Toygun ATİLLA
Dün Galatasaray’da yaşanan kavganın perde arkasını yazmıştım.
Camianın içinden bir dostumla yaptığım uzun telefon görüşmesinden sonra kaleme aldığım yazının bu kadar ses getireceğini doğrusu tahmin etmiyordum.
Aman Allah’ım!
Yazı yayımlandıktan sonra telefonum susmadı.
Galatasaray camiasından onlarca dostum aradı.
Kimi yıllarını bu kulübe vermiş, kimi yönetimlerde görev almış, kimi de Galatasaray’ın kapısından içeri girdiğinde sözü dinlenen isimler.
Hepsinin anlattıkları farklıydı.
Ankattıklarının birleştiği yer ise aynıydı.

Meğer Galatasaray’da mesele dün yazdığım kavgadan çok daha büyükmüş.
Ben bir kavganın perde arkasını aralamışım.
Meğer kapının arkasında başka bir kavga varmış.
Hem de öyle birkaç günlük, birkaç haftalık değil.
Uzun zamandır biriken, konuşulan, kulislerde tartışılan ama bir türlü açıkça ortaya konulmayan meseleler…

PEKİ DURSUN BAŞKAN NEREDEYDİ?
Dün konuştuğum isimlerin anlattıklarından çıkardığım bir başka sonuç daha var.
Galatasaray’da yaşananlardan rahatsız olanların sayısı hiç de az değil.
Üstelik rahatsızlık yeni başlamamış.
Peki bütün bunlar yaşanırken Dursun Özbek ne yapıyordu?
Kulübün başkanı olarak bu huzursuzluktan haberdar mıydı?
Haberdarsa neden bugüne kadar müdahale etmedi?
Değilse, Galatasaray’ın içinde bu kadar uzun zamandır konuşulanları başkan nasıl duymadı?
Bunlar benim değil, dün telefonun diğer ucundaki Galatasaraylıların anlattıklarının ortaya çıkardığı sorular.
Galiba artık bu soruların cevaplanması gerekiyor.
HERKES STUTTGART MAÇINI BEKLİYOR
Dünkü telefon trafiğinin sonunda dikkatimi çeken çok önemli bir ayrıntı oldu.
Galatasaray’ın ağır topları şimdilik beklemeyi tercih ediyor.
Neyi mi?
Yarın oynanacak Stuttgart maçını.
Şampiyonlar ligindeki bu önemli maç öncesi takımın ve kulübün konsantrasyonunu bozmak istemiyorlar.
Diyeceğim o ki, Galatasaray’da asıl hesaplaşma henüz başlamadı.

GALATASARAY’IN MESELESİ BİR KAVGA DEĞİL
Ben dün bir kavga yazdığımı düşünüyordum.
Bugün ise çok daha büyük bir hikâyenin başlangıcında olduğumuzu düşünüyorum.
Gördüğüm manzara o ki, kulüpte yaşanan o kavga, asıl sorunun kendisi değil…
Sadece uzun zamandır içeride biriken rahatsızlığın dışarıya vurması…
Emin olun içerde biriken ve bu kadar sportif başarıya rağmen Dursun Özbek’e karşı oluşan negatif tavır tahmin ettiğinizden fazla…
Dursun Özbek’in önünde artık yalnızca bir kavgayı yatıştırmak değil, camianın içinde biriken sorulara cevap vermek gibi bir mesele var.
Ben dün arayan dostlarımla konuşmaya devam edeceğim.
Çünkü anladığım kadarıyla Galatasaray’da anlatılacak daha çok şey var.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com