BAE’nin 30 yılda kurduğu imaj İran füzeleriyle çöktü, BAE Hürmüz’e alternatif olacak bir kanal açmayı nasıl akıl edemedi
Bugün, İran füzeleri altında son 30 yılda kurmuş olduğu imajı yerle bir olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE); yanına İngiltere, Almanya, Japonya, Fransa, Hollanda, İtalya gibi ülkeleri de alarak Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak İran’ı kınayan bir bildiri yayınladı. Büyük bir vizyon ortaya koyarak 30 yılda balıkçı kasabasından finans merkezi haline gelen BAE, Basra Körfezi’ne Hürmüz Boğazı’nın alternatifi olacak bir kanal açmayı bugüne kadar nasıl akıl edemedi?

Feramuz ERDİN
EN BÜYÜK, EN MODERN, EN LÜKS VE EN SAVUNMASIZ
Denizi doldurarak Palmiye Adasını kuran, dünyanın en yüksek lüks yaşam alanı olan Burj Khalifa’yı inşa eden, lüks AVM’ler ile Dubai’yi bölgesel alışverişin başkenti haline getiren o vizyon, askeri stratejiler söz konusu olduğunda bir kâğıttan kaplan gibi dağıldı. İran’ın beklenmedik Hürmüz Boğazı atağı sadece Birleşik Arap Emirlikleri ve komşularının değil, tüm dünya ekonomilerinin üzerine kâbus gibi çöktü!

İRAN’IN ÇILGIN ATAĞI BEKLENMİYOR MUYDU?
İran’ın köşeye sıkıştırılan kedi misali, ABD ve İsrail’in güçlü orduları karşısında kendisine karşı yürütülen savaşı tarafların topraklarına hapsetmeyerek komşu ülkeleri ve ekonomik olarak stratejik bölgeleri de kapsayacak şekilde yönlendirmesi, anlaşılıyor ki, çok da beklenen bir durum değildi? Dünya petrol piyasasının tıkanma noktası olan Hürmüz Boğazı devre dışı bırakılınca petrol fiyatları fırladığı gibi, tüm dünya ekonomilerini de derin bir korku sardı.

İRAN’A DİPLOMATİK ÇAĞRI
BAE liderliğinde İngiltere, Almanya, Hollanda, Japonya, Güney Kore, Kanada gibi ülkelerin de destek verdiği bir ortak açıklama yapılarak, İran’ın Birleşmiş Milletler kanunlarına uyması çağırısı yapıldı. Uluslararası bir önem arz eden Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak İran’ın bu boğazı kullanan gemilere karşı mevcut saldırgan aksiyonlarına son vermesi istendi. Bundan bir süre önce ABD Başkanı Donald Trump tarafından Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ile ilgili olarak NATO da göreve davet edilmiş ancak bu talep ilgililerden karşılık bulmamıştı. Hürmüz Boğazında zarar uğrayan gemilerin sigortalarının karşılanması da yine bir sorun olarak ortaya çıkınca, ABD savaş gemilerinin sivil tanker ve ticari gemilere eşlik etmesi seçeneği gündeme gelmiş ancak bunun da uygulanabilir olmadığı ortaya çıkmıştı.

NE KRİZİ NE DE EKONOMİK GETİRİYİ ÖN GÖREMEDİLER
Petrol gelirlerini ekonomik gelişme ve ilerleme yanında, İran başta olmak üzere komşuları ile siyasi rekabete de harcamaktan kaçınmayan Birleşik Arap Emirlikleri’nin milyarlarca dolarlık lüks ve benzersiz projeleri hayata geçirirken, Hürmüz Boğazına alternatif olabilecek bir kanalı akıl edememiş olmaları açıkçası herkesi şaşırttı. Böylelikle belki hem BAE bir gelir kaynağına sahip olacak hem de böyle bir kriz anında elleri daha güçlü olabilecekti. Şimdi elleri bağlı şekilde, İran’ın çağrılarına olumlu bir cevap vermesinden başka bir seçenekleri yok gibi?

patronlardunyasi.com















