Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘mikroplar’ ve ‘hiç ummadığımız insanlar’ dedi, aynı gün eski bir bakan, eşi ve eski SPK Başkanı adliyedeydi
Cumhurbaşkanı Erdoğan fon soruşturmasında bugüne kadarki en sert ifadelerinden birini kullandı. “Hiç ummadığınız insanlar” dedi, sermaye piyasalarının mikroptan temizleneceğini söyledi. Aynı saatlerde eski bir bakan, eşi ve eski SPK Başkanı şüpheli sıfatıyla adliyedeydi. Bu iki gelişmenin aynı güne rastlaması dikkat çekiciydi.

Toygun ATİLLA
Bazen siyasette söylenen söz kadar, o sözün söylendiği gün de önemlidir.
5 Kasım 2026, Türkiye'nin sermaye piyasaları açısından böyle bir gün olarak kayıtlara geçti.
Sabah saatlerinde eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, ikinci kez şüpheli sıfatıyla Çağlayan Adliyesi'ne geldi.
Bir zamanlar Türkiye'nin sermaye piyasalarını denetleyen kurumun başındaki isim ile bir dönem Bakanlar Kurulu'nda görev yapan siyasetçi, aynı soruşturma kapsamında savcılığa çağrılmıştı.
Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore dönüşünde yaptığı açıklamalar kamuoyuna yansıdı.
Erdoğan şöyle diyordu:
“Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor.”
Ve devam ediyordu:
“Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler.”
Ardından çok daha sert bir ifade kullandı:
“Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyeceğiz”
Cumhurbaşkanı'nın fon krizine ilişkin önceki açıklamalarında da kararlılık mesajları vardı.
Ancak bu kez kullanılan kelimeler farklıydı.
Rüşvet.
Usulsüzlük.
Suistimal.
Mikrop.
Ve en önemlisi, hiç umulmadık insanlar.
Erdoğan'ın bu sözlerle kimleri kastettiğini bilmiyoruz.
Ancak bildiğimiz bir şey var.
Aynı gün, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılmış eski bir bakan ve eski SPK Başkanı şüpheli sıfatıyla adliyedeydi.
Bu tesadüf, Erdoğan'ın sözlerinin muhataplarının onlar olduğunu kanıtlamaz.
Ama ortaya çıkan tabloyu da görmezden gelemeyiz.
Benim asıl dikkatimi çeken, Cumhurbaşkanı'nın “çanak tutan” ifadesi.
Çünkü Erdoğan yalnızca manipülasyon yapanların değil, bu işlemlere aracılık edenlerin de hesap vereceğini söylüyor.
Bu ifade soruşturmanın kapsamı açısından önemli.
![]()
Kim işlem yaptı?
Kim kazandı?
Kim aracılık etti?
Kim denetledi?
Ve kim, ne zaman haberdar oldu?
Bütün bu soruların cevapları aynı değil.
Ancak hepsi aynı dosyanın parçaları.
Bugün Fatma Betül Sayan Kaya'nın adliyeye giriş görüntülerini izledim.

Gazeteciler sorular soruyordu.
Bunlardan biri 163 milyon liranın kaynağıyla ilgiliydi.
Kaya bu soruya cevap vermedi.
Oysa sermaye piyasalarında yaşanan bu büyüklükte bir krizde kamuoyunun cevap beklediği sorular var.
Ve bu sorular yalnızca Fatma Betül Sayan Kaya'ya yöneltilmiyor.
Eski SPK Başkanı'nın soruşturmada şüpheli sıfatıyla yer alması, denetim sorumluluğuna ilişkin soruları da gündeme getiriyor.
Elbette şüpheli sıfatıyla ifade vermek suçluluk anlamına gelmiyor.
Ama kamusal görev üstlenmiş isimlerin hesap verebilirliği de demokratik hayatın bir gereği.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Denetleme Kurulu'nun çalışmalarına da özellikle dikkat çekti.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte yalnızca savcılığın hangi isimlere ulaşacağına değil, DDK incelemesinin ne ortaya koyacağına da bakmak gerekiyor.
Çünkü bu krizin iki ayrı hikâyesi var.
Birincisi, sermaye piyasalarında yaşanan ve yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen işlemler.

İkincisi, bu işlemlerin gerçekleştiği dönemde görev yapan denetim mekanizmaları.
Birincisini anlamadan ikincisini açıklamak mümkün değil.
İkincisini araştırmadan da birincisinin tekrarını önlemek kolay değil.
5 Kasım günü, iki ayrı fotoğraf ortaya çıktı.
Birinde eski bir bakan ile eski SPK Başkanı adliye koridorlarındaydı.
Diğerinde Cumhurbaşkanı, sermaye piyasalarının mikroptan temizleneceğini söylüyordu.
Bu iki fotoğrafı yan yana koyduğumda aklımda tek bir soru kalıyor:
Cumhurbaşkanı'nın “Hiç ummadığınız insanlar” dediği isimler kimler?
Bunun cevabını soruşturma gösterecek.
Bir başka sorunun cevabı da en az onun kadar önemli:
Bu kadar büyük bir kriz yaşanırken, sermaye piyasalarını korumakla görevli mekanizmalar neden zamanında önleyici sonuç üretemedi?
Çünkü mesele yalnızca mikrobun temizlenmesi değil.
O mikrobun hangi koşullarda büyüdüğünün de ortaya çıkarılması.
patronlardunyasi.com















