Dolar
49,0201
0,04%
Euro
55,6981
0,26%
Sterlin
65,0101
0,22%
Bitcoin
4.069.942
-0,52%
BİST-100
12.290,58
-2,40%
Gram Altın
6.590,917
0,03%
Gümüş
61,06
-0,68%
Faiz
40,17
0,00%

DDK Başkanı Salih Tanrıkulu’nun adı Borsa İstanbul yönetimi ve Denetim Komitesi’nden çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DDK’ya yatırım fonu işlemlerini ve denetim faaliyetlerini inceleme talimatı verdi. Tam bu sırada DDK Başkanı Salih Tanrıkulu’nun adı Borsa İstanbul yönetimi ve Denetim Komitesi’nden çıktı. Peki, iki yılı aşkın süredir birlikte yürütülen bu iki görev neden fon denetimi başlarken ayrıştı?

30.09.2026 05:50 • Güncelleme: 30.09.2026 06:15
DDK Başkanı Salih Tanrıkulu’nun adı Borsa İstanbul yönetimi ve Denetim Komitesi’nden çıktı
16px
32px

Toygun ATİLLA

Fon dosyasını haftalardır takip ediyoruz.

Savcılık soruşturmalarını, SPK kararlarını, tasfiye edilen fonları, milyarlarca liralık para hareketlerini, yatırımcıların parasını ne zaman alacağını…

Dün akşam ise dosya başka bir aşamaya geçti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu, yatırım fonu işlemlerini ve bu işlemlere ilişkin denetim faaliyetlerini incelemeye başladı.

İletişim Başkanlığı’nın açıklamasındaki bu ifade önemli.

Artık yalnızca fon yöneticilerinin ne yaptığı değil, denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığı da incelenecek.

Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasında, benzer olayların tekrarlanmaması için sermaye piyasalarının işleyişi ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek yeni idari ve hukuki düzenlemeler yapılacağı da özellikle belirtiliyor.

Tam burada karşıma ilginç bir durum çıktı.

DÜNE KADAR İKİ ŞAPKASI VARDI

Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu aynı zamanda Borsa İstanbul’un Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkan Vekiliydi.

Üstelik yalnızca yönetim kurulu üyesi değildi.

Borsa İstanbul’un Denetim Komitesi Başkanıydı.

Bunlar yorum değil.

Borsa İstanbul’un kendi kayıtları.

Kurumun 2025 Faaliyet Raporu, Tanrıkulu’nun 2 Kasım 2023’te Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğini ve “Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Vekili” olduğunu açıkça gösteriyor.

Borsa İstanbul’un düne kadar arama motorlarında kayıtlı organizasyon sayfasında da Denetim Komitesi şöyle görünüyordu.

Salih Tanrıkulu — Başkan

Tevfik Eraslan — Üye

Cem Demiroğlu — Üye

Peki bugün?

İSİM ARTIK YOK

30 Eylül sabahı Borsa İstanbul’un canlı organizasyon sayfasını yeniden kontrol ettim.

Salih Tanrıkulu artık yönetim kurulunda görünmüyor.

Daha da önemlisi Denetim Komitesi’nde de yok.

Komitede yalnızca Tevfik Eraslan ile Cem Demiroğlu’nun isimleri bulunuyor.

Yani elimizde son derece somut bir önce-sonra fotoğrafı var.

Dün:

DDK Başkanı.

Borsa İstanbul Başkan Vekili.

Borsa İstanbul Denetim Komitesi Başkanı.

Bugün:

DDK Başkanı.

Basında Tanrıkulu’nun, DDK’nın fon incelemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda tartışma oluşmaması amacıyla Borsa İstanbul’daki görevlerinden ayrıldığı bildiriliyor. Ancak benim ulaşabildiğim kadarıyla Borsa İstanbul tarafından yayımlanmış, ayrılığın tarihini ve gerekçesini açıklayan ayrı bir resmî duyuru bulunmuyor.

Tanrıkulu artık Borsa İstanbul’un güncel yönetim ve Denetim Komitesi listelerinde yok.

ZAMANLAMA ÖNEMLİ

Benim dikkatimi çeken ise ayrılığın kendisinden çok zamanlaması.

Salih Tanrıkulu’nun Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyeliği 2 Kasım 2023’te başladı.

DDK Başkanlığına ise 7 Haziran 2024’te atandı.

Dolayısıyla DDK Başkanlığı ile Borsa İstanbul yönetimindeki görevleri iki yıldan uzun süre birlikte yürüdü.

Üstelik bu durum daha önce de kamuoyunun gündemine gelmiş.

26 Mart 2025 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarında Tanrıkulu’nun hem DDK Başkanı hem Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili olması açık biçimde tartışılmış.

Yani ortada dün gece keşfedilmiş bir görev kesişmesi yok.

Kesişim biliniyordu.

Değişen şey başka:

DDK artık doğrudan sermaye piyasalarındaki yatırım fonu işlemlerini ve denetim faaliyetlerini incelemekle görevlendirildi.

İşte benim sorum burada başlıyor.

DENETLEYEN İLE DENETLENEN ARASINDAKİ MESAFE

DDK’nın yetkileri sıradan bir iç denetim mekanizmasıyla sınırlı değil.

5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Kurulun Cumhurbaşkanı adına denetleme, inceleme, araştırma ve soruşturma yapmasını düzenliyor.

DDK denetçileri görevleri kapsamında kurum ve kuruluşlardan, hatta bankalar dahil gerçek ve tüzel kişilerden bilgi ve belge isteyebiliyor.

Dolayısıyla bundan sonraki mesele yalnızca:

“Falanca fon hangi hisseyi aldı?” değil.

Şu sorular da masada olmalı:

Bu işlemler olurken gözetim mekanizmaları nasıl çalıştı?

Olağandışı fiyat hareketleri karşısında hangi kurum, hangi tarihte ne yaptı?

Portföy yönetim şirketlerinin riskleri ne zaman görüldü?

Fonların likidite sorunu hangi aşamada fark edildi?

En önemlisi ise,

Denetim zincirinin herhangi bir halkasında aksama oldu mu?

Cumhurbaşkanlığı açıklamasındaki “yatırım fonlarının işlemleri ile denetim faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi” ifadesi, DDK incelemesinin yalnızca fon yöneticilerinin işlemlerine bakmayacağını düşündürüyor.

Ancak incelemenin ayrıntılı görev kapsamı henüz kamuoyuna açıklanmış değil.

Bu nedenle Borsa İstanbul’un, Takasbank’ın, MKK’nın veya diğer kurumların hangi ölçüde incelemeye dahil edileceğini bugünden kesin hükümle yazmak doğru olmaz.

Ama sorulabilir…

Türkiye’nin bugün ihtiyacı yalnızca suç işlediği iddia edilen kişilerin ortaya çıkarılması değil.

Bir daha aynı tablonun oluşmasını engelleyecek sistemin kurulması.

Cumhurbaşkanlığı’nın açıklaması da zaten sermaye piyasalarının işleyişi ile denetim mekanizmalarını güçlendirecek yeni düzenlemeler yapılacağını söylüyor.

Bu yüzden Salih Tanrıkulu’nun adının Borsa İstanbul listesinden çıkması küçük bir internet sitesi değişikliği değil.

Bana göre fon dosyasının bundan sonraki safhasını anlatan küçük ama önemli bir işaret.

Denetleyenle denetlenen arasındaki kurumsal mesafenin nerede başlayıp nerede bitmesi gerektiği artık bu dosyanın sorularından biri.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Fon dosyasındaki 9 Eylül’ün sırrı Muhammed Yarız ve Serdar Turhan’ın Acarkent’te satışa çıkarttıkları villalarda gizli
Fon dosyasındaki 9 Eylül’ün sırrı Muhammed Yarız ve Serdar Turhan’ın Acarkent’te satışa çıkarttıkları villalarda gizli#Fon soruşturması