Dolar
47,4201
0,05%
Euro
54,3983
0,10%
Sterlin
63,4444
0,23%
Bitcoin
3.031.055
0,87%
BİST-100
13.357,49
-1,07%
Gram Altın
6.171,817
-0,40%
Gümüş
57,25
-0,61%
Faiz
41,99
0,00%

Terörün faturası 2,3 trilyon dolar, barışın ekonomik getirisi ne olacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün Türkiye’ye doğrudan, dolaylı ve fırsat maliyetiyle birlikte 2,3 trilyon doların üzerinde ekonomik yük getirdiğini açıkladı. Bu rakam geçmişin ağır bir muhasebesiydi. Erdoğan'ın sözlerini dinlerken kendimi "Türkiye artık terörün maliyetini değil, huzurun ekonomik getirisini konuşabilecek mi?" diye sorarken buldum.

30.07.2026 06:58Güncelleme: 30.07.2026 07:15
Haberi paylaşın
Terörün faturası 2,3 trilyon dolar, barışın ekonomik getirisi ne olacak?
16px
32px

Toygun ATİLLA


Bir ülkenin kaçırdığı fırsatlar,  kurulamayan fabrikalar, gelmeyen yabancı yatırım, yarım kalan turizm potansiyeli, göç eden insan kaynağı, artan risk primi, yükselen borçlanma maliyetleri…

Bunlar 2,3 trilyon dolarlık terörün maliyeti...

Erdoğan yaptığı konuşmasında dikkat çekici ayrıntılar paylaştı. 40 yıllık süreçte sadece kümülatif borçlanma maliyetinin 520 milyar doları, vergi kaybının ise 123 milyar doları bulduğunu söyledi. Terörün ekonomide oluşturduğu görünmeyen maliyetleri devlet en üst düzeyde açıklıyordu. 

“YILLARCA KAYNAKLARI TERÖRLE MÜCADELEYE AYIRDIK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Yıllarca okul, hastane, yol, fabrika yapımına, çiftçiye, emekliye, tüccara ayrılabilecek kaynakları terörle mücadeleye harcadık.” sözlerini sadece siyasi bir değerlendirme olarak okumadım. 

İşin ekonomik maliyeti tarafını süzgeçten geçirdim. 

Öyle ya, 

Bir ülke kaynaklarını güvenliğe ayırıyorsa aynı anda başka bir yatırım erteleniyor demektir. İşte 2,3 trilyon doların içinde biraz da bu ertelenmiş yatırımlar var.

PATRONLAR İÇİN ASIL SORU ŞİMDİ BAŞLIYOR

Erdoğan konuşmasının devamında, “Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir hikâye yazılmaya başlanacaktır.” dedi.

Bence konuşmasının püf noktası bu cümledeydi. 

Bir ülkenin gelecek hikâyesi güçlenirse yatırımcı gelir, risk azalırsa finansman ucuzlar, güven artarsa üretim artar.

İhracatçı daha rahat plan yapar, turizm yeni destinasyonlar kazanır. Bunlar artık herkesin ezbere bildiği gerçekler...

Terörsüz Türkiye ekonomisi ise eğer ciddi bir reform haline gelirse bazı sektörleri yıldız yapabilir.  

Mesela,

Turizm
Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Tunceli, Hakkâri yıllardır sahip oldukları tarihî ve doğal zenginlikleri tam anlamıyla ekonomik değere dönüştüremedi. Yeni oteller, gastronomi yatırımları, kültür rotaları ve uluslararası organizasyonlar için daha güçlü bir zemin oluşabilir.

Lojistik
Türkiye’nin Irak, İran ve Körfez’e uzanan kara ticaret koridorları daha etkin kullanılabilir. Taşımacılık maliyetleri ve sigorta riskleri azalabilir.

Enerji ve Madencilik
Bölgedeki enerji ve maden projeleri uzun vadeli yatırım açısından daha cazip hâle gelebilir.

Tarım ve Gıda
GAP başta olmak üzere bölgenin tarım potansiyeli daha fazla yatırım çekebilir. Tarıma dayalı sanayi gelişebilir.

Yabancı Sermaye
Uluslararası yatırımcılar sadece teşviklere değil, güvenlik ve öngörülebilirlik göstergelerine de bakar. Risk algısındaki iyileşme Türkiye’nin yatırım hikâyesini güçlendirebilir.

Burada önemli bir noktayı da gözden kaçırmamak gerekiyor.

Terörün sona ermesi tek başına ekonomik sıçrama anlamına gelmez.

Yatırımcı, hukukun işleyişine, enflasyona, para politikasına, vergi sistemine, öngörülebilirliğe, kur istikrarına da aynı dikkatle bakacaktır.

Barış, büyümenin ön koşullarından biridir ama tek koşulu değildir.

Bundan sonra terör Türkiye'ye ne kaybettirdi değil, terörsüz Türkiye ekonomiye ne kazandıracak? diye konuşmanın ve sormanın vaktidir

patronlardunyasi.com