Dolar
41,1429
0,02%
Euro
48,0752
0,05%
Sterlin
55,6235
0,09%
Bitcoin
4.505.760
-2,00%
BİST-100
11.288,05
-0,71%
Gram Altın
4.561,202
0,93%
Gümüş
39,79
1,79%
Faiz
43,99
0,00%

Marker 2007'ye damgasını vuracak

Enerji Piyasası ve Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Yusuf Günay, ulusal markerin ''2007 yılına damgasını vuracak'' son yılların en önemli uygulaması olduğunu bildirdi.

12.01.2007 13:34
Haberi paylaşın
Marker 2007'ye damgasını vuracak
16px
32px

 Günay, ''Bu taşın altında herkesin eli vardır ve herkes sorumlulukları paylaşmıştır'' dedi.

EPDK Başkanı Günay, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkan Vekili Prof. Nüket Yetiş ile ulusal marker uygulaması hakkında, TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi Ulusal Metroloji Enstitütüsünde ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Günay, toplantıda yaptığı konuşmada, 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren Türkiye'de dolaşıma giren akaryakıtın ulusal marker ile işaretlendiğini hatırlatırken, uzun bir hazırlığın ardından bu sürecin başladığını kaydetti. Bu süreç zarfında, ulusal markerin geliştirilerek test edildiğini ve pilot uygulamasının yapıldığını, kontrol cihazları ve konsantrasyon ölçüm cihazlarının geliştirildiğini anlatan Günay, marker ve cihazları gerektiği kadar üretildiğini ve ve ilgili firmalara teslim edildiğini ifade etti. Günay, TÜBİTAK'ın yanı sıra ilk uygulamaya başlayan TÜPRAŞ'ın yönetimi ve çalışanlarının da marker enjeksiyonu konusunda ciddi bir çalışmanın içinde olduğunu belirtti.

''GELİŞMELERİ YAKINDAN İZLİYORUZ''

Ulusal marker uygulamasıyla ilgili gelişmeleri ve ilk uygulama sonuçlarını yakından izlediklerini, sistemin sağlıklı bir şekilde uygulanması konusunda neler yapıldığını ve ilaveten neler yapmak gerektiğini değerlendirdiklerini anlatan Günay, uygulamanın başladığı yerlerden de sürekli bilgi aldıklarını söyledi. Denetimleri nasıl ve nereden başlatılacağı ve ne zaman yapılacağı konusunu da görüştüklerine işaret eden Günay, ''Bu aşamada, uygulamayla ilgili bir deneme süreci verilmesini, hele de bu sürede denetim yapılmaması gerektirecek bir durum yoktur'' dedi.

MARKERİN ENJEKTE SORUMLULUĞU ŞİRKETLERDE

Petrol Kanunu ile ulusal markeri kimlerin akaryakıta enjekte edeceğini belirlendiğini ve bu sorumluluğun şirketlere verdiğine dikkat çeken Günay, şirketler, enjeksiyon donanımı kurmakla, işletmekle, dozajlamayı düzgün yapmakla sorumlu olduğunu ifade etti. Ulusal markerin, üründen taşınacak kaplara ve enjeksiyon donanımlarına kadar bir zincir olduğunu belirten Günay, herkesin bu sistemin bütünlüğüne azami özen göstermesi gerektiğini vurguladı. Uygulamanın, sadece rafinerilerin veya dağıtım şirketlerinin 'ellerini taşın altına' koydukları bir uygulama olmadığını da ifade eden Günay, şunları kaydetti:

''Bu taşın altında herkesin eli vardır ve herkes sorumlulukları paylaşmıştır. Sektör temsilcileri tarafından sorumluluk paylaşımından kastedilen de, Kurumun ya da başka bir kamu otoritesinin ulusal markeri enjekte edileceği yerlere kadar taşıyıp akaryakıta ilave etmesi ise bu aşamada böyle bir uygulama olmayacaktır. Bu konuda sorumluluk rafineri ve dağıtım şirketlerine aittir.'' Kendilerinin, kamu otoritesi olarak bu şirketlere nerelerde, ne tür yardımları olabileceğine dair çalışmaya devam edeceklerini belirten Günay, bu kapsamda nakliyatın güvenliğinin sağlanmasında yardımcı olmak konusunda ilgili tüm kamu kurumlar ile görüştüklerini söyledi. Günay, saha uygulamalarını görüp belli bir denetim programı oluşturduktan sonra da denetimlere başlanacağını bildirdi.

UYGULAMA SEKTÖRÜN ALEYHİNE DEĞİL

Ulusal markerin 2007 yılına damgasını vuracak, son yılların en önemli uygulaması olduğunu vurgulayan Günay, bu uygulamanın 1 Ocak'ta başlamış olmasının da sektörün aleyhine değil lehine olduğunu, sektörün uygulamanın başlamış olmasından kaynaklanan herhangi bir kaybı olmadığını söyledi.

Bu hususta uygulamacılar arasında bir kutuplaşma, bir kavga da yaşanamayacağını belirten Günay, ''Bu süreçte sektörle aynı masa etrafında toplanıyoruz. 1 Ocak'tan itibaren EPDK ve TÜBİTAK personeli rafinerilerine gitti. Son 3 gündür buralarda TÜPRAŞ yetkilileri ile toplantılar yapılıyor. Uygulama ve işleyiş yerinde takip ediliyor, sorunlar ortak akılla çözülüyor''dedi. Son uygulamalarda da iki şirketin ithalat yaptığını ve güzel enjeksiyon sistemlerini koyduklarını anlatan Günay, şirketlerin EPDK'nın ilgili mevzuatına uygun hazırlıklarını yaptıkları sürece, herhangi bir sorunla karşılaşmalarının mümkün olmadığını söyledi.

TÜBİTAK BAŞKAN VEKİLİ YETİŞ

TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Nükhet Yetiş de Tübitak'ın milli derecede gizliliği olan projeler yaptığını, ulusal markerin de bu kapsamda bir proje olduğunu vurguladı. Ulusal marker projesine dönük TÜBİAK'ın 1 Ocak tarihi itibariyle EPDK'nın kendisine verdiği tüm sorumluluk ve taahhüdlerini yerine getirdiğini ifade eden Yetiş, burada görevlerinin teknik ve teknolojik olduğunu, sorumlu oldukları kurumun da EPDK olduğunu söyledi.

Bugün itibariyle 14 bin litre ulusal marker üretildiğini, toplam talebin 13 bin 22 bin litre olduğunu, 11 bin 943 litresinin şirketler ve dağıtıcılara teslim edildiğini kaydeden Yetiş, bunun da ortalama 1,5 milyon ton akaryakıtın işaretlendiği anlamına geldiğini söyledi. Uygulamada tüm teknik sorunların da EPDK'nın kendilerine verdikleri yetki çerçevesinde giderileceğini belirten Yetiş, şunları söyledi:

''Bu çalışma, bir araştırma çalışmasıdır. Araştırmanın her zaman riskleri vardır, biz çalışırken sıfır, en az hata yapmak üzere çalışırız ve her an hata olabilecek şekilde hazırızdır. Önemli olan hatanın çıkması değil, hatanın çözülmesidir, Bizim şu ana kadar teknik olarak bir sıkıntımız olmamıştır. İleride olası olabilecekler sorunlar da varsa da bunun en kısa zamanda çözüleceğinden tüm kamuoyu emin olmalıdır.''

''MARKERİN KENDİSİNDE EN UFAK BİR SORUN YOK''

EPDK Başkanı Yusuf Günay, ulusal marker uygulamasında başlangıçta bazı sıkıntılar olması kadar doğal bir şey olmadığını söyledi.
Günay, ancak markerin homojenliği, iklim şartlarına uygunluğu konusunda, uzun sürede kimyasal özelliklerini kaybetmemesi konusunda herhangi bir problemin söz konusu olmadığını vurguladı.

 ''Ulusal markerin kristalize olduğu'' yönünde iddiaların hatırlatılması üzerine Yetiş, ulusal markerin kendisinde en ufak bir sorunun olmadığını belirtirken, bir TÜBİTAK yetkilisi, Kırakkale'de yaşanan sorunun kristalleşme olmadığını söyledi. Yetkili, ''bu kimyasal anlam olarak yanlış bir anlamdır, Burada 3 ay stokta bekleyeceği için koruyucu bir madde ekledik. Ondan sonraki bu maddeyi geri aldık, oradaki sorun buydu, maddeyi geri alınca sorun bitti'' dedi.

Bir gazetecinin, sektör temsilcilerinin ''ulusal markerin homojen dağılmadığına ilişkin sıkıntıları'' olduğunu belirttiğini söylemesi üzerine TÜBİTAK yetkilisi, proje başlayalı 8 ay geçtiğini, bu süre zarfında -30 dereceden artı 50 dereceye kadar bütün testlerin ve pilot uygulamaların yapıldığını söyledi. Yetkili, körfez bölgesinde tesisleri bulunan bütün dağıtım şirketlerinde yapılan pilot uygulamalarda da homojenliğin yüzde 100 sağlandığını kaydetti.

 EPDK Başkanı Yusuf Günay da ulusal markerin küçümsenmeyecek çok büyük bir uygulama olduğunu belirterek, şunları söyledi: ''Dünyada böyle fazla bir uygulama yok. Başlangıçta uygulamalarda bazı sıkıntılar olması kadar da doğal bir şey olamaz. Ulusal markerin kendisinde eklendiği yerlerde alet ve edevatın EPDK'nın düzenlediği mevzuata uygun olup olmadığı konusu burada önem taşıyor. Markeri depoya enjekte edecek sistemin tam çalışır şekilde kurulması gerekir. Markerin homojenliği, iklim şartlarına uygunluğu, uzun sürede kimyasal özelliklerini kaybetmemesi konusunda herhangi bir problem asla söz konusu değildir.''

Bu arada ulusal markerin oluşumunda teknik anlamda yurt dışından destek alınıp alınmadığının sorulması üzerine Tübitak Başkan Vekili Yetiş, marker ve kontrol cihazlarının hazırlanmasında tüm bilgi, deneyim ve know-how'un Türk mühendislerinin ve araştırmacılarının başarısı olduğunu söyledi. Bir başka soru üzerine Yetiş, markeri şirketlere bedava verdiklerini, masrafları EPDK'nın karşıladığını, tüm proje maliyetinin de yaklaşık 13 milyon YTL olduğunu kaydetti.

MARKERDE SORUMLULUK TARTIŞMALARI

Ulusal markerda sektörün EPDK'nın sorumluluk almasını istediğini hatırlatılması üzerine EPDK Başkanı, hiç bir kamu kurumunun kaynağını kanundan almayan bir yetkiyi kullanmayacağını belirtti. Kanunun, ulusal markerin temini konusunda EPDK'ya yetki verdiğini hatırlatan Günay, bundan sonraki aşamalarda da tüm yükümlülüğün lisans sahibi şirketlerde olduğunu, yasal anlamda kurumun bundan başka sorumluluğu yerine getirmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Ulusal markerde nakliye konusundaki soru üzerine de Günay, nakliye konusunun tamamen bir güvenlik sorunu olduğunu, EPDK'nın da böyle bir güvenlik tedbiri almasının yasal anlamda mümkün olmadığını, sadece aracılıkta bulunabileceğini söyledi.

Akaryakıtın tamamının ne zaman işaretleneceğine dönük soru üzerine de bunun, tüketim ve birlikte stok miktarları dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, bu konuda hesabın ise henüz yapılmadığını ifade etti. Günay, ''Başlangıçta ulusal marker uygulamasını izliyoruz, şirketler ulusal marker uyguladıkları anda bilgiler kuruma geliyor. Öncelikle bir izleme süreci bunu takiben denetim süreci takip edecektir'' dedi.

''UYGULAMA, KAÇAK AKARYAKITIN ÖNLENMESİNDE ETKİLİ OLACAK''

Bir gazetecinin, ''akaryakıta ulusal markerin eklenmesinin kaçak akaryakıt kullanımını ne ölçüde azaltacağına'' ilişkin sorusuna karşılık Günay, şunları kaydetti: ''Kaçak akaryakıt ile akaryakıtta standart dışı ticaret uzun yılların birikimi. EPDK, 2005?in ikinci yarısı ile 2006 yılında protokol yaptığımız akaryakıt dağıtım şirketlerinde denetimler yaptı. Bildiğiniz gibi dünya piyasalarından petrol fiyatlarında çok önemli fiyat artışları yaşanmasına rağmen ülkemizde akaryakıt tüketimi yüzde 5'ler düzeyinde artış göstermiştir. Normalde iktisatta fiyat artarken, tüketim düşer, bunu denetimlerden etkin bir sonuç aldığımızın bir göstergesi olarak yorumluyorum. Kaçak akaryakıtta ülke sathında yapılan denetimlerle beraber ulusal marker uygulaması da çok önemli sonuçlar doğuracaktır.'' Toplantının ardından Günay ve Yetiş, uygulamaya yeni başlayan ve başlayacak olan şirketlerin temsilcileri ile bir araya geldi.