Suudi Arabistan, BAE ve Türkiye’nin küresel ekonomiden pay kapma yarışı hızlandı, yarış binalardan da gözlenebiliyor
Suudiler, küresel ticarette merkez olabilmek için Cidde’de, Dubai’deki Burj Khalifa binasından daha yüksek bir binayı inşa etme hedefinde hızla ilerliyor. Bu arada, 1 milyon metrekare kiralanabilir ofis ve 100 bin metrekare kiralanabilir mağaza alanına sahip olan İstanbul Finans Merkezi (İFM) de yükseklikte iddiası olmasa bile diğer özellikleri ile bu küresel rekabette iddialı konumunu devam ettiriyor.

Feramuz ERDİN
Birleşik Arap Emirlikleri, son 30 yılda müthiş bir liberal atak yaparak Dubai ve Abu Dabi gibi kentlerin dünyanın çekim merkezleri arasına girmesini sağladı. Finans sisteminin güçlü bir oyuncusu olarak ortaya çıkan Dubai’de çok uluslu şirketler bölge ofislerini ardı ardına açarken, ülke dünyanın her köşesinden ve özellikle de Avrupa’dan yetişmiş insan gücü ve servet akınına uğradı.
BURJ KHALIFA VE EMAAR VİZYONU
Deniz ve kum dışında doğal güzelliği olmayan bir ülkenin turist çekebilmesi için ihtiyaç olan şey, tabii ki iddialı inşaat projeleriyle birlikte ortaya konan iddialı yaşam tarzı olmalıydı. Damac ve Emaar gibi büyük inşaat firmaları bir yandan ülkeyi yeni baştan imar ederken, diğer yandan da en büyük ve en iddialı projeleri ortaya koyuyorlardı.
Emirlik ailesine yakınlığı ile bilinen Muhammed Alabbar tarafından kurulan Emaar şirketi, Dubai’de dünyanın en yüksek ikamet edilebilir binasını ve bunun yanında dünyanın en büyük alışveriş merkezini kurmak üzere harekete geçti. 2010 yılında tamamlanan Burj Khalifa ve Dubai Mall, doğru bir tanıtım ve pazarlama stratejisi ile gerçekten de beklenen etkiyi yaratarak Dubai’nin küresel bir merkez haline gelmesine ön ayak oldu.
Bir dönem benim de çalışma fırsatı bulduğum Emaar Grubu'nun azmi ve vizyonu gerçekten zamanın ötesinde bir özelliğe sahiptir. Muhammed Alabbar’ın sadelik ve tevazudan desteklenen vizyonu, lüksün kalitesiyle birleşince dünyanın en iddialı projelerinin hayata geçirilmesine ön ayak olmuştur.
KULLANIMA HAZIR İFM REKABETTE ÖNDE
İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilimler nedeniyle savaş bölgesine yakın konumda olan Dubai’ye, İran’dan kasıtlı şekilde fırlatılan birkaç füzenin isabet etmesi şehrin bir anda gözden düşmesine neden oldu. Şehre yıllar içinde yaşanan göçün birkaç haftada tersine döndüğü görüldü. Dubai, küresel ticaret için hâlâ çok elverişli ve yaşamak için çok güzeldi ama artık güvenli değildi.
Fırsat ise boşluğu kaldırmazdı. Yatırımcı ve küresel iş insanlarının gözleri hemen İstanbul’da inşaatı ve tefrişatı neredeyse tamamlanmak üzere olan Finans Merkezi’ne döndü.
İFM bugün artık her şeyiyle hazır ve yerli ama daha çok da yabancı kiracılarını bekliyor. Ofis binalarındaki 1 milyon metrekarelik alan ile AVM kısmındaki 100 bin metrekarelik alan kiracılarını bekliyor. Aslında daha çok İFM binalarındaki çalışanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere düşünülen AVM kısmındaki mağazaların çoğu, yerli ve yabancı işletmeler tarafından kiralanmış durumda ve fit-out süreçlerinin tamamlanmasının ardından çok yakın bir zamanda müşterilerine hizmet vermeye başlayacaklar.
Dubai’yi terk etmeye karar veren iş ve finans şirketlerinden bazılarının, İstanbul’un yeni gözdesi İFM’yi tercih etmesi bekleniyor.
CİDDE KULESİ DÜNYANIN EN UZUN BİNASI OLACAK
Bugüne kadar Müslümanlara has kutsal ziyaretlerle bilinen Suudi Arabistan, son dönemde yaptığı strateji değişikliği ile dünyanın her tarafından turist ve hatta yetişmiş insan gücü çekmeyi planlıyor. Cidde plajları iddialı yatırımlar ile turizme açılırken, bir diğer iddia da dünyanın en yüksek binasına sahip olma alanında yaşanıyor.
Arap Yarımadası'nda yaşanan rekabette çok kısa süre önce liberal politikaları hayata geçiren Suudi Arabistan, Dubai’nin ispatlanmış potansiyelini kendi topraklarına çekmek üzere iddialı projeleri hayata geçirmiş durumda.
828 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa’nın da mimarı Adrian Smith’e ait olan proje ile Cidde’de yüksekliği 1000 metreyi aşan bir kulenin inşa edilmesine bir süre önce başlandı. Bunun yanında Cidde’nin küresel bir yaşam ve ticaret merkezi hâline gelmesi için gerekli olan diğer yapılar ve yasal düzenlemeler de zamanla hayata geçirilecek.
Ancak Türkiye, küresel sermaye açısından uzun demokrasi geçmişi ve oturmuş devlet pratiği ile bu konuda bir adım önde gibi görünüyor?
patronlardunyasi.com















