Baltıklar'ın beyazı, Helsinki'nin ruhu: Deniz kokusu, ormanların yeşili ve kışın karla örtülen sokakların sessizliği
Kuzey’in sakinliğiyle Baltık’ın serin rüzgârlarını harmanlayan, bir yanıyla modern İskandinav mimarisini, diğer yanıyla masalsı doğayı kucaklayan şehir. Burada deniz kokusu, ormanların yeşili ve kışın karla örtülen sokakların sessizliği, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Finlandiya’nın başkenti, sade ama güçlü bir karakterle sizi karşılar; gürültüye ihtiyaç duymadan, dinginliğiyle etkiler.

Kaan İNCİLİ
Şehrin kalbi Senato Meydanı (Senaatintori). Geniş taş döşeli bu meydanın en görkemli yapısı, bembeyaz merdivenleriyle göğe uzanan Helsinki Katedrali’dir. Neoklasik çizgileriyle şehrin simgesi olan katedral, gündüzleri saflığıyla, geceleri ışıklandırmasıyla etkileyicidir. Yanı başında Helsinki Üniversitesi’nin tarihi binaları ve hükümet yapıları, meydanı ülkenin siyasal ve akademik merkezi haline getirir.
Şehirde gezinirken bir başka durak Uspenski Katedrali olur. Kızıl tuğlaları, altın kubbeleri ve Ortodoks mimarisinin zarif dokunuşlarıyla Baltık’ın ortasında adeta Rus etkisinin bir nişanesi gibidir. Buradan adımlarla ulaşılan Kauppatori (Market Meydanı) ise şehrin en canlı noktalarından biridir. Balıkçılar, sebze-meyve tezgâhları, taze somon çorbası satan küçük stantlar ve deniz kokusuyla Helsinki’nin gündelik yaşamına en yakından tanıklık edebileceğiniz yerdir.
Helsinki, tarih boyunca “Baltık’ın beyaz kenti” diye anılmıştır. Bunun sebebi yalnızca karla kaplı kışları değil, aynı zamanda şehrin İskandinav mimarisinin berraklığıdır. Eliel Saarinen ve Alvar Aalto gibi ünlü mimarların eserleri, Helsinki’ye modern ama yalın bir kimlik kazandırmıştır. Bugün Finlandia Hall ya da Kiasma Çağdaş Sanat Müzesi gibi yapılar, modern çizgilerle şehri geleceğe taşırken, 19. yüzyıl binaları ve ahşap evlerle kurulan denge, kentin kimliğini özel kılar.
Şehir merkezinde yürürken uğramanız gereken noktalardan biri de Esplanadi Parkı. Yerlilerin buluşma noktası olan bu yemyeşil bulvar parkı, yaz akşamlarında açık hava konserlerine ev sahipliği yapar. Kışın karla örtüldüğünde bile kafelerin terasları doludur. Daha geniş bir nefes almak isteyenler için Seurasaari Adası açık hava müzesi, geleneksel Fin evlerini sergilerken doğayla tarihin birleştiği sakin bir ortam sunar.
Müze gezmeyi sevenler için Helsinki tam bir hazine. Ateneum Sanat Müzesi, Finlandiya’nın en önemli sanat koleksiyonlarını barındırır; Gallen-Kallela gibi ulusal sanatçıların eserleri burada görülebilir. Kiasma Çağdaş Sanat Müzesi yenilikçi sergileriyle modern sanatseverleri cezbederken, Doğal Tarih Müzesi hem çocuklar hem yetişkinler için öğretici bir deneyim sunar. Bu müzeler, Finlandiya kültürünün geçmişten bugüne uzanan zenginliğini gözler önüne serer.
Sanat ve ulusal kimlik deyince Helsinki’de mutlaka görülmesi gereken bir diğer yer de Sibelius Anıtı’dır. Dünyaca ünlü Fin besteci Jean Sibelius’un anısına yapılan bu heykel, 600’ün üzerinde çelik borunun gökyüzüne doğru yükselmesiyle adeta dev bir orgu andırır. Hem modern sanatın hem de Finlandiya’nın müzik geleneğinin güçlü bir ifadesidir. Anıtın yanındaki Sibelius’un yüzünü betimleyen bronz heykel ise, Fin halkının sanatçıya duyduğu derin saygının bir sembolü gibidir. Parkın ortasında yer alan bu eser, sadece bir anıt değil; Finlandiya’nın ruhunu notalara döken bir sanatçının ölümsüzleştirilmiş mirasıdır.
Sanat aktiviteleri Helsinki’nin günlük yaşamının önemli bir parçasıdır. Finlandiya Ulusal Opera ve Balesi, büyüleyici gösterilere ev sahipliği yaparken, şehirdeki konser salonlarında Sibelius’un eserleri sıkça sahnelenir. Yıl boyunca düzenlenen tasarım festivalleri, caz konserleri ve açık hava etkinlikleri, Helsinki’yi kuzeyin kültürel başkentlerinden biri haline getirir.
Akademik hayat da Helsinki’nin ruhunu şekillendirir. Helsinki Üniversitesi, 17. yüzyıldan beri sadece Finlandiya’nın değil, tüm İskandinavya’nın en önemli eğitim kurumlarından biridir. On binlerce öğrencinin yarattığı enerji, şehre genç bir canlılık katar. Kütüphaneler, kafeler, öğrenci kulüpleri ve sokak etkinlikleri, Helsinki’yi sadece başkent değil, aynı zamanda bir öğrenci şehri haline getirir. Ancak gençlerin gündelik yaşamında karşılaştıkları en önemli sorunlardan biri, şehrin yüksek yaşam maliyetidir. Konaklama, ulaşım ve temel ihtiyaçların pahalı olması, öğrencilerin çoğunu yarı zamanlı işlere yöneltir. Yine de gençler, bu zorlukları dayanışma kültürü ve aktif sosyal yaşamla aşmayı başarır.
Şehirde romantik ve nostaljik bir deneyim yaşamak isteyenler için atlı fayton turları veya yaz aylarında üstü açık klasik otomobillerle şehir gezileri, Helsinki’yi farklı bir gözle tanımanızı sağlar. Özellikle akşamüstü Baltık denizinin ışıkları binalara vururken yapılan bu turlar, şehrin zarif kimliğini hissetmenin en keyifli yollarından biridir.
Helsinki geceleri ise gündüzünün dinginliğini geride bırakır. Kallio semti, pubları ve alternatif barlarıyla öğrencilerin uğrak yeridir. Daha seçkin bir atmosfer arayanlar için Esplanadi çevresindeki şarap barları ve kokteyl mekânları geceyi şık bir şekilde sürdürme imkânı verir. Canlı müzik sahneleri, caz kulüpleri ve Baltık esintili dans mekânlarıyla Helsinki, küçük ama renkli bir gece hayatı sunar.
Doğayla iç içe yaşam, Helsinki’nin ayrılmaz parçasıdır. Kışın buz tutan denizde sauna sonrası kendini buz gibi suya bırakanları görmek şaşırtıcı değildir. Yazın ise adalara yapılan küçük vapur gezileri, şehir yaşamını doğayla kusursuzca bütünleştirir.
Ve elbette Finlandiya mutfağı. Bir tabak lohikeitto (somon çorbası), yanında çavdar ekmeğiyle hem basit hem de doyurucudur. Tatlıda ise korvapuusti (tarçınlı çörek) kahveyle birlikte keyif verir. Balık, geyik eti ve orman meyveleri, mutfağın ana karakterleridir.
Tatmadan Dönmeyin: Lohikeitto (Somon çorbası), Karjalanpiirakka (pirinçli börek), Korvapuusti (tarçınlı çörek), Fin çikolataları
Görmeden Dönmeyin: Senato Meydanı ve Helsinki Katedrali, Uspenski Katedrali, Market Meydanı (Kauppatori), Esplanadi Parkı, Ateneum ve Kiasma Müzeleri, Sibelius Anıtı, Seurasaari Adası, Helsinki Üniversitesi, Fayton veya Klasik Araba Turu
Ertelemeyeceğiniz tek hayaliniz, sizi farklı ufuklara götürecek yeni seyahatler olsun.
Sevgiyle kalın.
patronlardunyasi.com