Dolar
45,9299
0,05%
Euro
53,5301
0,22%
Sterlin
61,8929
0,12%
Bitcoin
3.203.016
-2,19%
BİST-100
13.952,19
1,81%
Gram Altın
6.688,138
1,04%
Gümüş
76,5
2,22%
Faiz
43,4
-0,80%

Darbeler, krizler geçti, hükümetler değişti, Koç Holding 100'üncü yaşına bastı

Kurban Bayramı'nda sizler tatil yaparken ben oturdum hiç üşenmedim, Koç Grubunun 100 yılını anlatan bir belgesel hatta Netflix dizisi hazırladım. İlan ediyorum ki, Koç gurubu, istedikleri gibi kullanabilirler ne telif hakkı ne de başka bir şey istemiyorum. Tek bir şartım var. Onu da yazının sonunu okuduğunuzda göreceksiniz. Onu da yaptıklarında, Patronlar Dünyası'nın, bilabedel Koç Holding'e 100'nci yıl armağanıdır bu…

02.06.2026 07:50Güncelleme: 02.06.2026 08:39
Darbeler, krizler geçti, hükümetler değişti, Koç Holding 100'üncü yaşına bastı
16px
32px

Toygun ATİLLA

1926'DA BAŞLAYAN BİR ÖYKÜ

Siyah beyaz bir ekranla açılır sahnemiz...

Bir yandan uzaktan tren düdükleri, bir yandan at arabalarının sesleri kaplar her yeri...

Eski Ankara görüntüleri ile açılır sahne...

Anlatıcı konuşmaya başlar

"Yıl 1926

Cumhuriyet henüz üç yaşında. Başkent Ankara'nın nüfusu 75 bin Türkiye'nin toplam nüfusu 13 milyon civarında. Kişi başına düşen milli gelir 100 doların altında. Ülkede doğru dürüst sanayi yok... Demiryolları yeni yeni yapılıyor, elektrik ise birçok şehir için halen lüks. Otomobil ise birkaç zenginin sahip olduğu yabancı bir oyuncaktan ibaret"

Anlatıcı susar, siyah beyaz görüntüler akmaya devam eder.

Meclis, Ulus Meydanı, Tozlu yollar, bozkır...

Sonra kamera bir anda genç bir adama zoom yapar. Kravatlı, takım elbiseli, elinde bir defter...

O Vehbi Koç'tur...

O gün ne kendisi ne de çevresindekiler onun hikayesinin Türkiye hikayesine dönüşeceğini bilmiyordu.

Çünkü, önümüzdeki yüz yıl boyunca imparatorluk bakiyesi bir ülkeden sanayi ülkesine giriş yaşanacak, darbeler, savaşlar, ekonomik krizler olacak, başbakanlar, cumhurbaşkanları değişecek, ama o dükkanın içinden çıkan öykümüz devam edecekti.

KRİZLERE, SAVAŞLARA, DARBELERE DİRENEN VE BÜYÜYEN BİR ŞİRKET

Kamera tekrar Ankara semalarına yükselirken, takvim yaprakları da hızla uçuşmaya başlayacaktı.

1929

1939

1950

1960

1971

1974

1980

1994

2001

2008

2013

2016

2020

2026

Ekranda şöyle bir yazı belirir: "Bu bir şirketin değil krizlere direnen, büyüyen Türkiye'nin ve Koç'un hikayesi"

BÜYÜK BUHRAN YILLARI

Kamera yeniden açılır, Takvim yaprakları 1929'u gösterdiğinde bu kez New York'ta Wall Street'teyiz...

Takım elbiseli adamlar koşuyor, gazete manşetleri havada uçuşuyor, borsa çöküyor, bankalar batıyor, servetler buharlaşıyor. Dünya tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden Büyük Buhran başlamış.

Kamera yavaşça Atlantik'i geçiyor, Avrupa'ya geliyor, sonra Türkiye...

Genç Cumhuriyet henüz emekleme döneminde, ekonomi kırılgan.

Ankara'daki o genç adam bir yandan radyodan ajansları takip ediyor diğer yandan da önündeki hesap defterine bakıyor.

Henüz ne holding patronu ne de sanayici, ayaklarının üzerinde kalmaya çalışan bir tüccar.

Ekranda takvim yaprakları hızla ilerler...

1933

1935

1937

Türkiye devlet eliyle sanayileşmeye çalışıyor, Sümerbank fabrikaları açılıyor, Etibank kuruluyor, demiryolları genişliyor, genç Cumhuriyet kendi ekonomisini yaratmaya çalışıyor.

Cumhuriyet büyüdükçe Vehbi Koç'un hayalleri de büyüyor.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI YILLARI

Takvimler 1939'u gösterdiğinde dünya yeniden karanlığa gömülüyor.

İkinci Dünya Savaşı başlıyor.

Hitler Polonya'ya giriyor. Avrupa yanıyor. Londra bombalanıyor, Paris işgal ediliyor, Moskova savaşıyor. Dünya felaketi yaşıyor.

Türkiye savaşa girmiyor ama savaşın bütün yükünü hissediyor.

Karne uygulamaları, kıtlık, yokluk, belirsizlik...

VARLIK VERGİSİ

Bu dönemde ne iş yapmak ne mal bulmak ne de satmak kolay değil. Geleceği görmek ise mümkün değil...

Sonra Varlık Vergisi geliyor,

1942...

Türkiye ekonomik dengelerini korumaya çalışıyor, tartışmalı kararlar alınıyor. Ülkenin ticari hayatı sarsılıyor, birçok servet el değiştiriyor.

KOÇ GRUBUNUN DNA'SI

Kamera yeniden Vehbi Koç'a dönüyor.

Gelecekte onun kuracağı kurumun DNA'sında yer alacak kavramların bazıları o yıllarda şekillenecektir.

Tasarruf, temkin, borç ödeme disiplini, risk hesabı, itibar...

Rahmi Koç, yıllar sonra verdiği röportajlarda bile babası Vehbi Koç'tan miras bu değerlerden söz edecektir...

KOÇ İLK SINAVI GEÇTİ

1945...

Savaş bitmiş, dünya yeniden kurulmuştur. Amerika yükselişe geçmiş, yeni dünya düzeni oluşmuştur. Türkiye'de yeni bir dönemin eşiğindedir...

O sırada ekranda anlatıcının sesi belirir: "Koç'un ilk sınavı büyümek değil ayakta kalmaktı ve ilk sınavı geçmişti"

DEMOKRAT PARTİ İKTİDARI

Ekran yeniden açılır. Yıl 1950. Türkiye ilk kez gerçekten farklı bir sabaha uyanmaktadır.

Sandıklar açılmıştır. Cumhuriyet’in kuruluşundan beri ülkeyi yöneten CHP iktidarı gitmiş… Demokrat Parti iktidara gelmiştir.

Türkiye yalnızca hükümet değiştirmiyordu Ekonomik yönünü de değiştiriyordu.”

Kamera Anadolu yollarında ilerler.

Traktörler görünür.

Yeni yollar görünür.

Barajlar…

Elektrik hatları…

Limanlar…

Amerika’dan Marshall yardımları gelmektedir. Türkiye ilk kez daha fazla üretmek, daha fazla tüketmek ve daha fazla büyümek istemektedir. Bu yeni dönemin bir başka özelliği daha vardır. Devlet artık ekonominin tek oyuncusu olmak istememektedir. Özel sektör sahneye çağrılmaktadır. Kamera yeniden Vehbi Koç’a döner. Bu kez önündeki adam 1926’daki genç tüccar değildir. Daha tecrübelidir. Daha cesurdur. Daha büyük düşünmektedir.

Tam da bu yıllarda Koç’un hikâyesi tüccarlıktan sanayiciliğe doğru evrilmeye başlar. Türkiye değiştikçe Koç da değişmektedir. Bir yanda beyaz eşya… Bir yanda otomotiv… Bir yanda sanayi yatırımları… Aslında bugün bildiğimiz Koç Topluluğu’nun temelleri tam da bu dönemde atılmaktadır.

KOÇ BÜYÜDÜKÇE TARTIŞILMAYA BAŞLANDI

Kamera Ankara’dan İstanbul’a geçer. Türkiye büyümektedir. Koç büyümektedir. Büyümeyle birlikte görünürlük de artmaktadır, görünürlük arttıkça eleştiriler de başlar. Bazıları Vehbi Koç’u Cumhuriyet’in örnek girişimcisi olarak görmektedir. Bazıları ise devletle fazla yakın olmakla suçlamaktadır. Bu eleştiri önümüzdeki 70 yıl boyunca farklı biçimlerde tekrar tekrar gündeme gelecektir.

Anlatıcı: “Türkiye büyüdükçe Koç da büyüdü. Koç büyüdükçe Türkiye de onu tartışmaya başladı.”

Takvim yeniden hızlanır.

1955…

1956…

1957…

1958…

27 MAYIS DARBESİ VE İLK BÜYÜK KIRILMA

Ekonomi zorlanmaktadır. Döviz sıkıntıları başlamıştır. Siyasi tansiyon yükselmektedir.

Ve bir sabah… 27 Mayıs 1960. Tanklar sokaktadır.  Cumhuriyet’in ilk büyük siyasi kırılması yaşanmaktadır. Menderes tutuklanır. Sonra yargılanır. Sonra idam edilir.

Türkiye’nin yönü bir kez daha değişmektedir. Kamera yeniden Vehbi Koç’a döner.  Bir hükümet gitmiştir. Bir dönem kapanmıştır. Onun önündeki soru aynıdır: “Şimdi ne olacak?”

HER DÖNEME UYUM SAĞLA, HÜKÜMETLERE BAĞLI KALMA

Yüz yıl sürecek hikâyenin en önemli kuralı yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Koç’un başarısı hiçbir hükümete bağlı olmamakta…Her yeni döneme uyum sağlayabilmektedir. Takvim 1960’tan sonrasını gösteriyor. Kamera Ankara semalarında ağır ağır ilerliyor. Sokaklarda askerler… Radyolardan bildiriler okunuyor. Gazetelerin manşetleri değişiyor.

1971 Muhtırası…

Türkiye’nin nüfusu büyümektedir. Kentlere göç hızlanmaktadır. Fabrikalar çoğalmaktadır. ekonomi ise aynı hızla büyüyememektedir.

Vehbi Koç artık yalnızca bir tüccar değildir. Artık bir sanayicidir. Bir kurum inşa etmektedir.

Kamera Arçelik fabrikalarına girer. Beyaz eşya bantları çalışmaktadır. İşçiler üretmektedir.

Türkiye’nin ilk buzdolapları… İlk çamaşır makineleri…İlk modern evleri…

TOFAŞ FABRİKASI VE BURSA

Sonra kamera Bursa’ya döner.

Murat 124 banttan iner.

Sonra Şahin…

Sonra Doğan…

Sonra Kartal…

Bir kuşak için otomobil demek Tofaş demektir. Bir kuşak için direksiyon başına geçmenin adı Şahin’dir.

Anlatıcı durur.

Ve ekler: “Ancak her büyük başarı beraberinde büyük tartışmaları da getirir.”

Bir kesim şöyle düşünmektedir: “Koç Türkiye’nin otomotiv sanayisini kurdu.”

Başka bir kesim ise farklı bakmaktadır “Korunan pazarlar içinde fazla büyüdü.”

Yüksek gümrük duvarları… Kısıtlı ithalat…Fiat ortaklığı…

Türkiye’nin sanayi politikasını savunanlar başka şey söylemektedir. Serbest piyasa savunucuları başka şey. Bursa büyümektedir. Yan sanayi büyümektedir. On binlerce insan iş bulmaktadır.

PETROL KRİZİ

Sonra 1973.

Petrol krizi

Bir gecede enerji fiyatları patlar. Petrol üreticileri vanaları kısar.

Akaryakıt kuyrukları…

Tüp kuyrukları…

Yağ kuyrukları…

Sağ-sol çatışmaları büyür.  Sokaklar karışır.

Bombalar…

Suikastlar…

Günlük siyasi cinayetler…

Türkiye yalnızca ekonomik kriz yaşamıyordur. Bir güvenlik krizi de yaşamaktadır.

KARMAŞANIN İÇİNDE BİLE BÜYÜDÜ

Anlatıcı: “Bugünün gençleri için anlaşılması zor olabilir. Ama bir dönem Türkiye’de insanlar sabah evden çıkarken akşam geri dönüp dönemeyeceklerinden emin değildi.”

Ve bütün bu karmaşanın içinde Koç büyümeye devam etmektedir.

Fakat Vehbi Koç’un kafasında hep şu soru vardır. Şirket kurucusundan sonra nasıl büyür?

Kurumsallaşma…

Profesyonel yönetim…

Yetki devri…

1980 DARBESİ

Ve bir sabah…

12 Eylül 1980.

Tanklar yeniden sokaklarda.

Bu kez darbeden sonra gelen şey yalnızca yeni bir siyasi dönem olmayacaktır. Yeni bir ekonomik dönem de başlayacaktır “Koç ilk kez Türkiye ile birlikte dışarıya açılacaktı.Ve hikâye artık yalnızca Türkiye’nin hikâyesi olmaktan çıkacaktı.” Ekran yeniden açılır. Bu kez görüntüler siyah beyaz değildir. Renkler değişmiştir. Türkiye değişmektedir. 1980 Darbesi’nin ardından ülkenin direksiyonuna yeni bir isim geçer.

Turgut Özal.

Anlatıcı konuşur: “Türkiye’nin ekonomik hikâyesinde bazı insanlar vardır. Ülkeyi yönetmezler sadece… Oyunun kurallarını değiştirirler.”

İthal ikame dönemi bitmektedir. Türkiye dışarıya açılmaktadır. Döviz serbestleşmektedir. İthalat artmaktadır. İhracat teşvik edilmektedir. Bir zamanlar korunan Türk sanayisi artık dünya ile rekabet etmek zorundadır. Kamera bir fabrikanın içine girer. Bu kez mesele üretmek değildir. Daha iyi üretmektir. Daha kaliteli üretmektir. Daha rekabetçi üretmektir.

Anlatıcı: “Artık rakip Ankara’daki tüccar değildi. Rakip Almanya’daydı. İtalya’daydı. Japonya’daydı.”

Ford Otosan büyür. Arçelik büyür. Beko büyür. Türk Traktör büyür. Her dönüşüm gibi bunun da bir bedeli vardır. Bir zamanlar korunan iç pazarın güçlü oyuncuları artık küresel rekabetle yüzleşmektedir. Şahin artık yalnız değildir. Doğan yalnız değildir. Japonlar gelmektedir. Avrupalılar gelmektedir. Yeni markalar gelmektedir.

Türkiye tüketici olarak kazanırken…

Türk sanayicisi ilk kez gerçek anlamda sınanmaktadır.

1985…

1986…

1987…

1988…

1989…

RAHMİ KOÇ ÖN PLANA ÇIKIYOR

Türkiye büyümektedir. Koç da büyümektedir.

Vehbi Koç ise yaşlanmaktadır.

Rahmi Koç yavaş yavaş ön plana çıkmaktadır.

Baba kenara çekilirken…

Oğul direksiyona yaklaşmaktadır.

KOALİSYON VE İSTİKRARSIZLIK DÖNEMİ

1990’lar

Türkiye yeniden siyasi istikrarsızlık dönemine girer.

Koalisyonlar…

Terör…

Yüksek enflasyon…

Döviz krizleri…

1994 EKONOMİK KRİZİ

Ve ardından… 1994.

Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biri.

Faizler patlar.

Kur patlar.

Şirketler batmaya başlar.

KOÇ'UN DAYANIKLILIK TESTİ VE 28 ŞUBAT

Anlatıcı: “Koç’un büyüme hikâyesi bitmişti. Şimdi dayanıklılık hikâyesi yeniden başlıyordu.”

Türkiye yine asker ve siyaset arasındaki gerilimle karşı karşıyadır.

28 Şubat süreci başlar.

Türkiye’nin güç haritası yeniden şekillenmektedir.

Ve ilginçtir…

Bu dönemde kimsenin tam fark etmediği başka bir hareket daha başlamıştır. Anadolu’da yeni sermaye yükselmektedir.

Kayseri

Gaziantep…

Konya…

Denizli…

Yeni iş insanları…

Yeni şirketler, yeni zenginler…

Ama henüz sahneye çıkmamışlardır. Anlatıcı son cümleyi söyler: “Koç’un karşısındaki en büyük rakip artık krizler değildi.

Türkiye değişiyordu

Ve bu değişim henüz yeni başlıyordu.”

2001 KRİZİ VE DEĞİŞEN TÜRKİYE

2001…

Kamera bir kez daha panik içindeki piyasalara döner.

Kasalar fırlatılır.

Bankalar çöker.

Faizler patlar.

Dolar yükselir.

Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biri yaşanır.

AK PARTİ İKTİDARI

Anlatıcı: “Türkiye’nin ekonomik sistemi çökerken yeni bir siyasi hareket doğuyordu.”

Recep Tayyip Erdoğan yükselir. AK Parti iktidara gelir.

Bu yalnızca hükümet değişikliği değildir. Türkiye’nin ekonomik güç haritası da değişmektedir.

RAHMİ KOÇ'U TATİLE ÇIKARTAN CÜMLE

Rahmi Koç’un sözleri ekrana gelir. “1 milyar dolar biriktirmişler, nasıl biriktirmişlerse…”

Bu sözler yıllarca konuşulacaktır ama mesele yalnızca bir cümle değildir. Türkiye’nin eski ekonomik elitleri ile yeni siyasi hareket arasındaki mesafenin sembollerinden biri haline gelir.

2013 GEZİ PARKI OLAYLARI

2013…

Taksim.

Gezi Parkı.

Divan Oteli.

Koç Grubu ilk kez ekonomik değil siyasi bir tartışmanın merkezine yerleşir. Manşetler, açıklamalar, eleştiriler…

Koç’un son yüzyıldaki en görünür siyasi sınavlarından biri yaşanmaktadır. Kamera bu kez televizyon ekranlarına döner.

Türkiye’de garip bir tartışma başlamıştır.

Ananas…

Bir meyve bir anda siyasi sembole dönüşmüştür. FETÖ soruşturmaları sırasında iş dünyasının bazı isimleri üzerinden yürüyen tartışmaların simgesi haline gelir. Koç Grubu’nun adı doğrudan davalarda geçmez. Türkiye’deki büyük sermaye çevreleri bu tartışmaların gölgesinde kalır. İş dünyası ilk kez yalnızca ekonomiyle değil, güvenlik ve siyasi sadakat tartışmalarıyla da yüzleşmektedir.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

2016…

Gece…

Boğaz Köprüsü.

Tanklar.

Jetler.

Silah sesleri.

Türkiye bir kez daha darbeyle karşı karşıyadır

Bu kez darbe başarısız olur. Türkiye’nin siyasi dengeleri bir kez daha değişir

RAHMİ KOÇ VE DENİZ

Sonra sahne yavaşlar. Bir liman, bir tekne... Ege, Akdeniz kıyıları... Rahmi Koç artık daha az konuşmaktadır Daha çok gözlemlemektedir Belki yalnızca denizi seviyordur. Belki de Türkiye’nin değişimini uzaktan izlemeyi tercih ediyordur.

DÜNYA DEĞİŞİYOR

Kamera yeniden yükseliyor. Bu kez Ankara’nın üzerinde değil, Türkiye’nin üzerinde de değil. Dünyanın üzerinde…

Çünkü artık mesele yalnızca Türkiye değildir.

Çin yükseliyor, Amerika teknoloji savaşına hazırlanıyor, Avrupa eski gücünü korumaya çalışıyor.

OTOMOBİLDE DE YENİ DÖNEM

Kamera bu kez Bursa’ya dönüyor.

Bir zamanlar Şahin’in üretildiği bantların bulunduğu şehir… Artık otomobilin kendisi değişmektedir. Bir zamanlar Türkiye yollarını dolduran Şahin ve Doğan’ın yerini artık yazılım yüklü araçlar almaktadır.

Ve Stellantis…

Türkiye otomotiv sektörünün dengeleri yeniden değişmektedir. Bazıları bunun büyük bir fırsat olduğunu düşünmektedir. Bazıları ise başka bir soru sormaktadır:“Koç otomotivde yeniden fazla mı büyüyor?”

KOÇ GRUBU TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK EKOSİSTEMİ

2026…

O küçücük dükkandan doğan yapı artık yalnızca bir holding değildir. 64.3 milyar dolarlık konsolide gelir açıklayan, 60'dan fazla ülkede faaliyet gösteren, 150'den fazla ülkeye ihracat yapan bir devdir. 120 binden fazla çalışanı bulunmakta ve Türkiye ihracatının yüzde 8'ini tek başına gerçekleştirmektedir. Koç Topluluğu'nun cirosu Türkiye milli gelirinin yüzde 7'sine karşılık gelen dev bir ekonomik ekosisteme dönüşmüştür.

Bunlar olağanüstü rakamlar ve gurur duyulacak veriler.

Tüm bunlara rağmen Koç gurubunun öyküsü bence rakamlardan daha büyük...

KRİZLER DARBELER GELDİ GEÇTİ HÜKÜMETLER DEĞİŞTİ KOÇ KALDI

Çünkü yüz yıl boyunca; Dört askeri müdahale yaşandı, kırktan fazla hükümet değişti, Başbakanlar geldi geçti, Cumhurbaşkanları değişti, ekonomik modeller değişti.

Ananas krizi de, Gezi Parkı tartışmaları da, “1 milyar dolar biriktirmişler, nasıl biriktirmişlerse…” sözlerinden doğan krizler de geldi geçti.

Türkiye değişti.

Dünya değişti.

Koç kaldı.

100 YILLIK SORU?

Vehbi Koç’un karşısındaki rakip belliydi.

Yokluk.

Rahmi Koç’un karşısındaki rakip krizlerdi.

Peki Ömer ve Ali Koç’un karşısındaki rakipler ne?

Yapay zekâ mı? Çin mi? Veri ekonomisi mi? Robotlar mı? değişen dünya mı, Türkiye mi?

Yoksa hepsi mi?

Şimdi ilk kez bana göre farklı bir soru ortaya çıkıyor. İşte yazımın başında belirttiğim şeye...

Bu yazının ve senaryonun telifini gerçekten istemiyorum Koç Gurubu'ndan :) Ama Koç Holding bir gün film çekerse şu sorunun cevabını duymak istiyorum: "Koç'un ikinci 100 yıllık haritası ne? "

patronlardunyasi.com