Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ekonomi büyüdükçe herkes istifade edecek' açıklamasında bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulunuyor.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Aziz milletim, değerli milletvekilleri, hanımefendiler, beyefendiler; sizi en kalbi duygularımla, sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. AK Parti hareketinin fedakâr neferlerini bir kez daha sevgiyle kucaklıyorum. Grup toplantımızın milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantımızı farklı mecralar üzerinden takip eden, ekranları heyecanlandıran bu heyecanımızı paylaşan tüm yol arkadaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Katılımlarıyla grup toplantımızı onurlandıran kıymetli misafirlerimize “Hoş geldiniz, safalar getirdiniz” diyorum. Sevdanız için, vefanız için, salonlara sığmayan şu muhabbetiniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Sizlerin şu samimiyeti, şu coşkusu 86 milyonun umutlarını çoğalttığı gibi bizim de heyecanımızı, şevkimizi ve azmimizi artırıyor. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç ve kuvvet versin, bizleri son nefesimize kadar bu kutlu yoldan ayırmasın diyorum.
"MUHALEFET ULAŞILMAZ TAVIR İÇİNDE"
Değerli arkadaşlarım, konuşmamın hemen başında bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum: Meclis çalışmalarımız oldukça yoğun bir tempoda devam ediyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İç Tüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz.
"CHP JET SOSYETESİNİN EMEKLİLERİMİZLE İLGİLİ BİR DERDİ YOK"
CHP jet sosyetesi’nin ne milletle, ne devletle ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin; kendi personeli görev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz, bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor.
Şimdi değerli kardeşlerim, malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başladı. Sizlerin de yakın takibiyle inşallah teklifimizin bir an evvel yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte geçen ay 16.881 lira olan en düşük emekli aylığı, 3.319 lira artışla 20.000 liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde neydi biliyor musunuz? Sadece 66 liraydı. Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002’de asgari ücret 184 liraydı; yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70’ini aşmıştır.
"EMEKLİLERİMİZİN YAŞADIĞI SIKINTILARIN HEPSİNİN FARKINDAYIZ"
Bakınız, 2002 Kasım’ında 6,5 milyon olan emekli sayımız, yaklaşık üç kat artışla 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 bin sosyal konut hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz. Bir defa şunu tüm emeklilerimizin bilmesini canıgönülden arzu ediyorum: Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkelerine hizmetle geçirmiş emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layıktır. Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine ve şikâyetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık; tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bütçe imkânlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık, Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz; deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek.
"BİZ SÖZ VERİP İŞÇİSİNE MAAŞ ÖDEYEMEYENLERE BENZEMEYİZ"
Allah’ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakârlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. İnşallah tüm dünyayı kasıp kavuran bu fırtınadan alnımızın akıyla çıkacağız. Türkiye’yi sadece ekonomide değil, askerî ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik, onları sahipsiz bırakmadık; bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda emeklilerimize “şunu vereceğiz, bunu yapacağız” diye söz verip bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz; biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bu bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var; bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın, bizim için menzil önce Mevla’nın, sonra milletin takdirindedir. Rabbim ömür verdikçe, Rabbim sağlık ve sıhhat verdikçe hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız. Her birinizden bu yüce çatı altında yürüttüğümüz yasama faaliyetlerine işte bu idrakle yaklaşmanızı özellikle istirham ediyorum. Altını çizerek belirtmek isterim ki millete hizmet yolunda rehavete yer yoktur.
AK Parti Grubu olarak ittifak ortaklarımızla birlikte, her alanda olduğu gibi Meclis çalışmalarında da öncü, örnek ve lokomotif kadro biz olacağız. İstisnasız tüm milletvekillerimizden komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına katılım noktasında azami özeni göstermelerini bekliyorum.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde, bölgemizde ve dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit olduğumuz iki haftayı daha geride bıraktık. Suriye’den İran’a, Yemen’den Kuzey Avrupa’ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmemiz gereken olaylar cereyan ediyor. Bunların kapsamlı değerlendirmesine geçmeden evvel, geçtiğimiz günlerde gençlerimize verdiğimiz iki müjdeyi buradan hatırlatmak arzusundayım.
Bu müjdelerden ilki, kredi ve burs oranlarında yaptığımız artışlardır. 2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye üç ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4.000 liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8.000 liraya, doktora öğrencilerimizde ise 12.000 liraya yükselttik.
Bir diğer müjdemiz, gençliğin üretim çağı; kısa adıyla GÜÇ Programı’dır. Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dâhil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız işte budur: Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes’e karşı yaptılar, bunu 1970’lerde askerî müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar, bunu 28 Şubat’ta gençlerimizi yasaklara mahkûm ederek yaptılar, bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar, bunu en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Siyasi ikballeri uğrunda yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzlarına basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler; ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa ve umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ Programı’nın gençlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.
"SDG HEDEFLERE SALDIRMAYI SÜRDÜRDÜ"
Aziz milletim, kıymetli yol arkadaşlarım; komşumuz Suriye, 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. Suriye’nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı ile biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği ve bütünlüğü temin edilmiş olacaktır. Ancak SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, 10 Mart mutabakatına uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askerî hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı.
Terör örgütünün varlığını devam ettirmesi mümkün değildir. Şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle bir netice alma imkanı kalmadı. Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulacak, bunun hesabını mutlaka soracağız.
patronlardunyasi.com















