmayın.

Bu küçük dipnot için özür dileyerek tekrar yazıma döneyim.

Zannedilmesin ki son birkaç yazım bir spor yazısı. Öyle gibi gözükse de yazdıklarım aslında tüm hayat ile ilgili... Buna iş dünyası da dahil...

KAYBETTİĞİNİZ MAÇ MI, KAYBEDECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ MAÇIN BAHANESİ Mİ?

Galatasaray, Fenerbahçe ile oynayacağı derbi maçına atanan hakem Yasin Kol'dan ötürü Futbol Federasyonu ile ilişkisini askıya aldığını duyuruyor.

Hayırdır,

Dün kaybettiğiniz Gençlerbirliği maçını gündemden düşürmek için mi, yoksa Fenerbahçe'ye yenilirsek bahanesi şimdiden hazır olsun diye mi bunu yapıyorsunuz?

Bu açıklamayı yaptıktan sonra sahada Fenerbahçe'yi yenmek için üç gün boyunca konsantre olması gereken futbolcuların gündemini neden saha dışına çeviriyorsunuz?

O futbolcuların maç içinde hakem Yasin Kol'un verdiği hatalı kararlar sonrası vereceği fevri tepkilere neden zemin hazırlıyorsunuz?

Daha önce de yazdım, tekrar yazayım: Fenerbahçe'nin eski başkanı Ali Koç senelerce "yapı yapı" dedi, şampiyon Galatasaray oldu. "Takımı ligden çekerim" dedi, takımı sahadan çekti. Yine şampiyon Galatasaray oldu.

Hiç mi ders çıkarmıyorsunuz?

Sakın yanlış anlaşılmasın, Galatasaray'ın çıkarlarını kollamayın demiyorum. Gerektiğinde en sert şekilde kollayın. Ama bunu Galatasaraylılık duruşunu bozmadan yapın.

Derbiye Yasin Kol atandığında çıkarsınız medya önüne...

"Galatasaray bahanelere sığınmaz; bu dün de böyleydi, bugün de böyle. UEFA şampiyonu olduğumuzda da, üst üste üç kez şampiyon olduğumuzda da gerekirse hakemleri de yendik. Pazar günü de böyle olacak" deyin...

İŞ DÜNYASINA GALATASARAY DERSLERİ

Dedim ya, bu bir spor yazısı değil.

Şimdi iş dünyasına bir not...

Bir krizi yönetmek veya kriz çıkarmak aslında bazen size bağlı...

Piyasa daralır, şartlar kötü denir... Satış düşer, rekabet haksız denir... Hata yapılır, dış faktörler suçlanır...

Oysa büyük düşünenler, büyük kurum ve kurum kültürü olanlar böyle yapmaz.

Ne yaparlar?

Bahane üretmezler, sorumluluk alırlar, gündemi dışarıdan değil içeriden yönetirler...

Bilirler ki dışarıyı suçlamak, aslında içerideki zaafiyeti büyütür.

Bir CEO düşünün...

Kriz anında çıkıp da piyasayı, rakibi, regülasyonu suçluyorsa aslında o şirketin problemi dışarıda değil içeridedir.

Aynı CEO çıkıp da "Hata bizde, düzelteceğiz" diyorsa işte o kurum büyür...

Aslında Galatasaray'ın tarihi de bunu söylüyor. Kazandığında ölçülü konuştu, kaybettiğinde sustu ve çalıştı.

İş dünyasına tam da burada bir ders çıkıyor: Gerçek güce ulaşmak istiyorsanız bahane üretmeyin. Liderlik, sorumluluk almaktır.

patronlardunyasi.com