Ren Nehri'nde su seviyesi kritik eşiğin altına indi, Avrupa'nın tedarik zincirinde alarm zilleri çalıyor
Avrupa ekonomisinin 'lojistik damarlarından" Ren Nehri'nde su seviyesi kritik eşiğin altına indi. Almanya'nın Kaub geçidinde ölçülen seviyenin 24 santimetreye kadar gerilemesi, yük gemilerinin kapasitesini yüzde 80'e varan oranda azaltırken, Avrupa'nın kimya tesislerinden çelik fabrikalarına, rafinerilerden enerji santrallerine kadar uzanan tedarik zincirinde alarm zilleri çalmaya başladı.

Avrupa’nın sanayi kalbi yeniden kuraklıkla mücadele ediyor. İsviçre Alpleri’nden doğarak Almanya ve Fransa’nın üretim merkezlerini Hollanda’nın Rotterdam Limanı’na bağlayan Ren Nehri, kıtanın en kritik ticaret koridorlarından biri olmasına rağmen bu yaz tarihinin en düşük su seviyelerinden birini yaşıyor. Almanya’nın en kritik ölçüm noktalarından Kaub’da su seviyesinin 24 santimetreye kadar gerilerken, nehir taşımacılığını neredeyse durma noktasına getiriyor. 2018 ve 2022 yıllarında yaşanan kuraklıkların ardından üçüncü büyük sınavını veren nehir, bu kez yalnızca taşımacılığı değil Avrupa’nın ekonomik toparlanmasını da tehdit ediyor.
SANAYİ ZİNCİRİNDE DOMİNO ETKİSİ
Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberine göre, Ren Nehri, Avrupa’nın en büyük limanı Rotterdam’ı Almanya’nın ağır sanayi merkezlerine bağlayan ana lojistik hattı konumunda bulunuyor. Petrol ürünleri, dizel, kömür, demir cevheri, tahıl, kimyasallar ve çelik üretiminde kullanılan hammaddelerin önemli bölümü bu su yolu üzerinden taşınıyor. Ancak su seviyesinin kritik eşiğin altına inmesiyle mavnalar normal yüklerinin yalnızca yüzde 15-20’sini taşıyabiliyor. Bu durum aynı yükü taşımak için daha fazla gemi kullanılmasına, navlun maliyetlerinin katlanmasına ve üreticilerin hammaddeye daha pahalı ulaşmasına neden oluyor. Bazı bölgelerde yakıt tedarikinde aksama riski gündeme gelirken, İsviçre’nin stratejik petrol rezervlerini kullanmak zorunda kalabileceği de değerlendiriliyor.
ALMANYA BÜYÜMESİNİ KAYBEDEBİLİR
Kuraklığın ekonomik faturası şimdiden hesaplanmaya başlandı. Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü, düşük su seviyelerining sürmesi halinde Almanya'nın üçüncü çeyrek ekonomik büyümesinin yüzde 0,1 ila 0,2 arasında azalabileceğini öngörüyor. Uzmanlara göre en büyük risk, Avrupa’nın kimya devleri başta olmak üzere rafineriler, çelik üreticileri ve ağır sanayi tesislerinin hammadde akışında yaşanacak aksaklıklar.
ENERJİ VE ENFLASYON RİSKİ BÜYÜYOR
Rotterdam’dan Almanya’nın iç kesimlerine dizel ve petrol ürünleri taşınmasının zorlaşması enerji maliyetlerini de yukarı çekiyor. Kömür sevkiyatındaki aksamalar elektrik üretimini, kimyasal hammaddelerdeki gecikmeler ise birçok sanayi kolunu etkiliyor. Analistler, kuraklığın sonbahara kadar sürmesi halinde dizel, ısıtma yakıtı ve sanayi hammaddelerinde yeni fiyat artışlarının görülebileceğini, bunun da Avrupa’da enflasyonla mücadeleyi yeniden zorlaştırabileceğini belirtiyor.
AVRUPA İÇİN KRİTİK
-Avrupa’nın en önemli iç su ticaret koridoru.
-İsviçre, Almanya, Fransa ve Hollanda'yı birbirine bağlıyor.
-Rotterdam Limanı’nı Avrupa sanayisine bağlayan ana lojistik hat.
-Almanya’daki iç su yük taşımacılığının yaklaşık %80’i Ren üzerinden yapılıyor.
-Petrol ürünleri, kömür, demir cevheri, tahıl, kimyasallar ve çelik hammaddeleri bu hat üzerinden taşınıyor.
-2018’de yaşanan benzer kuraklığın Alman ekonomisine maliyeti yaklaşık 5 milyar euro olarak hesaplandı.
-Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü, mevcut krizin Almanya’nın üçüncü çeyrek GSYH’sinden yüzde 0,2’ye kadar götürebileceğini hesaplıyor.
patronlardunyasi.com















