Dolar
44,5226
-0,18%
Euro
51,9273
0,37%
Sterlin
59,6787
0,56%
Bitcoin
3.168.863
2,51%
BİST-100
13.536,84
4,76%
Gram Altın
6.743,276
-0,07%
Gümüş
74,16
1,61%
Faiz
41,04
-3,55%

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşta Çin, hesaba katılması gereken bir oyuncu olduğunu gösterdi

Çin’in küresel siyaset stratejisi, ABD’nin aksine; görünmez olmak, kaba güçten uzak durmak ancak işi asla şansa bırakmamak olarak özetlenebilir. ABD/İsrail-İran savaşında da aynısı oldu. Savaşta İran’ın ardındaki belirleyici görünmez güç olan Çin, Pakistan üzerinden barışta da ağırlığını ortaya koydu. Hatta bugün sürpriz bir gelişme yaşandı ve ABD’nin taraf olmaya can attığı Tayvan sorununun da kendi içlerinde çözüleceğinin mesajı Çin ve Tayvan tarafından dünyaya verildi. 

08.04.2026 18:06Güncelleme: 08.04.2026 18:08
Haberi paylaşın
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşta Çin, hesaba katılması gereken bir oyuncu olduğunu gösterdi
16px
32px

Feramuz ERDİN

40 günlük karşılıklı kanlı ve yıpratıcı saldırıların ardından, tam ABD tüm gücüyle İran’a yükleneceğini açıklamış ve verdiği süre dolmak üzereyken, Pakistan’ın son dakikada teklif ettiği 15 günlük bir ateşkes ve müzakere süreci taraflarca kabul edildi. Bu inisiyatifi arka planda Çin’in başlatmış olması Batı'da çok konuşulmak istenmeyen bir gerçek olsa da artık Çin’in birçok cephedeki gizli varlığını inkâr etmek kimse için o kadar da kolay olmamaktadır. 

PAKİSTAN’IN NÜKLEER HOCASI

Bugün dünyadaki nükleer silah üretebilme kapasitesine sahip ender ülkelerden birisi olan Pakistan’ın bu caydırıcı gücünün ardında da yine Çin’in izlerini görmek mümkündür. 

Avrupa’da eğitim görmüş ve çalışmış vatandaşları aracılığıyla uranyum zenginleştirme teknolojisini geliştirdiğini iddia eden Pakistan, bu teknolojiyi daha sonra Kuzey Kore, İran gibi ülkelere de transfer etmiştir. Nükleer silah üretim sürecinde kendisine doğrudan bir atıf yapılmasa da Çin’in bu süreçte Pakistan’a örtülü “vekalet” verdiği bilinen bir gerçektir. 

BARIŞ MASASI CUMA GÜNÜ PAKİSTAN’DA KURULACAK

ABD’nin Trump üzerinden verdiği karışık mesajlar ile İran’ın barış için öne sürdüğü şartlar savaşın günlük tansiyonu içinde dünya kamuoyu tarafından tam anlaşılamadı. Ancak İran tarafının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından da onaylanmasını istediği konular şunlar: 

ABD'nin saldırmazlık garantisi vermesi, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın kontrolünde kalması, uranyum zenginleştirme hakkının kabulü, tüm birincil yaptırımların kaldırılması, tüm ikincil yaptırımların kaldırılması, BM Güvenlik Konseyinin İran aleyhindeki kararlarının sonlandırılması, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının İran aleyhindeki kararlarının sonlandırılması, İran'a savaş tazminatı ödenmesi, bölgedeki Amerikan askerinin çekilmesi ve Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sonlandırılması.

Bunun karşılığında ABD de nükleer silah geliştirmeme taahhüdü, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun teslimi, İran ordu kapasitesine sınırlama, İsrail'in var olma hakkını tanıma şartı ve Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılması gibi konuları içeren 15 maddelik şartlarını ileri sürmüştü. 

BARIŞ UFUKTA MI?

Açıkçası, İran’ın şu son 40 günde ABD ve İsrail’e verdiği beklenmedik karşılık ile çatışmayı diğer bölge ülkelerine yayma stratejisi dünya barışı ve ekonomisi için oldukça önemli riskler oluşturdu. Bu beklenmedik sonuçların yönetilmesi için tüm taraflara birer başarı hikâyesi gerekiyordu ki Pakistan’ın teklifi hepsine bu fırsatı sunmuş oldu. Bundan sonra taraflar kendi  iç kamuoylarına oynayacaktır. 

Kısa vadeli sonuçlar açısından bakılacak olursa; İran kolay lokma değil bilakis demir leblebi olduğunu tüm dünyaya gösterdi. İsrail, tüm toz duman arasında asıl hedeflerinden birisi olan Lübnan’da yavaş yavaş hedeflerini gerçekleştirmeye koyuldu. ABD, petro–dolar sistemine karşı Venezuela’dan sonra ikinci büyük risk olan İran’ı, Venezuela kadar kolay olmasa da bir şekilde hırpalamayı başardı. Milli savunmalarını ABD’ye ihale etmiş olan bazı Arap ülkeleri ile Avrupa Birliği ve hatta Tayvan bunun sürdürülebilir ve doğru bir seçenek olamayacağını düşünmeye başladı.

Ve Çin!.. Her zaman her yerde hesaba katılması gereken bir oyuncu ve hatta Batı'ya alternatif küresel bir kutup noktası olduğunu herkese ispatladı. Pakistan sürecinin sonunda, tarafların beklentileri ve çıkar çatışmaları yüzünden Orta Doğu’da arzulanan barışın gelmesi zor olsa da artık hesapların çok boyutlu ve karmaşık sonuçları da hesaba katacak şekilde yapılması gerektiği bu son gelişmelerle oraya konmuş oldu.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Bora Koçak, gazete ilanından Sodexo Türkiye’nin CEO’luğuna uzandı
Bora Koçak, gazete ilanından Sodexo Türkiye’nin CEO’luğuna uzandı#Sodexo
benzer haberler
MGK bildirisinde, İran'daki savaşın sona erdirilmesi gayretlerinin memnuniyet verici olduğu belirtildi
MGK bildirisinde, İran'daki savaşın sona erdirilmesi gayretlerinin memnuniyet verici olduğu belirtildi