Dolar
43,7481
0,05%
Euro
51,9228
-0,21%
Sterlin
59,7408
0,17%
Bitcoin
3.032.412
5,97%
BİST-100
14.180,69
0,00%
Gram Altın
7.093,446
2,65%
Gümüş
77,57
3,31%
Faiz
35,79
0,00%

Önce tokalaşma sonra atışma!

BAŞBAKAN ERDOĞAN'LA DENİZ BAYKAL TZOB'UN TOPLANTISINDA AĞIR DİLLE ATIŞTILAR.

30.04.2006 12:15Güncelleme: 27.10.2023 11:24
Haberi paylaşın
Önce tokalaşma sonra atışma!
16px
32px

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) ile tam üyeliğin Türkiye'ye dışarıdan dayatılan bir hedef olmadığını belirterek, 'AB'ye tam üyelik Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi iradi tercihidir' dedi.

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in himayelerinde Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından Grand Cevahir Oteli'nde düzenlenen 'Türkiye-AB Entegrasyonunda Tarım' konulu uluslararası konferansa katıldı.

Salona girdiğinde, konferansa katılan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile tokalaşan Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, konferansın çiftçiler, tarım sektörü, Türkiye ve AB için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, şu anda salonda AB üyesi ülkelerden ve AB'nin ilgili komisyonlarından birçok misafirin bulunduğunu kaydetti.

Konferansın başlığının 'Türkiye-AB Entegrasyonunda Tarım' olduğunu hatırlatan Erdoğan, 'Tabii ki çerçeveyi de böyle çizmek durumundayım' dedi.

Erdoğan, tarımın istihdam ve GSMH içindeki payı bakımından Türkiye'nin en önemli sektörlerinden biri olduğunu dile getirerek, bu büyük sektörün AB'ye üyelik sürecinde önemli bir gündem maddesi olacağını kaydetti.

AB'ye üye olabilmek için atılan adımlar ve şu andaki tarama süreci içerisinde 35 başlık altında birlik müktesebatına uyum sağlamak, standartları her alanda birlik standartlarına yükseltmek zorunluluğu bulunduğunu belirten Erdoğan, 'Burada bizi en çok zorlayacak, belki en çok vaktimizi alacak başlık tarımdır. Nitekim üye olan diğer ülkelerle de bu fasılla müzakerelerin çok uzun sürdüğünü gördük, görüyoruz' diye konuştu.

'CANLA BAŞLA ÇALIŞILMASI GEREKİYOR'

Erdoğan, tarım sektörünün büyüklüğü dikkate alınırsa Türkiye'nin bu konuda çok daha fazla gayret sarf etmesi gerektiğini vurgulayarak, açığı kapatmak için canla başla çalışılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye ile AB'nin genişleme öncesi üye 15 ülkesinin 2004 yılı tarım rakamlarından örnekler vererek, şunları kaydetti:

'Ülkemizde yüzde 11,2 olan tarımın GSYH'deki payı, AB'nin genişlemeden önce yani 15 ortağının olduğu dönemde yüzde 1,6. Yine tarımın toplam istihdam içindeki payı bizde yüzde 34, AB'nin 15 üye ülkesinde yüzde 3,8. Bütün bunlara rağmen tarımın toplam ihracat içindeki payı bizde yüzde 4,1, AB'nin 15 ülkesi içinde yüzde 6. Sadece bu 3 gösterge üzerinden yaptığımız karşılaştırma bile çarpıklığı ortaya koymaya yetiyor.'

Başbakan Erdoğan, AB'ye üyelik konusunda yoğun bir gayret gösterdiklerini dile getirerek, 'Şurada bir şeyi, bir kere başından tespit etmemiz lazım. Tabii muhalefet konuşuyor, biz de dinliyoruz, dinleyeceğiz. Konuşmak hakkıdır, bizim de dinlemek görevimizdir' dedi.

AB sürecinin 1963 yılında başladığını, 3, 3,5 yıl önce başlamadığını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Ta 1963'de başlayan bu yasal süreç içerisinde muhalefet birçok kez iktidar olmuştur ve AB ile ilgili acaba bu süreç içerisinde ne yapmışlar bunlar? Birçok kez koalisyon ortaklıkları içerisinde yer aldınız, reddedebilirdi, reddetseydiler. 1963'deki yasal sürecin içerisinde bizzat kendileri vardı. Övündükleri kendileri vardı. Kabul
etmeseydiler.

AB Türkiye'ye 'ne olur aramıza katılın' diye bir gayretin içerisinde değil. Zaten böyle bir gayret olsaydı çoktan Türkiye AB'nin içinde olurdu. Yani lütfen burada kendimizi aldatmayalım. Hamaset yapmanın da anlamı yok. Ben bütün çiftçi kardeşlerime şunu söylüyorum. Başımızı iki elimizin aras