Paranın esiri olmayan, mirası 19 yıldır yaşayan bir patronun, Kadir Has'ın hikayesi
Hürriyet Gazetesi'nde gördüğüm 2 tam sayfa anma ilanı Türkiye'nin en hayırsever iş insanlarından Kadir Has'ın aramızdan ayrılışının 19'uncu yılı dolayısıylaydı. İlanın ikinci sayfasında ise bu hayırsever iş insanının bağışladığı eğitim, sağlık, ibadethaneler, kültür ve sanat hayatına hediye ettiği eserler yer alıyordu.

Toygun ATİLLA
Kadir Has, Türkiye'de sanayinin büyüdüğü dönemin aktif aktörlerindendi. Akbank'ı kurucu ortaklarından, Mercedes ve Coca Cola gibi devleri Türkiye'ye getiren isimdi.

Kadir Has'ın anısına verilen o duygusal ilanı görünce onun hatıratından bahsetmek istedim. Hem böylesine hayırsever bir iş insanını yad etmek hem de kendisini tanımayan gençlere bir nebze onun vizyonundan bahsetmek niyetim...

2006'da kıymetli meslektaşım Mithat Bereket ile yaptığı röportajı izledim. Onu kendi anlatımı ile tekrar anlamak için...
"Kim derdi ki Mercedes'in mümessilliğini Kadir Has alacak diye... Coca Cola'yı daha millet düşünmeden ben aldım"
"Meşrubata para verilmez dediler, döviz yok dediler... ama sonunda aldık"
Fırsatı erken gören, vizyoner, hızlı karar veren ve mücadeleden vazgeçmeyen bir patronu gördüm o cümlelerde...

Kadir Has'a göre başarı tesadüf değildi, "Bir insan yaratıcı değilse, kısmet başına konmaz. İş adamları devamlı araştırma yapsınlar" diyordu.
Bu cümleyi duyduğumda aklıma Cem Boyner'in Necla Dalan'a Patronlar Dünyası Dergisi için verdiği röportajdaki "Farklı değilse boşuna uğraşma" sözleri geldi.
Kadir Has'ın öğretisi ne kadar da haklıydı. Hiçbir başarı tesadüf değildi, bir başka başarılı iş insanı Cem Boyner'de yaratıcılığın ve farklılığın önemini vurguluyordu. Cümleler belki farklıydı ama sözün gittiği yer aynıydı.

Mithat Bereket ile röportajında şöyle söylüyordu: "Paranın esiri olmamak, parayı lüzumlu yerlerde kullanmak lazım"
Hemen arkasından devam ediyordu: "Bugün Türkiye'de paranın kullanılacağı en lüzumlu yer eğitimdir"
Bu cümle bile onu diğer patronlardan ayıran bir cümleydi.

2006'da vefatından 1 yıl önce şunları söylüyordu: "Bir kalemde 200 milyon doları vakfına veren kimse yok Türkiye'de. Ben en az 30 tane okul yaptırdım sen bir tane yap yine yeter"
İş insanlarına yurttaşlık çağrısında bulunuyor, ülkeye hizmete davet ediyordu.
Türkiye'de eğitimin önemine vurgu yaparken, "Türkiye cahiller memleketi halindeydi. Eğitim olmazsa Türkiye hiçbir yere varamaz" diyordu.
Bu cümleyi dinlerken düşündüm...
Hayali üniversiteler, okumuş nesillerdi.

Bu uğurda da üzerine düşeni çokça yaptı. Liseler, üniversiteler inşa ettirdi, bağışladı. Türk ulusuna armağan etti.
Kendi kendime düşünüyorum, cehalet baki kaldı. Üniversiteli cahiller ülkesi olduk. Peki biz nerede yanlış yaptık.

Kadir Has, ilklerin patronuydu. Hep farklılığı, yaratıcılığı önceledi. Türk iş dünyasında da bu özelliği ile öne çıktı. Kazandı, dağıttı, tarihe hayırsever iş insanı olarak geçti.
Bugün aramızdan ayrılalı 19 yıl oldu. İsmi ülkesine kazandırdığı eğitim, sağlık, kültür kurumlarında yer aşıyor. Daha da önemlisi kalplerde yaşıyor.
patronlardunyasi.com















