Ameliyathaneden galeriye; ünlü sanatçı Nermin Ülker'den kayıp gözün oyuğu sergisi
Ünlü sanatçı Nermin Ülker’in “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı kişisel sergisi, ev kavramının modern dünyada geçirdiği dönüşümü heykel ve mekân ilişkisi üzerinden tartışmaya açıyor. Sanatçının son dönem eserlerinden oluşan sergi, 28 Mart’a kadar Labirent Sanat’ta ziyaret edilebilecek.

Eserleri bugüne kadar 30’a yakın ulusal ve uluslararası karma sergiye katılan ünlü sanatçı Nermin Ülker’in “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı kişisel sergisi vitrine çıktı. Sanatçının son eserleri, sanatseverlerle 21 Şubat – 28 Mart 2026 tarihleri arasında Labirent Sanat’ta buluşuyor. Sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan sergi, modernleşme sürecinde “ev” kavramının bir barınak olmaktan çıkıp, erişilemeyen bir arzu nesnesine dönüşmesini ontolojik ve mekânsal bir düzlemde ele alıyor.

OKUDUĞU ÜNİVERSİTEDE DERS VERİYOR
Profesyonel iş hayatına 1992 yılında önce Ebe Hemşire olarak başlayıp, Ameliyathane Hemşiresi olarak devam eden Nermin Ülker, 2012 yılında İstanbul 'da Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel Sanatlar Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Programı'nda Yüksek Lisans programını tamamlayan, aynı okulda heykel dersi veren sanatçı, bugüne kadar 3 kez kişisel sergisiyle eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.
Sanatçı, son sergisindeki eserler, antropolojik bağlamda kadim zamanlarda evin merkezi olan ocak, topluluğun etrafında toplandığı, anlatıların aktarıldığı ve sürekliliğin kurulduğu bir kozmik odak olarak ortaya koyuyor.

SEMA KAYGUSUZ’UN YAZISINDAN İLHAM ALDI
Modern özne için yuvasızlık, yalnızca mekânsal değil, varoluşsal bir etki bırakan “Gözün Kayıp Oyuğu” bu kaybın mekânsal karşılığını araştırıyor. Sergide yer alan içi boş, şeffaf ve katlanmış çelik konstrüksiyonlar, tanıdık mimari formları çağrıştırırken onların koruyucu ve kapatıcı niteliğini askıya alıyor. Heykelleri kütleyle değil, boşlukla tanımlayan Nermin Ülker’in eserlerinde malzeme geri çekilirken, yapı hafifler ve geçirgenleşir bir hale geliyor.

Ortaya çıkan formlar, bir zamanlar dolu olan ancak şimdi terk edilmiş hacimler gibi duruyor. İzleyici bu yapılarla karşılaştığında, onları birer nesne olarak değil, bedensel bir deneyim alanı olarak alıyor. Nermin Ülker’in sergisi, Sema Kaygusuz’un “Aramızdaki Ağaç” kitabında yer alan “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı yazısından ilhamla şekilleniyor.
patronlardunyasi.com















